Obsesif kompulsif bozukluk tanılı ergenlerde intihar riskinin mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve gelecek beklentileri ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ECEM ÖZER ÇAKIR
Danışman: İbrahim ADAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), tekrarlayan obsesyon ve/veya kompulsiyonlarla karakterize, genellikle kronik seyirli, bazı vakalarda dönemsel alevlenmelerle seyredebilen nöropsikiyatrik bir bozukluktur. İntihar davranışı ise, bir kişinin ölme niyeti ve arzusunu içeren, kendini öldürme eylemine dair tüm düşünce ve davranışları içine alan bir terimdir. OKB tedaviye dirençli, süreğen bir ruhsal hastalık olmasına rağmen, bu tanıyı alan ergenlerde intihar riskine yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. OKB tanılı ergenlerde intihar riskinin ilişkili olduğu durumların değerlendirilmesinin, terapötik müdahalelerin çeşitliliğini artırabileceğine inanılmaktadır. Bu çalışmada, bir eğitim ve araştırma hastanesinin çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran OKB tanılı ergenlerde intihar riskinin; semptom şiddeti, mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve gelecek beklentileri gibi değişkenlerle ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran, klinisyen tarafından yapılan görüşmede DSM- 5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El kitabı) tanı kriterlerine göre OKB tanısı alan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 57 ergen dahil edilmiştir. DSM-5 tanı kriterlerine göre OKB dışında herhangi bir tanı alan ve herhangi bir kronik metabolik, genetik, endokrinolojik ve nörolojik hastalığı tanısı olanlar ise çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmaya katılan çocuk ve ergenler ile ebeveynlerinden onam alınmıştır. Klinisyen tarafından tanısal değerlendirme ve psikiyatrik komorbiditelerin saptanabilmesi için çalışmaya katılan ergenlerle, 'Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T)' adlı yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, sonrasında sosyodemografik ve klinik veri toplama formu doldurulmuştur. Daha sonrasında ise yine klinisyen tarafından katılımcılara 'Çocuklar İçin Yale Brown Obsesyon-Kompulsiyon Ölçeği (ÇY-BOKÖ)' uygulanmıştır. Katılımcı ergenler tarafından ise, 'İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ)', 'Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (FÇBMÖ)' , 'UCLA Yalnızlık Ölçeği- Kısa Formu (UCLA-KF)' ve 'Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği (EGBÖ)' doldurulmuştur. Veriler, Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (Statistical Package for the Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 21.0 sürümü kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizleri yaparken; ki kare testi, t testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, tek yönlü varyans analizi (one-way analysis of variance- ANOVA), Pearson ve Spearman korelasyon analizleri ve çoklu lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Katılımcıların obsesyon ve kompulsiyon şiddetini ölçen ÇY-BOKÖ ile İOÖ umutsuzluk alt ölçeği puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmasına rağmen, İOÖ toplam puanları arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. FÇBMÖ kişisel standartlar, hatalara aşırı ilgi, ailesel beklentiler, aileden eleştiri, emin olamama alt ölçek ve toplam puanları ile İOÖ toplam puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. UCLA-KF puanları ile İOÖ toplam puanları arasında yine pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. EGBÖ iş/eğitim, din/toplum, sağlıklı yaşam alt ölçek ve toplam puanları ile İOÖ toplam puanları arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. Hastalar geçmiş intihar düşüncesi varlığına göre değerlendirildiğinde ise, geçmiş intihar düşüncesi olan katılımcıların ÇY-BOKÖ obsesyon, kompulsiyon ve toplam puanları ile İOÖ alt ölçek ve toplam puanları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Geçmiş intihar düşüncesi olan katılımcıların FÇBMÖ ve UCLA-KF toplam puanları anlamlı düzeyde yüksek, EGBÖ toplam puanları ise anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızdan elde ettiğimiz sonuçlar, OKB tanılı ergenlerin muayenelerinde intihar riskini değerlendirirken; mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve gelecek beklentilerini daha ayrıntılı ele almanın faydalı olabileceğini ve daha etkili tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine olanak sağlayabileceğini göstermektedir. Bu konuda daha net bilgilere ulaşmak için, daha büyük örneklemli ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Gelecek beklentileri, intihar, mükemmeliyetçilik, obsesif kompulsif bozukluk, yalnızlık