Kronik obstrüktif akciğer hastalığı atağında serum surfaktan protein D düzeyinin atak ağırlığı ve mortalite ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA ESRA GÜNAYDIN

Danışman: Sedat ALTIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), tüm dünya ülkelerinde önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. KOAH hastalarında, özellikle hastalık şiddetli olduğunda ve alevlenmeler sırasında, dolaşımda sistemik inflamasyonu gösteren sitokin, kemokin ve akut faz proteinleri gibi çeşitli inflamasyon belirteçlerinde artış saptanmaktadır. Sürfaktan protein D (SP-D) son yıllarda sık çalışılan inflamasyon belirteçlerindendir. Akciğer patolojilerinde sistemik inflamasyona sekonder olarak serum SP-D düzeylerinde artış olmaktadır. SP-D' nin hastalığın takibinde, atak sıklığının belirlenmesinde, tedavi şemasının düzenlenmesinde akciğere spesifik bir biyobelirteç olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda, KOAH atak hastalarında, akciğere spesifik bir inflamasyon markerı olarak serum SP-D düzeyinin atak ağırlık derecesi, klinik seyir ve taburculuk sonrası erken dönem hastalık mortalitesi ile ilişkisini belirlemeyi amaçladık. Çalışma grubunu KOAH atak nedeniyle hastane yatışı yapılan 50 hasta oluşturdu. Çalışmamıza KOAH tanısı almamış 40 yaş üstü en az 10 paket-yıl sigara öyküsü olan 40 sağlıklı gönüllü, KOAH tanısı almamış 40 yaş üstü sigara öyküsü olmayan 42 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Tüm hastalardan tam kan sayımı, C-reaktif protein (CRP) ve kan SP-D düzeyi ölçümü için venöz kan örneği alındı. KOAH' lı hastalar 3 ay süre ile atak sıklığı, hastane yatışı, mortalite açısından takip edildi. Hastaların atak sonrası stabil dönemdeki serum SP-D düzeyleri atak dönemine göre daha düşüktü (p 0,05) Çalışmamız sonucunda, serum SP-D düzeyinin KOAH ataklarında stabil döneme göre yükseldiği, atak sonrası 3 aylık dönemde acil başvurusu, hastane yatışı, mortalite ile korelasyon göstermediği, ancak taburculuk sonrası 1 aylık dönemde acil başvurusu ve hastane yatışını öngörmede yararlı bir biyobelirteç olduğu saptandı. Akciğerlere özgü bir biyobelirteç olarak SP-D düzeyi, KOAH'ı ve progresyonunu izlemek için kullanılabileceği görüşündeyiz.