Redüksiyon mammoplasti yapılan hastalarda postoperatif sonuçların komplikasyon, duyu ve hasta memnuniyeti ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE GÖZDE MURATOĞLU
Danışman: Sebat KARAMÜRSEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Meme küçültme operasyonunun temel gayesi uzun süreli memnun edici şekil elde etmektir. Areolar duyuyu korumak ikincil amacı oluşturur. Meme hipertrofisi şiddetli ağrıya sebep olur, bu azalmış fonksiyonel kapasite ve düşük özsaygıya hatta yaşam kalitesinin azalmasına yol açabilir. Meme küçültme ameliyatıyla meme parankimi ve cilt eksizyonu yapılarak büyük oranda semptomlarda rahatlama sağlanmaktadır. Ancak meme küçültme hala zorlu kabul edilen ve yüksek komplikasyon oranlarına sahip bir ameliyattır. Bu amaçla literatürde farklı pediküller ve cilt eksizyon teknikleri tanımlanmıştır; ancak halen standart olarak kabul edilmiş tek bir cerrahi teknik bulunmamaktadır. Meme hipertrofisi hastalarında meme redüksiyonu ameliyatı sonrası postoperatif komplikasyonların bulunması, meme ucu duyusunun geri kazanımının değerlendirilmesi, hastaların ameliyat öncesi şikayetlerinin ne oranda giderildiğinin ve hasta memnuniyetinin saptanması ve bu sonuçlara etkili olası değişkenlerin ve cerrahi tekniklerin bulunması amaçlanarak bu çalışma yapılmıştır. METOT Ocak 2015 ile Ocak 2019 tarihleri arasında meme redüksiyonu operasyonu yapılmış olan araştırmaya katılmayı kabul eden 45 hasta geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastaların yaşı, varsa ek hastalıkları, sigara kullanımı ve uygulanan operasyonun özellikleri hasta dosyalarından bulunarak kaydedildi. Değerlendirmede hastalardan alınan anamnez doğrultusunda ve hastane kayıtları ve hasta dosyaları incelenerek gelişmiş olan komplikasyonlar değerlendirildi. Her hastanın, meme ucu pozisyonları ölçüldü. Ek olarak Semmes Weinstein monofilaman testi ile meme ucu-areola duyusu dokunma muayenesi ile yapıldı. Hastalara önceden belirlenen bir anket uygulandı. BULGULAR 26-63 yaş aralığındaki 45 hastada; 33 tanesine ters-T, 12 tanesi vertikal skar tekniği uygulandı. 20 tanesine süperomedyal pedikül, 12 tane inferior pedikül, 4 tane serbest meme ucu grefti ve 5 tane vertikal bipedikül tercih edildi. Ortalama takip süresi 6-49 aydı. En sık komplikasyon köpek kulağı gelişimi idi. Artan yaş ve BKİ ile yara yeri komplikasyonlarının arttığı, çıkan doku miktari ile değişmediği bulundu. En sık MAK nekrozu ve postoperatif meme ucu meme altı katlantısı mesafesi uzaması süperomedyal pedikül grubunda izlendi. Ters-T skar grubunda yara iyileşme komplikasyonları yüksek bulunurken diğer komplikasyonlar her iki eksizyon şeklinde benzer bulundu. Meme ucu duyusu her iki eksizyon paterninde eşit görülürken, meme cildi duyusu ters-T skar grubunda daha iyi saptandı. En yüksek meme ucu duyusu korunan pedikül tipi serbest meme ucu ve inferior pedikül iken süperolateral pedikül grubunda meme ucu duyusu düşük bulundu. Vertikal skar grubunda meme boyutlarından memnuniyet az bulunurken, yaş ile memnuniyet oranının arttığı saptandı. SONUÇ İleri yaş ve yüksek BKİ olan hastalar yara iyileşme komplikasyonları açısından yüksek riske sahip olduğundan meme ucu areola kompleksinin dolaşımını daha az tehlikeye sokacağı düşünülen vertikal bipedikül ya da serbest meme ucu greftleme teknikleri kullanılabilir. Aynı şekilde ters-T skarlı meme küçültme de yüksek yara iyileşme komplikasyonları gelişmesi ihtimaline sahip olduğundan bu hasta gruplarında öncelikli tercih edilmeyebilir. Vertikal meme küçültme ameliyatında rezeksiyon miktarının artırılması komplikasyonları azaltıp memnuniyeti artırabilir. Sternal çentik meme ucu mesafesi 30-35 cm arası sınırda hastalarda süperomedyal pedikül tercih ederken dikkat edilmelidir. Serbest meme ucu greftlemesi tekniğinin postoperatif meme ucu duyusu açısından dezavantajı yoktur. Hastaların beklentilerine spesifik yöntem seçmek memnuniyeti artıracaktır. Tek bir meme küçültme tekniği yerine, belirli cerrahi tekniklerin kullanılması, belirli hasta popülasyonları için daha uygun olabilir.