Diyabetik hastalarda spinal inhibisyon mekanizmasında bozulma ve spinal disinhibisyonun belirteci olarak H refleksinin hız bağımlı depresyonunun (RDD) kullanımı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA NUR KARGIN
Danışman: Nevin PAZARCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Diyabetik polinöropatide santral disinhibisyonun patofizyolojik mekanizmada rolünün tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla hız bağımlı H-refleks depresyonu (RDD) yönteminin güvenilir bir elektrofizyolojik belirteç olarak uygunluğu değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2023–2026 yılları arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Elektrofizyoloji Laboratuvarı'na sinir iletim incelemesi amacıyla başvuran toplam 304 katılımcı dahil edildi (177 diyabetes mellitus hastası, 127 kontrol). Katılımcıların demografik, antropometrik, klinik, laboratuvar ve elektrofizyolojik verileri kaydedildi. H-refleks kayıtları sol soleus kasından elde edildi. Tibial sinir 0.2–10 Hz frekans aralığında elektriksel olarak uyarıldı ve her frekansta 10 uyarı uygulandı. RDD, her bir H yanıtının ilk H dalgasına oranlanması (Hn/H1) ile hesaplandı. Diyabetik hastalar ağrılı ve ağrısız diyabetik polinöropati varlığına göre alt gruplara ayrılarak analiz edildi. Bulgular: Gruplar arasında farklı frekanslarda elde edilen RDD değerleri karşılaştırıldığında, yalnızca 1-Hz stimülasyon frekansında elde edilen RDD parametresi açısından anlamlı farklılık saptandı. Post-hoc analizlerde bu farkın sağlıklı bireyler ile diyabetes mellitus grubu arasındaki farklılıktan kaynaklandığı belirlendi. Diğer stimülasyon frekanslarında anlamlı fark izlenmedi. Ağrılı diyabetik polinöropati grubunda 1-Hz RDD değerlerinin ağrısız gruba göre anlamlı derecede daha düşük olduğu saptandı. Ağrılı ve ağrısız diyabetik polinöropati grupları arasında HbA1c, açlık kan şekeri ve tokluk kan şekeri düzeyleri açısından anlamlı fark bulunmadı. Yaş, hastalık süresi, antropometrik ölçümler, klinik polinöropati skorlamaları, fiziksel aktivite düzeyi ve HbA1c ile RDD arasında ağrılı ve ağrısız gruplarda anlamlı korelasyon izlenmedi. H-refleksi elde edilemeyen hastalarda açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri ve HbA1c düzeylerinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu görüldü. Receiver-operated characteristic (ROC) analizinde 1-Hz RDD parametresi için eğri altında kalan alan (Area Under the Curve, AUC) 0,783 olarak bulundu. RDD cut-off değeri %30 için yüksek spesifite gösterirken, cut-off değeri %35 için daha dengeli sensitivite ve spesifite gösterdi. Sonuçta 1-Hz frekansta RDD'nin ağrılı diyabetik polinöropati ayrımında anlamlı tanısal performans gösterdiği saptandı. Sonuç: Bu çalışma diyabetik polinöropatide spinal disinhibisyonun önemli bir patofizyolojik mekanizma olduğunu ve RDD'nin bu süreci yansıtan güvenilir bir elektrofizyolojik biyobelirteç olabileceğini göstermektedir. Özellikle 1-Hz frekansta elde edilen RDD parametresinin ağrılı diyabetik polinöropatiyi ayırt etmede anlamlı olması, bu parametrenin klinik kullanım potansiyelini desteklemektedir. RDD ölçümünün gelecekte nöropatik ağrının erken tanınması, fenotipik sınıflandırılması ve tedaviye yanıtın izlenmesinde kullanılabilecek objektif bir araç olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Diyabetik Polinöropati, H-Refleks, Hız Bağımlı Depresyon, Nöropatik Ağrı, Spinal Disinhibisyon