Peritoneal karsinomatozu olan gastrointestinal malignitelerde assit adipokinlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET İPEK

Danışman: Ufuk Oğuz İDİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Peritoneal karsinomatozis, ileri evre gastrointestinal (GI) kanserlerde sık görülen bir klinik tablodur. Son çalışmalar, adipoz doku tarafından salgılanan biyoaktif sitokinler olan adipokinlerin, tümör progresyonu ve malign effüzyon oluşumundaki potansiyel rollerini vurgulamıştır. Bu çalışmanın amacı, GI kanserlere ve malign asite sahip hastaların asit sıvısındaki adipokin düzeylerini (adiponektin, adipzin, leptin ve resistin) konjestif kalp yetmezliğine bağlı benign transüdatif asitli hastalarla karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, gözlemsel çalışmaya parasentez uygulanan 48 hasta dahil edildi. Bunların 32'sinde peritoneal karsinomatozis kaynaklı malign asit (gastrik ve kolorektal kanser gruplarına ayrıldı), 16'sında ise konjestif kalp yetmezliğine bağlı benign asit mevcuttu. Asit sıvısı örneklerinde ELISA yöntemiyle adiponektin, adipzin, leptin ve resistin düzeyleri analiz edildi. Rutin biyokimyasal parametreler de değerlendirildi. Bulgular: İncelenen tüm adipokinler arasında yalnızca resistin düzeyleri malign ve benign asit grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdi (p<0.05); malign grupta belirgin şekilde daha düşük resistin düzeyleri saptandı. Adiponektin, adipsin ve leptin düzeyleri gruplar arasında anlamlı fark göstermedi. Alt grup analizinde, resistin düzeylerindeki azalışın esas olarak gastrik kanser grubuyla ilişkili olduğu görüldü. ROC eğrisi analizinde, asit sıvısı resistin düzeylerinin malign asiti benign asitten ayırmada %79.4 duyarlılık ve %57.1 özgüllük sağladığı belirlendi. Sonuç: Asit sıvısındaki resistin düzeyleri, malign ve benign asitin ayırt edilmesinde potansiyel bir biyobelirteç olabilir. Ancak özgüllüğünün nispeten düşük olması, bu belirtecin daha geniş bir tanısal panelin parçası olarak kullanılmasının daha uygun olacağını düşündürmektedir. Bu bulgular, peritoneal karsinomatoziste adipokin dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamakta ve tümör mikroçevresini hedefleyen tanısal ve terapötik stratejilere yönelik gelecekteki araştırmalar için yol göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Peritoneal karsinomatoz, gastrointestinal kanser, adipokinler, resistin, malign asit, benign asit, biyobelirteç