Ekstübasyon sonrası stridorun öngörülmesinde larengeal hava yolu genişliğinin ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM GEZER
Danışman: Ayça Sultan ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, erişkin elektif cerrahi hastalarında ekstübasyon sonrası stridor gelişimini öngörmede ultrasonografi ile ölçülen larengeal hava yolu genişliğinin prediktif değerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak planlanan çalışmaya, genel anestezi altında elektif cerrahi geçiren toplam 82 erişkin hasta dahil edilmiştir. Her hastada entübasyon öncesi ve ekstübasyon öncesi dönemde yüksek frekanslı lineer ultrason probu ile vokal kord düzeyinde larengeal hava yolu çapı ve cilt altı doku kalınlığı ölçülmüştür. Ekstübasyondan sonraki ilk 30 dakika içinde stridor gelişimi gözlenmiş, hastalar stridor (+) ve stridor (–) olarak iki gruba ayrılmıştır. Elde edilen veriler Mann–Whitney U testi ve Ki-kare testi ile karşılaştırılmış, ROC analizi kullanılarak cut-off değerleri, duyarlılık ve özgüllük oranları belirlenmiştir. Bulgular: Stridor insidansı %50 idi. Stridor gelişen hastalarda BMI değerleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,0047) ve ROC analizinde BMI için AUC=0,681 olarak hesaplandı. Preoperatif cilt altı doku kalınlığı stridor ile anlamlı ilişki gösterdi (p=0,013) ve AUC=0,670 ile çalışmanın en güçlü ultrasonografik belirteci oldu. Buna karşılık vokal kord çapı ve ΔVK değerleri gruplar arasında anlamlı fark göstermedi; ROC analizinde AUC=0,574 olup düşük duyarlılık (0,20) nedeniyle prediktif güçleri sınırlı bulundu. Operasyon süresi ve ASA skoru ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). Sonuç: Preoperatif cilt altı doku kalınlığı ve BMI, PES gelişimini öngörmede anlamlı belirteçlerdir. Vokal kord düzeyi ölçümleri ve ΔVK değişimi düşük prediktif güce sahiptir. Larengeal USG'nin ekstübasyon öncesi risk değerlendirmesinde noninvaziv, pratik ve uygulanabilir bir yöntem olduğu görülmüştür. Özellikle yüksek riskli hastaların erken dönemde tanımlanması, hava yolu yönetimi ve perioperatif güvenlik açısından klinik fayda sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Laringeal hava yolu, ultrasonografi, ekstübasyon, stridor, anesteziyoloji