Stereotaktik beyin biyopsisi yapılan olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, BEYİN-SİNİR VE OMURİLİK CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDULLAH YOLCU

Danışman: Selin TURAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Serebral lezyonların takip ve tedavisinde histopatolojik tanı oldukça önemlidir. Mikrocerrahi yöntemle rezeksiyon her hastaya uygun değildir. Ağır komorbidite sahibi, ileri yaşlı hastalarda ve derin yerleşimli lezyonlarda stereotaktik beyin biyopsisi uygulanabilir. Çalışmamızda stereotaktik beyin biyopsisi yaptığımız hastalar incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Haydarpaşa Numune Hastanesi nöroşirürji kliniğinde 2012-2020 yılları arasında stereotaktik biyopsi uygulanan 110 vaka incelenmiştir. Hastalar yaş, cinsiyet, lezyonun radyolojik özellikleri, patolojik tanı, immünhistokimyasal tanı, ortalama sağ kalım gibi özellikler açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda 110 hasta değerlendirilmiştir. Hastalarımızın %36,4'ü kadın, %63,6'sı erkektir. Ortalama yaş 57,3'tür. Lezyonların %42,7'sinin derin yerleşimli, %40'ının hemisferik, %17,3'ünün multipl olduğu saptanmıştır. Biyopsi sonucunda 110 hastanın %36,4'ü glioblastoma , % 23.6'sı lenfoma, %15,5'i metastaz tanısı almıştır. Geri kalan %24,5'lik kısımda abse, düşük grade glial tümör, demiyelinizan hastalık ön sırada gelmektedir. Glioblastomaların istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) hemisferik bölgede yer aldığı ve periferik kontrastlandığı bulunmuştur. Tüm glioblastoma hastalarımızda IDH mutasyonu negatifti. Lenfomaların istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) derin yerleşimli olduğu ve homojen kontrastlandığı bulunmuştur. Tüm lenfoma hastalarımız diffüz büyük B hücreli lenfoma subtipindedir. Multipl olma eğilimi en yüksek lezyonların metastazlar olduğu saptanmıştır. Metastaz tanısı alan hastalarımızda en sık primer odak akciğerdir. Lenfoma tanısı alan hastalarda yıllar içinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) artış olduğu bulunmuştur. Glioblastoma, lenfoma ve metastaz tanısı alan hastalarda ortalama sağ kalım sırayla 8,1 ay, 6,1 ay ve 10,6 aydır. Sağ kalım süreleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Glioblastomalarda Ki-67 oranı ve p53 yüksek ekspresyonu çalışılmış ve ortalama sağ kalımı etkilemediği görülmüştür. Lenfomalarda Ki-67 oranı, Bcl-2 ve Bcl-6 pozitifliği bakılmış ve ortalama sağ kalıma etki etmediği bulunmuştur. İşlem sonrası tomografide %2,7 hastada hemoraji görülmüştür. Operasyon sonrası mortalite görülmemiştir. Sonuç: Serebral lezyonların tanı ve tedavisinde radyoloji ve histopatolojinin önemi bilinmektedir. Stereotaktik biyopsi işlemi düşük morbidite ve düşük mortalite oranıyla tansal önemini korumaktadır. İmmünhistokimyasal parametrelerin prognostik önemi hakkında ileri çalışmalar faydalı olacaktır.