Miyokard perfüzyon sintigrafisi sonucunda iskemi ve infarkt izlenen hastaların aortik elastisite parametrelerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET SADIK KARPAT
Danışman: Hasan Kutsi KABUL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, miyokard perfüzyon sintigrafisi sonuçları normal olan hastalarla karşılaştırıldığında, iskemi ve/veya infarkt saptanan hastalarda aortik elastisite parametrelerinde bozulma olup olmadığının araştırılması ve ayrıca bu parametreler ile hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, biyokimyasal verileri ve transtorasik ekokardiyografik parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2020 – Aralık 2023 tarihleri arasında, kararlı koroner arter hastalığı tanısı ile miyokard perfüzyon sintigrafisi istenen ve tetkik sonuçlarına göre normal, iskemi ve infarkt olarak değerlendirilen hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma verileri hasta dosyaları, laboratuvar bulguları ve sistemde kayıtlı transtorasik ekokardiyografi görüntüleri üzerinden elde edilmiştir. Bulgular: Miyokard perfüzyon sintigrafisi sonuçlarına göre normal perfüzyona sahip hastalarda aortik strain ve aortik distensibilite indeksi ortalamalarının (AS: 13,54±2,65; ADI: 6,46±1,58), iskemi (AS: 7,58±1,75; ADI: 3,32±0,88) ve infarkt (AS: 4,74±1,39; ADI: 1,79±0,55) saptanan hastalara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu; ayrıca iskemi grubundaki ortalama değerlerin infarkt grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu gösterilmiştir (p<0,001). Buna karşılık, infarkt saptanan hastalarda aortik stiffness indeksi ortalamasının (ASI: 12,63±3,49), iskemi (ASI: 6,52±2,03) ve normal perfüzyon (ASI: 3,33±0,998) gruplarına göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu; ayrıca iskemi grubundaki ASI değerlerinin normal perfüzyon grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır (p<0,001). Çoklu regresyon analizlerinde ise, iskemi ve infarkt varlığının her üç parametre açısından da bağımsız ve anlamlı açıklayıcı değişkenler olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Sonuç: Bu çalışma, aortik elastisite ve aortun windkessel fonksiyonlarında meydana gelen bozulmaların, özellikle sol ventrikül performansı ve geometrisi bozulmuş hasta gruplarında iskemi ve infarkt varlığını ön görebilme potansiyeline sahip olduğunu ve iskemi ve infarkt patofizyolojisinin anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini göstermektedir.