Lokal ileri rektum kanserinde prognostik ve neoadjuvant tedaviye yanıtı predikte eden faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ACUN
Danışman: Banu ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Çalışmamızın amacı; neoadjuvant tedaviye yanıtı öngören klinik, labaratuvar, radyolojik ve histopatolojik parametreleri belirlemek ve regresyon greydinin hastaların klinik özellikleriyle, rezeksiyon materyallerindeki histopatolojik özelliklerle ve preoperatif laboratuvar bulgularıyla ilişkisinin araştırılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya 2015-2018 yılları arasında Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinde neoadjuvant kemoradyoterapi gören lokal ileri evre 51 (K/E:20/31) rektum kanserli hasta alındı. Hastaların demografik özellikleri, tedavi öncesi labaratuvar parametreleri (CEA,CA 19-9, albümin, LDH, hemoglobin, lenfosit sayısı, trombosit sayısı), endoskopik biyopsi materyallerindeki tümör histolojik greyd, ülser ve nekroz, tedavi sonrası rezeksiyon materyallerindeki lenfovasküler ve perinöral invazyon, intratümöral lenfositik yanıt derecesi ve tumor greydi incelendi. Post-operatif tümörün yanıt derecelendirmesi Modifiye Ryan Regresyon Sistemine göre gruplandırıldı. Patolojik yanıt durumuna göre sayısal değişkenler non-parametrik testlerle kıyaslandı. Patolojik yanıt derecelendirmesi arasındaki frekans farklılıkları Ki-kare testi ile araştırıldı. Patolojik yanıtları predikte eden faktörleri ortaya koymak için çok değişkenli regresyon analizleri yapıldı. Kaplan-Meier yöntemi ile sağkalım analizleri yapıldı. BULGULAR: Median yaş 64±12.4 (27-87) yıldı. Radyolojik yanıt oranı %68.3 idi. Hastaların %33'ünde tam ve tama yakın patolojik yanıt görüldü. Regresyon derecelerine göre hastalar 3 gruba ayrıldı: Grup 1: tam ve tama yakın yanıt, Grup2: kısmi yanıt, Grup3: minimal ya da yanıt yok. Üç grup arasında klinik özellikler benzerdi. Rezeksiyon materyalinde lenfovasküler invazyon grup 3 de daha fazlaydı. Serum CEA düzeyi grup 1'de diğer diğer gruplardan daha düşüktü. Trombosit lenfosit oranı grup 3 de grup1'den anlamlı yüksekti. Perinöral invazyon varlığı, nötrofil lenfosit oranının 2.8 üzeri olması ve trombosit lenfosit oranının 135 üzerinde olması patolojik yanıtı predikte ettiği görüldü. Hastaların median takip süresi 26 (aralık 3-97.2) aydı. Median hastalıksız sağkalım (DFS) 19.58±4.6(%95 CI:10.5-28.67) ay. Median toplam sağkalıma (OS) ulaşılamadı, sırasıyla 2 ve 3 yıllık OS oranları %86 ve 70 olarak hesaplandı. Regresyon grupları arasında anlamlı sağkalım farkı görülmedi. SONUÇ: Lokal ileri rektum kanserleri neoadjuvan tedavi öncesi perinöral invazyon yüksek TLR ve NLR patalojik yanıtı predikte eden faktörlerdi. Serum CEA yüksekliği ve LVI varlığı grup3'de daha fazlaydı. Radyolojik yanıt alınan hastaların bir kısmında patolojik tam yanıta ulaşılamadı. ANAHTAR KELİMELER: Lokal ileri rektal kanser, neoadjuvan kemoradyoterapi, regresyon greydi.