Polikistik over sendromlu hastalarda serum fraktalkin seviyelerinin, oksidatif stres markerlarının ve kommon karotis arter intima media kalınlığının kardiyovasküler sonuçlara etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KADIN ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA ÖZPINAR
Danışman: Seyit Temel CEYHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Polikistik over sendromu (PKOS); heterojen, multisistem ve kompleks bir durumdur. Kullanılan tanı kriterlerine göre reprodüktif çağdaki kadınların %10-13'ünü ve adölesan kızların %3-11'ini etkiler. Güncel olarak daha çok 2003 Rotterdam tanı kriterleri kullanılmaktadır. Hiperandrojenizm (HA), ovulatuar disfonksiyon ve polikistik over morfolojisi (PKOM) olmak üzere üç özellikten ikisinin varlığında tanı konulur. Majör kardiyovasküler risk faktörleri (diyabet, hipertansiyon, dislipidemi) PKOS'lu kadınlarda anlamlı derecede daha yüksek oranda görülmektedir. Ancak, hücresel yaşlanmanın PKOS ve buna bağlı kardiyovasküler risk üzerindeki etkisi net değildir. Amacımız PKOS tanılı hastaların kardiyovasküler hastalık riskini farklı parametreler kullanarak öngörmektir. Yöntem: 18-45 yaş arası kadın cinsiyette Rotterdam kriterlerine göre PKOS tanısı olan 45 kadın ile 42 sağlıklı kadın çalışmaya dahil edildi. Her 2 gruptan da follikül uyarıcı hormon (FSH), luteinize edici hormon (LH), E₂ (östradiol), prolaktin, tiroid uyarıcı hormon (TSH), serbest testosteron, 17-hidroksiprogesteron (17-OHP), açlık insülin, açlık kan şekeri, dehidroepiandrosteron sülfat (DHEA-S), total oksidan seviye (TOS), malondialdehit (MDA), fraktalkin, total kolesterol (TK), düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-c), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol (HDL-c), TG, homosistein, C-reaktif protein (CRP), kommon karotis arter intima media kalınlığı (KKA İMK) verileri ile kardiyovasküler hastalık (KVH) risk değerlendirilmesi yapıldı. Bulgular: PKOS'lularda, fenotip A ve B olanlarda yaş, gravida ve pariteleri diğer gruplardan anlamlı derecede düşük; fraktalkin değerleri PKOS'lu grupta normal kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük idi. Normal grupta vücut kitle indeksi (VKİ) arttıkça MDA değerlerinde anlamlı artış olduğu, PKOS'lularda ise viii yaş artıkça total oksidan seviye (TOS), değerlerinde artış olduğu, VKİ artıkça fraktalkin değerlerinde azalma olduğu ve bunların istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. PKOS'lularda normal gruba göre CRP, serbest testosteron, LH, LH/FSH, DHEA-S, 17-OHP değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek kommon karotis arter intima media kalınlığı sağ ve sol için ise anlamlı derecede düşük bulundu. PKOS'lularda normal gruba göre CRP tüm fenotipler için yüksek, LH/FSH oranı A, C ve D fenotipinde yüksek, DHEA-S ise yalnız A fenotipinde diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Normal grupta HDL-c yüksek olanların TOS değerleri de yüksek, LH yüksek olanların MDA sonuç değerleri istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu, PKOS grubunda FSH'ın artması ve açlık insülin değerlerinin azalması fraktalkin değerlerini istatistiksel olarak anlamlı derecede artırdığı bulunmuştur. Sonuç: PKOS'lularda yaş artıkça TOS değerlerinde artış olması, KVH hastalık riskini göstermede erken safhada kullanılmaya uygun bir belirteç olabileceğini göstermektedir. Normal grupta VKİ arttıkça MDA değerlerinde anlamlı artış olması, VKİ artışının normal grupta hormonal parametrelerden etkilenmekle birlikte kardiyak belirteç olarak uygun olduğunu düşündürmektedir. Fraktalkin değerlerin PKOS'lu grupta normal kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olması ve PKOS grubunda FSH'ın artması ve açlık insülin değerlerinin azalması ile fraktalkin değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede artması fraktalkinin ovulasyon ve menstrüel siklustaki hormonal parametrelerin değişiminden etkilenmesi nedeniyle olabilir. PKOS'lularda normal gruba göre KKA İMK sağ ve sol için anlamlı derecede düşük olarak bulundu. PKOS grubunda düşük çıkması KVH riskinin düşük olması yönündeydi. Ancak sonuçların yaşam tarzı farklılıkları ve genetik özellikler gibi bireysel değişkenlerden etkilendiği öne sürülebilir. iii Hormonal parametreler genel olarak uyumlu çıkmış ve seçilen hastaların PKOS tanılarını doğrular niteliktedir.