Hafif ve orta şiddetli psöriazis(pasi<10) hastalarında kardiyovasküler risk skorları ve adropin düzeyleri ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NECAT ALPER ÇELİKER
Danışman: Ali ÖZDEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ:Psöriazis otoimmun, kronik ve tekrarlayıcı sistemik inflamatuar deri hastalığıdır ve oksidatif stres ile ilişkilidir. Psöriaziste KVH oranının artmış olduğu bilinmektedir. Hastalık aktivitesi yüksek seyreden Psöriazisli hastaların yüksek KVH riski için erken değerlendirmeleri önerilmektedir. Ancak hafif ve orta şiddette seyreden psöriazis hastalarında Framingham gibi geleneksel skorlama sistemlerinin yetersiz olduğu öne sürülmüştür. Adropin metabolik hemostaz ile ilişkili bir proteindir. Düşük adropin seviyeleri endotel hasarı ve disfonksiyonu ile ilişkili bulunmuştur. Psöriazis hastalarında risk skorlama sistemleri özellikle yeni tanılı ve hastalık şiddeti düşük olan hastalarda KVH riskini belirlemekte yetersiz kalabilir. Bu hastalık grubunda aterogenez ve kardiyovasküler hastalıkla yakından ilgli endortel disfonksiyonu göstergesi olarakta kabul edilen adropin düzeyleri arasındaki ilişki değerlendirilmemiştir. Bu çalışmada amaç PASI skoru düşük(<10) olan psöriazis hastalarla sağlıklı popülasyon arasında Framingam ve SCORE yöntemleri kullanarak kardiyovasküler risk ölçümü ve adropin düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışmaya hastanemize başvuran ve PASI skoru düşük(<10) 40 psöriazis hastası ile hastanemize check-up amaçlı başvuran komorbiditesi olmayan 40 hasta olmak üzere toplam 80 hasta alındı. Bilgilendirilmiş onam formu alındıktan sonra hastaların yaşı, cinsiyeti, bel çevresi, boy-kilo indexleri, sigara öyküleri, medikal özgeçmişleri sorgulandı, tansiyon ölçümü yapıldı. Hastaların kan sayımı, transaminaz, açlık kan şekeri, total kolesterol, trigliserid, HDL-kolesterol düzeyleri not edildi. Hastaların adropin ölçümü için ELISA yöntemi kullanıldı. Kardiyovasküler riskin belirlenmesinde Framingham Risk Skoru ve SCORE kullanıldı. BULGULAR:Çalışmaya alından psöriazis ve kontrol grubunun yaş ortalaması benzer saptandı (p=0,333). Psöriazis grubundaki 40 hastanın 23ü erkek, 17si kadın, kontrol grubundaki 40 hastanın 22si erkek, 18i kadın idi. Cinsiyetler arasında bakıldığında erkeklerin adropin düzeyi 204,16±216,30 pg/dl, kadınların adropin düzeyi 219,78±196,77 pg/dl olarak ölçüldü ve anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,645). Psöriazis grubunun adropin düzeyi 210,79±205,77 pg/dl, kontrol grubunun adropin düzeyi 362,59±215,12 pg/dl olarak saptandı ve anlamlı farklılık saptandı (p=0,001) Adropin düzeyi ile PASI arasında negatif yönde anlamlılığa ulaşmayan (r=-0,178; p=0,273) ilişki saptandı. Adropin düzeyi ile Framingham ve SCORE arasında anlamlı ilişki saptanmadı. PASI ile SCORE arasında anlamlı pozitif ilişki (r=0,395; p=0,012) saptandı. SONUÇ:Çalışmamızda kontrol grubu ile psöriazis grubunun Framingham ve SCORE arasında anlamlı farklılık saptanmamasına rağmen, adropin seviyelerinin psöriazis grubunda anlamlı olarak düşük bulundu. Psöriazis hastalığında hastaların kardiyovasküler riskinin arttığı bilindiğinden, bu hasta gruplarında adropin seviyesi kardiyovasküler riskin belirlenmesinde Framingham ve SCORE den daha iyi belirteç olabilir. Bunun belirlenmesinde daha geniş çalışmalara ihtiyaç vardır. ANAHTAR KELİMELER:Adropin, Framingham, SCORE