Meme kanserli hastalarda neoadjuvan kemoterapi sonrası lenf nodlarında rezidü tümör saptanmasında klinik ve patolojik uyumsuzluğun nedenleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİNAN CEM ŞAHİN

Danışman: Cemal KAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, NAK sonrası klinik olarak nod negatif meme kanserli hastalarda rezidüel aksiller LN'larını tahmin etmede predispozan faktörleri ve bu hastalarda aksiller yaklaşım için klinik bir model geliştirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Kliniği hasta arşiv kayıt sisteminden 2018 ve 2022 yılları arasında 18-99 yaş meme kanseri ve aksiller metastaz saptanan ve NAK alan hastalar retrospektif olarak tarandı. Araştırmada hastaların yaş, menopoz durumu, AJCC tümör evresi, tümör kadranı, tümör tipi, hormon reseptörleri (PR, ER), HER2, Ki-67, dereceleme (grade), moleküler alt tip, tümör evresi, multisentrisite, NAK sonrası memede tümör boyutu ve aksiller lenf nodu durumu incelendi. Verilerin istatistiksel analizi ve grafiklerin çizimi SPSS v26 (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) programıyla yapıldı. Yapılan analizlerde anlamlılık değeri p<0,05 olarak alındı. Bulgular: Çalışmamızda 100 hasta incelendi. Tümör kadranı ile LN durumu arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p=0,048). NAK sonrası tedavi yanıtı ile LN pozitifliği arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p=0,323). Histopatolojik tümör tipi ile LN durumu arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulundu (p=0,045). ER,PR ve HER2 pozitiflik durumu ile LN durumu arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu bulundu (p=0,018, p=0,001 ve p=0,01). LN negatif ve pozitif hastalarda arasında ortalama %Ki-67 değerleri bakımından anlamlı bir fark olduğu görüldü (p<0,001). Hastaların Grade'e, evresine ve moleküler alt tipine göre LN durumları arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi (p<0,001, p<0,001 ve p=0,001). Sonuç: NAK sonrası memede rezidü tümör olan hastalarda olmayanlara göre NAK sonrası metastatik lenf nodu görülme riskinin fazla olduğunun saptanması, yeni cerrahi tedavi stratejilerinin veya kombine tedavilerin geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda multidisipliner çalışmalarla daha etkin tedavi stratejileriyle daha uzun bir sağkalım, daha iyi bir prognoz ve hasta konforu sağlanılabilir. Anahtar Kelimeler: Meme Kanseri, Neoadjuvan Kemoterapi, Lenf Nodları, Kanser Metastazı