Helikobakter Pylori enfeksiyonu ile çocukluk çağı epilepsileri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİROL HERDEM
Danışman: Sebahattin VURUCU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Epilepsi, 24 saatten uzun aralıklarla oluşan en az 2 adet tetiklenmemiş veya refleks nöbet olması veya tetiklenmemiş tek nöbet ile birlikte nöbet tekrarı olasılığının >%60 olması veya bir epileptik sendrom tanısının konmuş olması şeklinde tanımlanır. Epilepsi etiyolojisinde vasküler, travmatik, gelişimsel (serebral palsi gibi), enfeksiyöz, neoplastik, dejeneratif ve genetik hastalıkların yeri vardır. Fakat özellikle kriptojenik epilepsinin etiyolojisi henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Tüm dünyada en sık görülen enfeksiyon etkeni olan Helikobakter Pylori (H. Pylori), gastrointestinal sistem dışında birçok sistemi de etkileyebilmektedir. Literatürde erişkin hastalarda H. Pylori enfeksiyonuile epilepsi ilişkisine odaklanan birkaç çalışma vardır. Biz de bu çalışmada epilepsi tanısı olan çocuk hastalarda H. Pylori enfeksiyonunun sıklığını saptamayı ve H. Pylori enfeksiyonunun nöbet sıklığı ile ilişkisini ortaya koymayı amaçladık. Çalışma grubu epilepsi tanısıyla takip edilen 156 çocuk hastadan oluşturuldu. Kontrol grubu ise epilepsi dışında çeşitli nedenlerle hastaneye başvuran 156 çocuktan oluşturuldu. Çalışma grubundaki hastalar hastalık ve tedavi özellikleri, etiyolojik özellikler ve gastrointestinal semptomlar açısından incelendi. Çalışma ve kontrol grubundaki çocuklardan dışkıda H. Pylori antijeni (HPA) çalışıldı ve gruplar HPA pozitifliği açısından birbirleri ile karşılaştırıldı. Ayrıca çalışma grubundaki çocuklar epilepsi tipi, nöbet tipi, geçirdikleri nöbet sayısı, mevcut nöbet durumu, kullandıkları antiepileptik ilaç (AEİ) sayısı, dirençli epilepsi ve gastrointestinal sistem semptomlarının olup olmadığına göre alt gruplara ayrıldı ve bu alt gruplar HPA pozitiflik oranları açısından birbirleri ile karşılaştırıldı. Çalışmamızda dışkıda HPA pozitiflik oranı çalışma grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede (p=0,023). Çalışma grubunda yaş ortalaması 9,7±4,341, kontrol grubunda ise 9,7±4,548 saptandı. Kız/erkek cinsiyet oranı çalışma grubunda 72/84, kontrol grubunda ise 84/72 olarak saptandı. Yaş ortalaması ve cinsiyet farklılığını içeren demografik veriler her iki grup arasında benzerdi (p=0.337, p= 1,000, sırasıyla). Dışkıda HPA pozitiflik oranı ile epilepsi tipi, geçirilen nöbet sayısı, nöbet tipi, son 1 aydaki nöbet sayısı, kullanılan ilaç sayısı, epilepsinin dirençli olup olmaması ve gastrointestinal sistem semptomlarının varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç olarak çalışmamızda epilepsi hastalığı olan pediatrik hastalarda olmayanlara göre H. Pylori enfeksiyonu oranı daha yüksek olarak saptanmıştır. H. Pylori enfeksiyonu ile nöbet sıklığı ve dirençliliği arasında herhangi bir ilişki olmadığı görülmüştür. Ancak çocukluk yaş grubunda epilepsi etiyolojisinde H. Pylori'nin rolünü tam olarak ortaya koymak için daha geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.