Erişkin otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında copeptin düzeyleri ve arteryel sertlik ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LÜTFİYE BİLGE TAŞKIRAN
Danışman: Sibel ERSAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kronik böbrek hastalığı (KBH), farklı patofizyolojik nedenlerle oluşan, üç ay veya daha uzun süren, anormal böbrek fonksiyonu ile birliktelik gösteren ve glomerüler filtrasyon hızında (GFH) ilerleyici azalma ile karakterize bir tanımlamayı içerir. Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı, en sık görülen kalıtsal böbrek hastalığıdır. Son dönem böbrek yetmezliği hastalarının yaklaşık %10 unun nedenidir. Copeptin yeni keşfedilen bir hormon olup arginin vasopressin nörohormonunun pre-pro-vasopressin C- terminal kısmıdır (pre-pro AVP). AVP ( vazopressin) ozmotik ve kardiyovasküler homeostazı sağlamada böbreklerden su tutulmasını sağlamak suretiyle işgören bir nonapeptiddir. Copeptin AVP'nin kanda ölçülebilen 39 aminoasitlik perkürsörü olması açısından önem taşımaktadır. Arteriyel sertlik parametreleri ise arterlerin elastik özelliklerinin belirlenmesinde en etkili yöntemlerden biridir ve kronik böbrek yetmezliğinde arttığı bilinmektedir.Amaç: ODPKBH tanılı hastalarda plazma copeptin düzeyi ile arteriyel sertlik arasındaki ilişkiyi saptamak. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji polikliniğine başvuran 40 ODPKBH tanılı hasta(Grup 1), 49 ODPKBH dışı kronik böbrek hastalığı tanılı hasta(Grup2) ve kontrol grubu olarak 28 sağlıklı gönüllü(GRup3) dahil edildi.Bulgular: ODPKBH tanılı olan Grup 1 ile ODPKBH dışı KBH tanılı olan 2. Grup karşılaştırıldığında yaş ortalaması, hipertansiyon yüzdesi, kreatinin, glukoz, üre düzeyleri ve PWV ortalaması 2. Grupta istatistiksel anlamlı derecede yüksek saptandı. Copeptin, GFR düzeyi, HGB, HCT, PLT düzeyleri ise 1. Grupta istatistiksel anlamlı derecede yüksek saptandı. Her 3 grup karşılaştırıldığında Grup 2'de yaş, hipertansiyon sıklığı, kreatinin, glukoz, üre, fosfor düzeyi, CaXP çarpımı, total kolesterol düzeyi, PWV ve AIx değerleri Grup 1 ve Grup 3'e kıyasla anlamlı derecede yüksek saptandı. Copeptin ve PLT sayısı en yüksek Grup 1'de saptandı.GFR, HDL düzeyleri, HGB ve HCT değerleri ise Grup 3'te istatistiksel anlamlı derecede en yüksek saptandı. Tartışma:Literatüre göre ilerleyen KBH evrelerinde GFR düştükçe ve volüm yükü arttıkça arteryel sertlik artmaktadır ve bu artış kardiyovasküler sağkalım oranının iyi bir belirtecidir. ODPKBH tanılı olgularda copeptin düzeyinin kist gelişimi ve hastalık progresyonu ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Yine bu olgularda arteriyel sertlik ve copeptin düzeyi arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yaptığımız çalışmamızda KBH grubunda NDH, ODPKBH grubuna kıyasla daha yüksek saptandı. Arteriyel sertliğe eşlik eden diğer faktörler olan total kolesterol düzeyi, hipertansiyon ve inflamasyon göstergesi olan CRP de bu grupta Grup 1'e kıyasla daha yüksek saptandı. Bunun olası nedenleri KBH grubunun yaş ortalamasının yüksek olması, GFR ortalamalarının daha düşük olması, çoklu komorbidite varlığı olabilir. Ancak NDH da saptadığımız bu yükseklik copeptin düzeyiyle korele değildi. Copeptin düzeyi ise literatürle uyumlu olarak en yüksek ODPKBH grubunda saptandı.ODPKBH grubunda copeptin ile arteriyel sertlik parametreleri arasında pozitif yönlü korelasyon saptanmadı.Anahtar kelimeler:copeptin, arteriyel sertlik, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı