Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk acil servisine başvuran zehirlenme vakalarının geriye dönük değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEHADET AKDENİZ

Danışman: Kamil ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Çocukluk çağında görülen zehirlenmeler önlenebilir mortalite ve morbidite nedenlerinden olup günümüzde hala ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Zehirlenme vakalarının kliniği çok çeşitli olmakla beraber çocuklarda çoğunlukla semptom görülmemektedir. Tablonun seyrini birçok faktör etkileyebilmektedir. Çalışmamızda Sultangazi bölgesindeki çocuk zehirlenme olguları iki yıllık geriye dönük incelenerek, pandemi sürecinin zehirlenmelere etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 01.03.2019 - 28.02.2021 tarihleri arasında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Çocuk Acil Servisi'ne zehirlenme nedeniyle başvuran 0-18 yaş arasındaki hastaların geriye dönük değerlendirilmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmaya 18 yaş üstü hastalar dahil edilmedi. Başhekimlik izni ile hastaların epidemiyolojik ve klinik verileri kaydedildi. Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu'ndan onay alındı. Sonuçlar istatistiksel yöntemlerle değerlendirildi. Bulgular: Olgularımızın %53'ü kız, %47'si erkek idi. Hastaların %40,4'ü (n=257) 2 yaş ve altında, %25,5'i (n=162) 3-6 yaş aralığında, %5,7'si (n=36) 7-11 yaş aralığında ve %28,5'u (n=181) 12 yaş ve üzerindeydi. Zehirlenme vakalarının %80'i kendi imkanları ile % 20'si ise 112 ambulansı ile Acil servisimize başvurmuştu. Başvuruya kadar geçen süre hastaların %42,2'sinde 30 dakikadan daha az, %30,7'sinde 30-60 dakikaydı, ortalama hastaneye başvuru süresi 60 dakikaydı. Hastaların ortalama takip süresi 20 saat idi ve hastaların %88,9'u 24 saat ve daha kısa sürede hastaneden taburcu edilmişti. Zehirlenmelerin %91,9'unun oral alım ile meydana geldiği görüldü. Zehirlenmelerin %66,8'i ihmal/kaza nedenli, %19'u özkıyım nedenli gerçekleşmişti. 0-6 yaş aralığında ihmal/kaza nedenli zehirlenmeler, 12-18 yaş aralığında ise özkıyım nedenli zehirlenmeler ön plandaydı. İhmal/kaza nedenli zehirlenmeler erkek çocuklarında daha sık rastlanırken, özkıyım nedenli zehirlenmeler kız çocuklarında daha sık görülmekteydi (p=<0,001). Çoklu ilaç ile zehirlenmeler özkıyım nedenli zehirlenmelerde daha sık rastlanmaktaydı (p=<0,001). Zehirlenmeler en sık evde (%90) gerçekleşmekte ve en sık ilaçlar (%59,8) ile olmaktaydı. Tek ilaç ile zehirlenmelerde en sık rastlanan etken parasetemoldü. İlaç dışı etkenler ile zehirlenmeler hastaların %40,2'sini oluşturmaktaydı ve aralarında en sık neden ise koroziv maddeler ile zehirlenmelerdi. Olgularımızın %84,1'i şifa ile taburcu oldu, %6'sı servise yatırıldı, %5,8'i sevk edildi ve %4'ü çocuk yoğunbakım ünitesine yatırıldı. Ölen vaka olmadı. Sonuç: Çocukluk çağı zehirlenmeleri önemli ve önlenilebilir bir halk sağlığı sorunudur. Çalışmamızda altı yaş altındaki çocuklarda ihmal/kaza nedeni ile zehirlenmeler ön planda görülmüştür. Bunu önlemek amacıyla ailelere eğitimler verilmeli, zehirlenmeye neden olabilecek ajanlar çocukların ulaşamayacağı yerlere konulmalıdır. Bölgemizde ve yapılan diğer çalışmalarda özkıyım sebepli zehirlenmeler daha çok ergen kız çocuklarında görülmektedir. Özkıyım nedenli zehirlenmeleri sadece cana kıyma olarak değil bunun bir dizi olayların sonucu olduğu unutulmamalı ve bu çocuklara ve ailelerine psikososyal destek verilmelidir.