Yenidoğan döneminde görülen persistan pulmoner hipertansiyon ile kord kan gazı parametreleri arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NAZ HIZLI EKİNCİ
Danışman: Helen BORNAUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yenidoğanın persistan pulmoner hipertansiyonu doğum sonrasında pulmoner vasküler dirençte beklenen düşüşün gerçekleşmemesi ve doğum sonrası dolaşım adaptasyonunun sağlanamamasına bağlı gelişen hipoksiyle sonuçlanan solunum yetersizliği olarak tanımlanır. Yüksek pulmoner arter basıncı ile seyreden, olası birçok etiyolojiye sahip heterojen klinik bir tablodur. Yenidoğan yoğunbakım yatışlarının önemli mortalite ve morbidite sebeplerindendir. Uzun dönem sonuçlar altta yatan hastalık ve alınan tedavi edici müdahalelere bağlıdır. Amaç: Çalışmamızda yenidoğan yoğunbakım servisinde pulmoner hipertansiyon tanısı ile yatan yenidoğanların demografik özellikleri, tanı şekli, uygulanan tedavilerin değerlendirilmesi, medikal öykülerinin belirlenmesi, pulmoner hipertansiyon ağırlığı ile kord kan gazındaki parametreler arasında ilişki olup olmadığının tespiti ve bundan sonra karşılaşılacak vakaların yönetimine katkıda bulunmak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğunbakım Ünitesi'nde 1 Ocak 2019- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında yatarak PPHN tanısı alan, yenidoğan ve çocuk kardiyolojisi tarafından takip edilen, 51 yenidoğan dahil edildi. Hastaların dosyaları ve epikrizleri geriye doğru taranarak demografik özellikleri, ekokardiyografi bulguları, laboratuvar tetkikleri (kord kan gazında pH, PCO2, laktat, HCO3− ve baz eksisi), klinik öyküleri, ek hastalıkları, uygulanan tedaviler incelendi. Bulgular: Erkek cinsiyetin kız cinsiyete göre çıkış durumunun ex olması riskini düşürdüğü gösterilmiştir. Çıkış durumu salah olan hastalarda APGAR 1.dk ortalamasının ve APGAR 5. dk ortalamasının ex olan hastalara göre anlamlı olarak daha fazla olduğu saptanmıştır.. iNO tedavisi alan hastaların tedavi öncesi pulmoner arter basıncı, almayanlara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuş olup iNO tedavi alınmasını etkileyen faktörler analiz edildiğinde tedavi öncesi pulmoner arter basıncının artması iNO tedavisi alma riskini arttırdığı görülmüştür. Hastaların kord kan gazı parametleri incelendiğinde; pH ile mekanik ventilasyon süresi ve toplam O2 destek süresi arasında negatif yönlü orta düzeyde korelasyon , CO2 ile mekanik ventilasyon süresi ve toplam O2 destek süresi arasında pozitif yönlü orta düzeyde korelasyon saptanmıştır. iNO tedavisi alınmasına ve çıkış durumlarının ex olmasına göre yapılan analizle kord kan gazı parametrelerinde kestirim değeri belirlenememiştir. Sonuç: Çalışmamızda kord kan gazı parametlerinden pH ve CO2 değerlerinin hastalarda mekanik ventilasyon ve toplam oksijen alma süreleri ile korele olduğu görülmüştür. Kord kan gazı parametrelerinde kestirim değeri belirlenebilmesi açısından daha büyük araştırma grupları ile çalışmalar yapılarak persistan pulmoner hipertansiyonun erken tanınması, bu hastalarda prognozun öngörülerek uygun tedaviye erken başlanması ve hastalığın uzun dönem sonuçlarında iyileşme sağlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yenidoğanın persistan pulmoner hipertansiyonu; kord kan gazı, ekokardiyografi