Fleksör tendon onarımı cerrahisinde amniyotik membran kullanımının sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGE UTKU AYDEMİR
Danışman: Ramazan Erkin ÜNLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Fleksör tendon yaralanmaları, el cerrahisi yapılan merkezlerde önemli bir hasta yüzdesine sahiptir (%20). El cerrahisinin ilk yıllarından bu yana fleksör tendon onarımı ile ilgili önemli yollar alınmış olsa da, komplikasyon oranları halen azımsanmayacak kadar yüksektir. Adezyon, bunlardan en önemlisidir. Uygun cerrahi teknik ve doğru fizik tedavi ile adezyon oluşması önlenebilir. Ancak, bu alanda yeni yöntemler de denenmeye devam etmektedir. Bariyer yöntemler de bu alandaki güncel araştırma konularındandır. Bu doğrultuda bu çalışmamızda insan plasentasından elde ettiğimiz "amniyotik membran grefti" ile fleksör tendon onarımı cerrahisinde adezyonu azaltıp, ameliyat sonrası el fonksiyonlarını iyileştirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: 45 hasta, 23 vaka 22 kontrol grubu olacak şekilde tam randomize gruplandı. Çalışma tek kör yapıldı. Fleksör tendon yaralanması nedeniyle opere edilen hastalarda kesik tendon uçları bulunup gerektiği kadar tazelendi. Tüm tendonlar 3-0 yuvarlak prolen sütür ile modifiye Kessler metoduyla 4 iplikli merkezi sütür ile onarılıp, onarımın etrafına 5-0 keskin prolen sütür ile kilitlemeli periferik devamlı sütür konuldu. 23 hastalık vaka grubuna onarım hattının etrafına HAM("human amniotic membrane") sarılırken, 22 hastalık kontrol grubuna sarılmadı. Operasyonların tamamı operatör bağımlı farklılıkları gidermek adına tek cerrah tarafından yapıldı. Hastaların tamamına aynı fizik tedavi protokolü uygulandı. Hastaların operasyon sonrası 1. 4. ve 10. Haftalarda muayene ve ölçümleri yapılarak sayısal ve nominal veriler üzerinden istatistiksel hesaplamalar yapılarak gruplar kıyaslandı. Bulgular: Hastaların demografik ve yaralanma şekline ait özelliklerin iki grup arası kıyaslamasında anlamlı sonuç bulunamadı, gruplar arası eşitsizlik olmaması sonuçların güvenilirliği açısından olumlu bulundu. Vaka grubunun tüm haftalarda Strickland ve TAM skoru ortalamalarında kontrol grubundan üstün olduğu görüldü. (S1:62.07-57.2, T1:60-54, S4:71.9-59.5, T4:68.2-58, S10:73.1-62.4, T10:70.2-60.6) İstatistiksel anlamlılık araştırıldığında vaka grubunun S4,T4,S10 ve T10 değerlerinde anlamlı olarak yüksek olduğu görüldü. Ayrıca haftalar arası farklılık bakıldığında vaka grubu için S1-S4, S1-S10, T1-T4, T1- T10; kontrol grubu için de T1-T4 ve T1-T10 değişimleri istatistiksel olarak anlamlı bulunurken 4. ve 10. haftalar arası değişimler iki grup ve iki değer açısından da anlamlı bulunmadı. QUICK DASH anketlerinin skorlarına bakıldığında vaka grubunun ortalamasının kontrol grubundan düşük olduğu görüldü (19.3/26.86), anket skorunun düşük olması hastanın fonksiyon kısıtlılığının daha az olmasıyla ilişkilidir. Ancak bu kıyas istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.10. Haftada bakılan Strickland skorlarına ASSH değerlendirme skalasında bakıldığında vaka grubu için 11 mükemmel, 10 iyi, 1 orta sonuç çıkarken; kontrol grubunda 4 mükemmel, 11 iyi, 5 orta, 1 kötü sonuç çıktı. Benzer şekilde TAM skorlarına ASSH değerlendirme skalasında bakıldığında vaka grubunda 9 iyi, 12 orta, 2 zayıf sonuca karşılık; kontrol grubunda 3 iyi, 14 orta, 4 zayıf, 1 kötü sonuç çıktı. Vaka grubunda her iki skorda da mükemmel ve iyi sonuç çıkan hastaların sayısı açık ara fazladır. Ayrıca vaka grubunda hiç kötü sonuç çıkmazken kontrol grubunda her iki skor için de kötü kategorisinde hastalar mevcuttu. Sonuç: Fleksör tendon onarımı yapılan hastalarda, adezyon kaynaklı eklem hareket kısıtlılığı çok sık karşılaşılan bir komplikasyondur. Bunu engellemek için yapılan çalışmalar, literatüre önemli katkılar sağlamaktadır. Bizim çalışmamızda da, amniyotik membran greftinin fleksör tendon cerrahisi yapılan hastalarda yapışıklığı azalttığı, eklem hareket açıklığını ve fonksiyonelliği arttırdığı görülmüştür. Benzer bariyer materyallere göre sentetik olmaması ve maliyetsiz olması ile öne çıkan amniyotik membran grefti, kullanımının yaygınlaşması sağlanırsa adezyon sorunu için umut vadeden bir çözüm olabilir. Bu konuda daha detaylı çalışmaların yapılması gereklidir.