Erişkin kalp cerrahisinde renal saturasyon takibi ile postoperatif dönemde böbrek hasarını gösteren belirteçler arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TOLGA CAN
Danışman: Mehmet KAPLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Açık kalp cerrahisi sonrası gerçekleşebilen renal hasar, postoperatif mortalite ve morbiditenin en önemli sebeplerinden birisidir. Postoperatif dönemde gelişebilen bu hasarın erken dönemde tanınıp, uygun müdahalelerin yapılması ve tedaviye verilen cevabın takibi açısından serum belirteçleri kullanılmaktadır ve bunlardan en sık olanı da kreatinindir. Bu çalışmamızda renal hasarın kreatininden daha erken tanınmasına yardımcı olacak yeni biyomarker ile renal hasarın dokuda gelişen desaturasyon ile ilişkisini ortaya koymaya çalıştık. Metod: Çalışma Haziran 2016 ile Nisan 2018 tarihlerinde Dr. Siyami Ersek Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde %78.8'i (n=41) erkek, %21.2'si (n=11) kadın olmak üzere 52 olgu ile gerçekleştirilmiştir. Merkezimizde preoperatif dönemde böbrek hastalığı olmayan, açık kalp cerrahisi yapılan hastalarda peroperatif ve postoperatif dönemde renal doku saturasyon monitörizasyonu yapıldı. Elde edilen bu değerler, preoperatif ve postoperatif dönemde bakılan serum renal fonksiyon belirteçleri ile karşılaştırıldı. Bulgular: Kreatinin ve sistatin-c düeylerinde, postoperatif erken dönemde hemodilüsyona bağlı düşüş görüldü. Devam eden takiplerde, kreatinini yükselişi istatistiksel olarak anlamlı bulunmazken, bakılan sistatin-c düzeylerinin postoperatif 24. saatte preoperatif düzeylere göre anlamlı yükseldiği görüldü (p=0.010). NIRS verileri ile karşılaştırma yapıldığında, renal desaturasyon ile kreatinin ve sistatin-c arasında anlamlı ilişki görülmezken ancak ancak saturasyon değerlerinin bazal değerin altında geçirdiği süre ile sistatin-c yükselmesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki görüldü(p=0.043). Sonuç: Çalışmamızda akut böbrek hasarı gelişen hastamız olmasa da, renal hasar belirteci olan sistatin-c ölçümlerinin kreatininden daha erken yükseldiğini ve bu yükselişin NIRS ölçümlerindeki bazal seviye altında geçen süre ile anlamlı ilişkili olduğunu gösterdik. Bu yolla, ABH gelişme riski, serum kreatinin değerlerinin henüz yükselmediği erken dönemde belirlenebilecek ve renal mortalite ve morbiditenin düşürülebilecektir.