Laparoskopik jinekolojik operasyonlarda peroperatif uygulanan farklı PEEP değerlerinin serebral perfüzyon ve hemodinami üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA KARATAY SÖZÜER

Danışman: Osman EKİNCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Günümüzde laparoskopik cerrahi yöntemi; hastanede kalış süresini kısaltması, minimal postoperatif ağrı ve hızlı derlenme gibi birçok avantajı olması sebebiyle çok sık kullanılmaktadır. Fakat intraabdominal basıncın artışına sebep olmasına bağlı sistemik dezavantajları da bulunmaktadır. Trendelenburg pozisyonunun da eklendiği jinekolojik laparoskopik vakalarda bu etki daha da artabilmektedir. Bu çalışmanın amacı; trendelenburg pozisyonu uygulanan laparoskopik jinekolojik operasyonlarda pulmoner fonksiyonları ve gaz değişimini iyileştirdiği bilinen 5 ile 10 cmH2O PEEP uygulamalarının serebral perfüzyona ve hemodinamiye etkilerini incelemektir. YÖNTEM: Bu çalışma 2021 yılında S.B.Ü Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ameliyathane departmanında laparoskopik jinekolojik cerrrahi uygulanan 56 hastalar üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmaya katılacak olan hastalar randomize olarak 2 gruba ayrıldı; operasyon boyunca Grup 1 deki hastalara; 5 cmH₂O PEEP ve Grup 2 deki hastalara; 10 cmH₂O PEEP uygulandı. Her iki grubun; preoperatif (T1), entübasyon sonrası (T2), pnömoperiton ve trendelenburg pozisyonundan 5 dk önce (T3), pnömoperiton ve trendelenburg sonrası 10 dk aralar (T4) ile desuflasyon ve normal pozisyon sonrası 5.dk (T5) ve ekstübasyon sonrası (T6); kalp tepe atımı, sistolik-diyastolik-ortalama arter basınçları, periferik oksijen saturasyonu(SpO2), end –tidal karbondioksit, peak-plato basınçları, sağ ve sol rejyonel serebral oksijen satürasyonları (rSO2 -L/R), dinamik ve statik pulmoner kompliyans değerleri kaydedildi. Entübasyon sonrası (T2), pnömoperiton ve trendelenburg pozisyonu sonrası 20.dk da (T4,20) ve karbondioksit desuflasyon sonrası 5.dk da (T5) arter kangazı değerleri bakıldı. BULGULAR: 56 hastanın yaş ortalaması 36,25 ± 10,70 (min:19-max:63)'dir. Hastaların demografik değerleri, vücut kitle indeksleri, operasyon süreleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Hastaların kaydedilen verilerinde her iki grup arasında hemodinamik değerler ve serebral oksijen saturasyonları belirtilen zaman ix aralıklarında değerlendirildiğinde; anlamlı farklılık saptanmamıştır. Grup 2 deki hastalarda Ptepe ve Plato değerleri, Grup 1 deki hastalara göre anlamlı yüksek bulunmuş fakat barotravma riski oluşturacak düzeyin üzerine geçmemiştir. Grup 2 deki hastaların statik ve dinamik kompliyans değerleri Grup 1 den anlamlı yüksek bulunmuş ve bu da daha yüksek PEEP değerlerinin uygulanmasına bağlanmıştır. SONUÇ: ASA 1 ve 2 jinekolojik laparoskopik cerrahi uygulanan hastalarda 5 ve 10 PEEP değerlerinin uygulanmasının klinik önemli bir farklılığa yol açmamıştır ve her iki PEEP değerinin de serebral perfüzyon ile hemodinamiyi bozmadan güvenli bir şekilde kullanılabileceği kanaatine varılmıştır. Anahtar kelimeler: PEEP, laparoskopi, serebral perfüzyon, trendelenburg