Akciğer kanseri nedeniyle neoadjuvan kemoterapi sonrası cerrahi rezeksiyon uygulanmış hastaların değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜSLÜM GÖKHAN BASKAN

Danışman: Selim Şakir Erkmen GÜLHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi (kt), radyoterapi (rt) ve tüm bunların kombinasyonlarından oluşturalan tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Lokal olarak ilerlemiş küçük hücreli dışı akciğer kanserinin tedavisinde preoperatif kemoterapi ve radyasyon ayrı ayrı veya kombinasyon halinde uygulanmıştır. Tüm bu tedavi prosedürlerinin kendilerine ait komplikasyonlarıda ayrı bir konu başlığıdır. Çalışmamızda neoadjuvan kemoterapi sonrası akciğer rezeksiyonu uygulanan hastalar ile direkt cerrahi rezeksiyon uygulanan hastaların postoperatif komplikasyonları karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Gereç ve Yöntem T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Atatürk Sanatoryum Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde Ocak 2015- Aralık 2020 tarihleri arasında akciğer kanseri nedeniyle, neoadjuvan kemoterapi sonrası cerrahi rezeksiyon uygulanmış 69 hastanın 25'ine pnömonektomi, 19'una üst lobektomi, 11'ine alt lobektomi, 6'sına bilobektomi inferior, 5'ine bilobektomi süperior, 2'sine sleeve üst lobektomi ve 1'ine sleeve alt lobektomi uygulanmış ve aynı hasta sayısında ve aynı rezeksiyon çeşidi sayısında; yaş ve komorbid özellikler bakımından benzerlik gösteren neoadjuvan kemoterapi almamış olan hastalar toplanarak bilgilerine dosya ve hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden eksiksiz olarak ulaşılabilinen hastaların elde edilen verileri ve postoperatif komplikasyonları, sağkalım, nüks ve evreleri karşılaştırılarak retroprospektif olarak incelendi. Çalışmaya kontrol grubuyla beraber 50 pnömonektomi, 38 üst lobektomi, 22 alt lobektomi, 12 bilobektomi inferior, 10 bilobektomi superior, 4 sleeve üst lobektomi ve 2 sleeve alt lobektomi hastası olmak üzere toplam 138 hasta dahil edildi. Çalışmaya gerekli bilgilerine tam olarak ulaşılamayan 32 hasta, daha önce opere olup adjuvan kt aldıktan sonra yeni ortaya çıkmış lezyon nedeniyle neoadjuvan kt verilip re-opere edilen 12 hasta, hastanemizde neoadjuvan kt sonrası opere edilen ancak postoperatif takibi dış merkezde yapılan ya da takibi yapılamayan 20 hasta bu çalışmaya dahil edilmedi. Bulgular Neoadjuvan kemoterapi almış hastalarda eksitus oranı %20,3 ile anlamlı şekilde daha düşük bulunmuştur (X2=5,864, p=0,015). Neoadjuvan kemoterapi almış hastalarda nüks gelişme oranı anlamlı şekilde daha yüksek tespit edilmiştir (X2=4,632, p=0,031). Transfüzyon gerektiren hemoraji gelişen hasta sayısı, neoadjuvan kemoterapi almış hastalarda %58,6 oran ile daha yüksek oranda gözlenmesine rağmen fark anlamlı bulunmamıştır (p=0,296). Postoperatif enfeksiyon, neoadjuvan kemoterapi almış hastalarda %56,3 ile daha yüksek oranda gözlenmesine rağmen fark anlamlı bulunmamıştır (p=0,651). Bronkoplevral fistül gelişen hastaların tamamını neoadjuvan kemoterapi almış hastalar oluştururken, gelişmeyenlerde neoadjuvan kemoterapi alma oranı ise %48,9 olarak bulunmuş olup fark anlamlı değildir (p=0,08). Kardiyak komplikasyon gelişme oranı, neoadjuvan kemoterapi almış hastalarda %56,7 ile daha yüksek oranda gözlenmesine rağmen fark anlamlı bulunmamıştır (p=0,409). Şilotoraks gelişen hastaların tamamını neoadjuvan kemoterapi almış hastalar oluştururken, gelişmeyenlerde neoadjuvan kemoterapi alma oranı ise %49,3 olarak bulunmuş olup fark anlamlı değildir (p=0,154). Yara yeri erodasyonu olan hastaların tamamını neoadjuvan kemoterapi almış hastalar oluştururken,erodasyon olmayan hastalarda neoadjuvan kemoterapi alma oranı ise %48,9 olarak bulunmuş olup fark anlamlı değildir (p=0,08). Revizyon yapılan hastalarda neoadjuvan kemoterapi alma oranı %40,0 olarak bulunurken, revizyon yapılmayanlarda bu oran %50,4 olarak bulunmuş olup fark anlamlı değildir (p=0,649). Ampiyem gelişen hastaların tamamını neoadjuvan kemoterapi almış hastalar oluştururken, gelişmeyenlerde neoadjuvan kemoterapi alma oranı ise %48,5 olarak bulunmuş olup anlamlı bir fark tespit edilmiştir (X2=4,119, p=0,042). Neoadjuvan kemoterapi almış hastaların hastane yatış süre ortanca değerleri 14(6-46) gün ile almayanlardan anlamlı şekilde daha yüksek tespit edilmiştir (Z=-6,046-p=0,000). Neoadjuvan kemoterapi almış hastaların ameliyat süreleri 300 (145-540) dakika ile almayanlardan [270(465-405) dk] daha yüksek tespit edilmiştir (Z=-3,717-p=0,000). Neoadjuvan kemoterapi almış hastaların postoperatif sıfırıncı gün drenaj miktarları 250 (0-800) cc ile almayanlardan [200 (0-500) cc] anlamlı şekilde daha yüksek tespit edilmiştir (Z=-2,177-p=0,029). 1 yıllık sağkalım %92,8 ile neoadjuvan kemoterapi almış hastalarda almamış hastalara (%78,3) göre anlamlı şekilde daha yüksek tespit edilmiştir (X2=5,847-p=0,016). 3 yıllık sağkalımı tamamlayan hastaların %52,3'ü neoadjuvan kemoterapi almış hastalardan oluşurken, %47,7'si almayan hastalardan oluşmakta olup aralarında anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p=0,715). Neoadjuvan kemoterapi almış hastaların 30 günlük mortalite oranları anlamlı şekilde düşüktür ( X2=5,188-p=0,023). Neoadjuvan kemoterapi almış hastaların 90 günlük mortalitesi anlamlı olarak daha düşük tespit edilmiştir (X2=3,762-p=0,050). Sonuç Çalışmamızda neoadjuvan kemoterapinin kontrol grubuna göre postoperatif komplikasyonları anlamlı olarak arttırmayarak neoadjuvan kemoterapi verilmesi gereken durumlarda korkmadan uygulanabilir. Anahtar kelimler: Neoadjuvan kemoterapi, Postoperatif komplikasyon, Sağkalım