B12 vitamin eksikliği olan çocuklarda EKG'de QT ‎dispersiyonu ve Tp-e intervali değerleri ‎arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NURCAN SOLAK

Danışman: Murat ELEVLİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: B12 vitamini kobalt içerdiği için parlak kırmızı kristal ‎yapısında, suda eriyen ve depolanabilir bir vitamindir. B12 vitaminin en önemli ‎temel fonksiyonu hücre bölünmesi ve çoğalması için gerekli deoksiribonükleik asit ‎‎(DNA) sentezinde yer almasıdır. Nöron hücreleri miyelinizasyonunda görev alır. ‎Eksikliği, solukluk, ikter, takipne taşikardi gibi anemi bulguları ile; parestezi, kol ‎ve bacakta halsizlik, kognitif değişiklikler, dengesiz yürüme, ataksi, unutkanlık gibi ‎nöropsikiyatrik bulgulara neden olabilir. B12 vitamin eksikliğinin kardiyovasküler ‎sistem üzerine etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bu vitamin eksikliği kardiyak ‎otonomik disfonksiyon, kalp hızı değişkenliği, endotelyal disfonksiyon ve subklinik ‎ateroskleroz, kalp ejeksiyon fraksiyonunda anlamlı ölçüde azalma ve sol ‎ventrikülde miyokard deformasyonu yapabilmektedir.‎ Sol ventrikül fonksiyon bozukluğu, kardiyak repolarizasyon süresinde ‎uzamaya sebep olarak, kalbin ventriküler aritmilere yatkınlığını arttırmaktadır. ‎Repolarizasyon düzensizliğine bağlı ventriküler aritmilerin önceden tahmin ‎edilmesinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Elektrokardiyogramda ölçülen Tp-e ‎intervali ve QT dispersiyon değerleri bunlar arasındadır. Çalışmamızda B12 ‎vitamin eksikliği olan çocukların Tp-e intervali ve QT dispersiyon değerleri, ‎sağlıklı çocukların Tp-e intervali ve QT dispersiyon değerleri ile karşılaştırılarak ‎B12 vitamin eksikliğinin çocuklarda kardiyak elektriksel aktiviyete etkisinin ‎araştırılması amaçlanmıştır.‎ Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 64 B12 vitamin eksikliği olan ve 64 ‎sağlıklı olgu dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm çocukların fizik ‎muayeneleri yapılarak, hemogram, glukoz, AST, ALT, üre, kreatinin, B12 vitamin, ‎folik asit, D vitamin, ferritin, demir bağlama kapasitesi, T4, TSH tetkikleri için kan ‎alınmış, EKG ve ekokardiyografi parametreleri hesaplanarak standardize edilmiş ‎bir form ile kayıt altına alınmıştır. Çalışma için etik kurul onayı alınmıştır. ‎Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 15.0 programında ‎değerlendirilmiştir.‎ Bulgular: Çalışmaya 64 hasta ve 64 kontrol olmak üzere toplam 128 olgu ‎dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen 64 hastanın 33'ü (%51,6) kız, 31'i (%48,4) ‎erkek hastadan oluşmaktaydı. Kontrol grubunun 33'ü kız (%51,6), 31'i (%48,4) ‎erkek olgudan oluşmaktaydı. Her iki grup arasında cinsiyet dağılımları açısından ‎istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=1). Hasta grubunun yaş ortalaması 11,0±2,7 ‎yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması 10,8±2,3 yıl olarak saptandı. Yaş ortalamaları ‎açısından hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark ‎saptanmadı (p=0,428). Tüm olgularda demir eksikliği anemisi parametreleri, folat ‎ve D vitamini düzeylerine bakıldı. Hasta grubunda folat değeri kontrol grubuna ‎göre istatiksel olarak anlamlı derecede düşük saptandı (p=0,035). Ancak her iki ‎grupta da normal kabul edilen değerler aralığındaydı. Tüm olgularda ferritin ve 25 ‎OH-D vitamin düzeyi açısından anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0,179; ‎p=0,079). Hasta ve kontrol grupları EKG parametreleri açısından karşılaştırıldı. ‎Her iki grupta kalp hızı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı ‎‎(p=0,118). Hasta ve kontrol grupları arasında P dalgası, PR intervali, QRS ‎kompleksi, QT intervali değerleri açısından anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla ‎p=0,835; p=0,977; p=0,877; p=0,164). B12 eksikliği olan grupta QTc, kontrol ‎grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p 445 msn olan hiçbir olgu yoktu. Hasta grubunda Tp-‎e intervali ortalama 81,4±4,4 msn olarak saptandı. Kontrol grubunda Tp-e intervali ‎ortalama 72,3±6,9 msn olarak saptandı. Tp-e intervali hasta grubunda kontrol grubu ‎ile kıyaslandığında istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0,001). ‎Hasta grubunda Tp-e/QT oranı ve Tp-e/QTc oranı kontrol grubuna göre istatistiksel ‎olarak anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0,001 ve p<0,001). Hasta grubunda ‎QTd ve QTcd değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede ‎yüksek saptandı (p=0,009 ve p<0,001). QT minimum ve QT maksimum QTc ‎maksimum değerleri açısından her iki grupta istatistiksel olarak anlamlı fark ‎saptanmadı (sırasıyla p=0,204; p=0,476; p=0,077). Hasta grubunda QTc minimum ‎değeri, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük saptandı ‎‎(p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarında klasik ekokardiyografi ölçümleri olarak sol ‎ventrikül diyastol sonu çapı (LVEDD), sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESD), ‎diyastol sonu interventriküler septum kalınlığı (IVSd), diyastol sonu sol ventrikül ‎arka duvar kalınlığı (LVPWd), ejeksiyon fraksiyonu (EF) ve fraksiyonel kısalma ‎‎(FS) ölçümleri yapıldı. Ejeksiyon fraksiyonu ve fraksiyonel kısalma değerleri ‎açısından her iki grupta anlamlı fark saptanmadı (p=0,408 ve p=0,062). Hasta ‎grupta IVSd, LVPWd değerleri, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı ‎derecede yüksek saptandı (p=0,013; p=0,040). Çalışmaya dahil edilen tüm olgularda ‎B12 düzeyi ve yaş arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon vardı (r=-‎‎0,175). B12 eksikliği olan grupta cinsiyete göre EKG ve EKO parametreleri ‎karşılaştırıldı. Kalp hızı erkeklerde kızlara göre istatistiksel olarak anlamlı ‎derecede düşük saptandı (p=0,043). Ekokardiyografi ölçümleri açısından LVESD ‎değeri, erkeklerde kızlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı ‎‎(p=0,042). Kontrol grubunda cinsiyete göre kalp hızı, erkeklerde kızlara göre ‎istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük saptandı (p=0,034). Diğer EKG ve EKO ‎parametreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. ‎ Sonuç: Çalışmamız çocukluk yaş grubu B12 vitamin eksikliği olan ‎hastalarda ilerde oluşabilecek kardiyovasküler olayların erken dönem bulgularını ‎tespit etmek açısından önemli veriler sunmaktadır. B12'si normal çocuk ‎populasyonuna göre elde edilen repolarizasyon farklılıkları, B12'si eksik çocuk ‎hastalarda erken dönem subklinik bulguları yansıtıyor olabilir. Bu erken dönem ‎değişikliklerin saptanabilmesi ve klinik anlamının değerlendirilmesi için prospektif ‎daha geniş katılımlı çalışmalara ihtiyaç vardır.‎ Anahtar kelimeler: Çocuk, B 12 vitamin eksikliği, QT dispersiyonu, ‎repolarizasyon, Tp-e intervali.‎