Kronik boyun ağrısı olan hastalarda baş önde postür ve skapular diskinezi arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET AKİF GÜLER

Danışman: Barış NACIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kronik boyun ağrısı olan hastalarda baş önde postür ve skapular diskinezi arasındaki ilişki Giriş: Baş önde postür (BÖP) gelişen teknoloji nedeniyle sıkça görülen postür bozuklarından biridir. Özellikle kronik boyun ağrısına neden olarak yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Skapular diskinezi ise son yıllarda önemi anlaşılan ve omuz patolojilerinde ve skapulohumeral ritm bozukluğu sonrası ortaya çıkan kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Her iki hastalıkta etkilenen kas gruplarının benzer olması nedeniyle çalışmamızda bu iki kas-iskelet sistemi hastalığı arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kronik boyun ağrısı olan 180 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalar ölçülen kraniovertebral açılarına (KVA) göre iki gruba ayrıldı. KVA 44 olan hastalar ise BÖP olmayan gruba (Grup II) dahil edildi. Bu hastaların demografik özellikleri, ağrı süreleri, ek hastalık öyküleri ve ilaç kullanımı sorgulandı. Hastaların kraniovertebral açıları, baş eğim açısı, ön omuz açısı ölçüldü. Hastalarda skapular diskinezi varlığını araştırmak için skapular diskinezi testi ve lateral skapular kayma testi (LSKT) yapıldı. Hastaların servikal eklem hareket açıklıkları, akromion uzaklığı, pektoralis minor uzunluğu ve skapular izometrik sıkıştırma testi sonuçları ölçüldü. Yaşam kalitesi indeksi olarak kısa form-36 ve boyun ağrısından kaynaklanan dizabiliteyi ölçmek için boyun dizabilite indeksi kullanıldı. Bulgular: Grup I'de KVA ortalaması 41,62 ± 1,6 iken, Grup II'de ise 55,76 ± 4,4 idi. Skapular diskinezi tanı testine göre 25 hastaya skapular diskinezi tanısı kondu. Bu hastların 17'si grup I'de, 8'i ise grup II'de yer alıyordu. Baş önde postür ile skapular diskinezi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi. LSKT ile ise 45 hastaya skapular diskinezi tanısı kondu. Bu hastaların 23'ü grup I'de, 22'si grup II'de yer alıyordu. BÖP ile LSKT arasında ise anlamlı ilişki bulunamadı. Aynı zamanda LSKT ile skapular diskinezi testi arasında anlamlı ilişki tespit edildi. Baş eğim açısı ile KVA arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Baş eğim açısı ile ön omuz açısı arasında ise anlamlı ilişki tespit edildi. Hastaların doldurduğu kısa-form 36 ile boyun dizabilite indeksi ve hastaların görsel analog skalaları arasında anlamlı ilişki tespit edildi. Akromion uzaklığı ile ön omuz açısı arasında , skapular izometrik sıkıştırma testi ile skapular diskinezi testi arasında ve pektolis minor indeksi ile kraniovertebral açı arasında anlamlı ilişki bulundu. Sonuç: Çalışmamızda hastalarda BÖP varlığı ile skapular diskinezi arasında anlamlı bir ilişki tespit ettik. Bu nedenle klinik olarak BÖP'ü olan hastalarda skapular hareketlerin de değerlendirilmesi ve BÖP hastalarının tedavisi planlanırken skapular hareket bozukluklarının da mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünmekteyiz. Baş önde postür tedavisinde rutin egzersiz programına skapular stabilizasyon egzersizlerinin de dahil edilmesiyle ilaç kullanımında, boyun ağrısında azalma ve dizabilite de azalma olacağına inanıyoruz. Anahtar Kelimeler: baş önde postür, kraniovertebral açı, lateral skapular kayma testi, skapular diskinezi