Kliniğimizde 2019-2023 tarihleri arasında laparotomik myomektomi yapılan hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GURBET YAĞMACI
Danışman: Gülsüm UYSAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Leiomyomlar kadın genital sistemin en sık görülen benign pelvik tümörüdür. Jinekoloji servise yatışların çoğunun sebebini oluşturmaktadır. Hastanemiz bölgenin en yoğun üçüncü basamak hastanesi olup jinekolojik vakaların takip ve tedavisinde önemli bir konumdadır. Çalışmamızda myomektomi yapılan hastaların verileri ve sonuçları ile klinisyenlere, leıomyomlu hastaların takip ve tedavisinde yararlı olmayı amaçladık. Materyal Metod: 01.09.2019-01.09.2023 tarihleri arasında, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 300 myomektomi operasyonu gerçekleştirilmiştir. Bu hastalardan 18-45 yaş arası abdominal yolla (laparotomik) myomektomi yapılan, dahil edilme kriterlerine uyan 199 hasta incelendi. Çalışma başlangıcında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma merkezi Etik Kurulu'ndan onay alındı. Çalışma grubundaki hastalar demografik verileri ve klinik özellikleri olarak; yaş, vücut kitle indeksi, ek hastalık varlığı, gravidite, parite, geçirilmiş uterin cerrahi öyküsü, operasyon öncesi şikayeti, myom boyutu, myom sayısı ve myom yerleşim yeri (FIGO myoma uteri sınıflama sistemine göre), tümör marker sonuçları, pre-postoperatif hemoglobin, operasyon öncesi endometrial örneklemesmear sonuçları, spesmen patolojisi, operasyonunun insizyon şekli, operasyon süresi, batın içi dren konulması, kan replasman ihtiyacı, hastane yatış süresi ve postoperatif komplikasyon parametreleri kullanılarak karşılaştırıldı. Bulgular: Kiniğimizde son 4 yılda 300 myomektomi operasyonu gerçekleştirilmiştir. Bu hastalardan 199 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmamıza göre abdominal myomektomi yapılan hastalar retrospektif incelendiğinde; kliniğimizde en fazla tercih edilen myomektomi yöntemi abdominal myomektomidir. Çalışmamızda paritenin myoma bağlı semptom ve myom sayısı ile ilişkili olduğu bulundu. Nullipar hastalarda, doğum yapmış olanlara göre multiple myom oranı daha fazla görülürken, bası semptomları ve pelvik ağrı şikayet oranı daha fazla idi. Pelvik ağrısı olan hastaların ortalama myom büyüklüğü, anormal uterin kanaması olanlara göre daha fazla bulundu. Anormal uterin kanaması olanlarda pelvik ağrısı olanlara göre daha yüksek oranda intramural myom tipi, daha düşük oranda subseröz myom tipi tespit edildi. Tek myom grubunda en büyük myom boyutunun 8 cm'den büyük olması oranı, multiple myom gubuna göre anlamlı olarak daha fazlaydı. Pelvik ağrısı olanlarda anormal uterin kanaması olanlara göre daha fazla GAM+GÜM ve daha az Pfannenstiel insizyon metodu tercih edildiği görüldü. Obez olan ve olmayan grupta demografik ve klinik parametreler açısından herhangi anlamlı bir fark saptanmadı Sonuç: Son 4 yılda pandemi ve deprem gibi dünyayı ve ülkemizi etkileyen olaylara rağmen kliniğimizde yapılan abdominal myomektomi sonuçları oldukça başarılı olup histerektomiye geçiş olmamıştır. Doğru preoperatif endikasyon, planlama ve değerlendirme myomektomi için başarıda en önemli faktördür. Anahtar Kelimeler: Leiomyom, Myomektomi, Abdominal myomektomi.