Ektopik gebelik vakalarında başvuru sırasındaki endometrial kalınlık ölçümünün, methotrexate tedavisi başarısındaki etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASEMİN AYDIN ÇAM

Danışman: Erdal KAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızın amacı ektopik gebelik vakalarında başvuru sırasındaki endometrial kalınlık ölçümü ve endometrial görünüm paternlerinin metotreksat tedavisi başarısındaki etkisininin araştırılmasıdır. Materyal ve Metod: 8 Şubat 2018 ve 3 Aralık 2022 tarihleri arasında Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ektopik gebelik tanısı ile yatışı yapılmış olan hastalardan; başka bir merkezde tedavisine başlanmamış, kliniğimizde tek doz metotreksat tedavisi alan, tüm tedavi sürecini hastanemizde tamamlamış 18 – 48 yaş arası 204 hastanın geçmişe dönük kayıtları incelendi ve çalışmaya dahil edildi. Metotreksat tedavisi alan ve yalnızca metotreksat tedavisi ile ektopik gebeliği tedavi edilmiş olan hastalar başarılı sonuçlanmış hastalar grubunu, metotreksat tedavisine rağmen tubası rüptüre olmuş ve operasyon gereksinimi duyan hastalar ise başarısız sonuçlanmış hastalar grubunu oluşturdu. Başka bir merkezde ektopik gebeliği için girişimsel işlem yapılmış olan hastalar, metotreksat tedavisi sonrası takiplerini kliniğimizde tamamlamamış olan hastalar, tuba dışı yerleşimli ektopik gebeliği olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların başvuru anındaki ß-hCG düzeyleri, başvuru anındaki transvajinal ultrasondaki endometrium kalınlıkları ve endometrial görünümleri, başvuru anındaki ultrason değerlendirmesindeki adneksiyal kitle boyutu ve tarafı, metotreksat tedavisinin başlangıcındaki, 4. ve 7. günlerindeki ß-hCG düzeyleri, obstetrik özgeçmişleri, daha önce geçirilmiş ektopik gebelik varlığı, geçirilmiş tubal operasyon öyküleri, RİA varlığı ve medikal tedaviye (metotreksat) verdikleri yanıt retrospektif olarak hasta kayıtlarından elde edildi. Hasta kayıtlarından elde ettiğimiz veriler başarılı ve başarısız olarak tanımladığımız iki grup için karşılaştırıldı. İstatistiksel Analiz: Sürekli verilere ilişkin tanımlayıcı istatistiklerde Ortalama, Standart Sapma, Ortanca, Minimum, Maksimum değerleri, kesikli verilerde ise yüzde değerleri verildi. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk testi ile incelendi. Sürekli verilerin metotreksat tedavisi başarılı olan hastalarla başarısız olan hastalar arasındaki karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi kullanıldı. Nominal değişkenlerin grup karşılaştırmalarında (çapraz tablolarda) Ki-Kare/Fisher's Exact test kullanıldı. Değerlendirmelerde IBM SPSS version 20 (Chicago, IL, USA) programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık sınırı olarak p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda endometrial kalınlığın ve endometrial görünüm paternlerinin metotreksat tedavisi başarısına etkisini incelediğimizde, endometrial kalınlık ve endometrial görünüm paternlerinin metotreksat tedavi başarısında anlamlı bir etkisinin olmadığı görüldü (p=0.083) (p=1.0) Çalışmamızda ektopik gebeliklerin metotreksat ile tedavisinin başarısını etkileyebilecek muhtemel diğer faktörleri değerlendirdiğimizde, başvuru ß-hCG değerlerinin metotreksat tedavisi başarısını öngörmede etkili olduğu bulundu (p<0.001). Metotreksat tedavisi başarılı ve başarısız sonuçlanan hasta grupları arasında karşılaştırıldığında adneksiyal kitle boyutu ve tarafı, rahim içi araç kullanımı, geçirilmiş tubal cerrahiler, geçirilmiş ektopik gebelikler, hastaların doğum, abort ve küretaj öykülerinin metotreksat tedavi başarısına etkilerinin olmadığı görüldü. Sonuç: Sonuç olarak tüm hastalarımızı değerlendirdiğimizde metotreksat tedavisi başarısını etkileyen en önemli faktörün hastaların başvuru anındaki ve metotreksat uygulamasının yapıldığı gündeki ß-hCG değeri olduğunu gördük. Esas olarak değerlendirdiğimiz endometrial kalınlık ve endometrial görünüm paterninin ise metotreksat tedavisi başarısına anlamlı düzeyde etki etmediğini gördük. Endometrial kalınlığın artmış olmasının metotreksat tedavisi başarısını anlamlı düzeyde azaltmayacağı ve metotreksat tedavisinin başlı başına yüksek başarı oranları düşünüldüğünde halen ilk planda düşünülmesi gereken tedavinin -kontrendike olmayan hasta grubunda- metotreksat tedavisi olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ektopik gebelik, Metotreksat tedavisi, Endometrial kalınlık, Endometrial görünüm paternleri