Acil servis başvurusunda ciddi hiponatremi saptanan kalp yetersizliği bulunan hastaların klinik seyrine ve prognozuna etki eden faktörlerin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE EDA FİDAN
Danışman: Osman İNAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Kalp yetersizliğine sekonder gelişen hiponatremi, hastaneye yatışları ve ölüm riskini artırmaktadır. Hızlı tanı ve etkili tedavi, hastaların prognozu için oldukça önemlidir. Çalışmamızda acil servis başvurusunda şiddetli hiponatremi saptanan kalp yetersizliği bulunan hastaların klinik seyrine ve prognozuna etki eden faktörleri araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif olarak tasarlandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servisine 14/03/2019 tarihi ile 12/09/2023 tarihi arasında şiddetli hiponatremi ile başvuran kalp yetersizliği bulunan 173 hasta dahil edildi. Şiddetli hiponatremi için serum sodyum düzeyi 125 mEq/L'nin altı olarak kabul edildi. Hastalara ait tıbbi bilgilere hastane bilgi işlem veritabanından ulaşıldı. Primer sonlanım noktası hiponatreminin şiddeti ile herhangi bir sebeple olan 1 yıllık mortalitenin ilişkisi olarak belirlenirken sekonder sonlanım noktaları hiponatreminin şiddeti ve 6., 12., 24., 48., 72. saatlerde sodyum düzeltme hızı ile herhangi bir nedenle olan 3 ay içerisinde rehospitalizasyon, uzamış yatış, 2. ve 3. basamak yoğun bakım ünitesi yatışı, hipoksinin ilişkisi olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 173 hastanın median başvuru yaşı 76,5 iken hastaların %57,8'i kadındı. Median Charlson komorbidite indeksi (CCI) skoru 3,0'tü. Semptomlar halsizlik (%30,1), bulantı (%28,9), bilinç değişikliği (%17,9), kusma (%15,6), baş ağrısı (%7,5), denge kaybı/düşme/senkop (%4), nöbet (%2,3) idi. 76 hastanın EF verisine ulaşılırken bunlardan 29'u (%38.2) düşük EF'li kalp yetersizliği (DEFKY) sınırları içerisindeydi. 14 günü aşan uzamış yatışı olan hasta sayısı 57 (%32.9), yoğun bakım yatışı olan hasta sayısı 106 (%91.3), hipoksisi olan hasta sayısı 102 (%59.0), üç ay içinde tekrar hastane yatışı olan hasta sayısı 31 (%17.9), hastane içi mortalitesi olan hasta sayısı 48 (%27.7) ve bir yıllık mortalitesi olan hasta sayısı 94 (%54.3) olarak tespit edildi. Hastaların hiçbirinde osmotik demiyelinizasyon sendromu (ODS) görülmedi. Üre yüksekliği, albumin düşüklüğü, NT-pro BNP yüksekliğinin hastane içi mortaliteyi istatistiksel olarak anlamlı biçimde artırdığı saptandı. Üre yüksekliğinin ve albumin düşüklüğünün 1 yıllık mortaliteyi ve yoğun bakım yatış sıklığını artırdığı saptandı. Hastalarda hipoksi gelişmesiyle üre ve ix NT-proBNP yüksekliği ilişkili olduğu saptandı. Yapılan çok değişkenli regresyon analizlerinde albumin düşüklüğü tüm nedenlere bağlı hastane içi mortalite, 1 yıllık mortalite ve yoğun bakım yatış sıklığını göstermede bağımsız bir prediktör olarak saptandı. Albumin ve ürenin ROC analizinde 1 yıllık mortaliteyi predikte ettiği gösterildi. Sonuç: Şiddetli hiponatremi saptanan kalp yetersizliği bulunan hastalarda hiponatreminin şiddeti ile 1 yıllık mortalite arasında korelasyon saptanmamıştır. Şiddetli hiponatremi saptanan kalp yetersizliği bulunan hastalarda başvuru serum sodyum değeri ve 6., 12., 24., 48., 72. saatlerde serum sodyum düzeltme hızları tüm nedenlere bağlı uzamış hastane yatışı, hastane içi mortalite, yoğun bakım yatış sıklığı ve 3 ay içerisinde tekrar hastaneye yatış sıklığı için bağımsız bir prediktör olarak saptanmamıştır. 35,0 mg/dl ve altındaki albumin değerinin tüm nedenlere bağlı 1 yıllık mortalitenin prediktörü olduğu saptanmıştır. Albuminin hastane içi mortalite ve yoğun bakım yatış sıklığını göstermede bağımsız bir prediktör olduğu saptanmıştır. 92,0 g/L'nin üzerindeki üre değerinin 1 yıllık mortaliteyi göstermede bağımsız bir prediktör olduğu saptanmıştır. Albumin ve ürenin 1 yıllık mortaliteyi predikte etmede ters korelasyon gösterdiği saptanmıştır. Şiddetli hiponatremi kalp yetersizliği bulunan hastalarda kadınlarda ve yaşlılarda daha sık saptanmıştır. Tüm nedenlere bağlı 1 yıllık mortalite %54,3 saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Hiponatremi, Kalp yetersizliği