İdiyopatik hipersomni ve narkolepsi hastalarında prefrontal korteks, hipokampus ve hipotalamus volümünün kognitif işlevler ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF GÖZDE TÜREDİ
Danışman: Saime Füsun DOMAÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hipersomni, işlevselliğin azalmasına neden olabilecek aşırı uykululuk durumudur. Hipersomni uyku sorunu yaşayanların %15-30 kadarını etkilemektedir ve bu oran giderek artış göstermektedir. Hipersomni sendromları Uluslararası Uyku Bozuklukları Sınıflaması-3(ICSD-3)'te hipersomnolansın santral hastalıkları başlığı altında sınıflandırılmıştır. Bu başlık altına Narkolepsi tip-1, Narkolepsi tip-2, İdiyopatik hipersomni, Kleine-Levin sendromu, tıbbi bir bozukluğa bağlı hipersomni bir ilaç veya maddeye bağlı hipersomni, psikiyatrik bir bozuklukla ilişkili hipersomni, yetersiz uyku sendromu tanıları alınmıştır. Klinik olarak narkolepsi, kişisel ve sosyal açıdan engelleyici olabilen güniçi aşırı uykululuk ile kendini gösterir. Katapleksi, uyku felci ve hipnogojik veya hipnopompik halüsinasyonlar da olabilir ancak tanı için gerekli değildir. Narkolepsi ve idiyopatik hipersomni hastalarında yapılan çalışmalarda hafıza, öğrenme ve konsantrasyonda etkilenmeler saptanmıştır. Yapılan bazı çalışmalarda narkolepsi ve idiyopatik hipersomni hastalarının kraniyal manyetik rezonans (MR) görüntüleme tetkiklerinde prefrontal korteks, hipotalamus ve hipokampus hacimleri düşük saptanmıştır. Biz de narkolepsi ve idiyopatik hipersomni hastalarında kognitif işlev ile kraniyal hacimlerinin korelasyonunu ve hem birbirleri arasında hem de kontrol grubu ile fark olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırma prospektif olgu kontrol çalışmasıdır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde nöroloji ve uyku bozuklukları polikliniklerine başvuran, kraniyal MR görüntüleme tetkikleri çekilmiş olan ve ICSD-3 (The International Classification of Sleep Disorders) kriterlerine göre narkolepsi veya idiyopatik hipersomni tanısı almış olanlar çalışmaya alınmıştır. Çalışmamıza etik kurul onayı alındıktan sonra başlanmış olup, onay tarihinden itibaren bir yıl içinde uyku hastalıkları ve nöroloji polikliniklerine başvuran alınma ve dışlanma kriterlerine uygun ICSD-3 kriterlerine göre narkolepsi veya idiyopatik hipersomni tanısı alan tüm hastalar dahil edilmiştir. Kontrol grubu olarak nöroloji ve uyku bozuklukları polikliniklerine başvuran, kraniyal MR görüntüleme tetkiki yapılmış olan hasta ve hasta yakınlarından çalışmaya alınma ve dışlanma kriterlerine uygun olan olgular çalışmamıza dahil edilmiştir. Hastalar narkolepsi ve idiyopatik hipersomni olmak üzere 2 gruba ayrılmıştır. Hasta ve kontrol gruplarına Epworth uykululuk ölçeği (ESS), düz ve ters sayı menzili testi (WMS alt testi), mantıksal bellek testi (WMS alt testi), görsel üretim alt testi (WMS alt testi), stroop testi, kategori akıcılığı (hayvan), fonemik akıcılık (K-A-S) ve ikili benzerlik (WAİS-R alt testi) uygulanmıştır. Testler hastanemizde görev yapan klinik psikologtan eğitim alındıktan sonra uygulanmıştır. Tüm olguların kraniyal manyetik rezonans görüntüleri teletıp sisteminden DICOM formatında indirilmiş ve MRICloud uygulaması ile prefrontal korteks, hipotalamus ve hipokampüs volümleri ölçülmüştür. Prefrontal korteks, hipokampüs ve hipotalamus volümlerinin yürütücü işlev (stroop testi, kategori akıcılığı, fonemik akıcılık ve ikili benzerlik), bellek (görsel ve mantıksal bellek testleri) ve dikkat (sayı menzili) testlerinin sonuçları ile korelasyonu incelenmiştir. Narkolepsi ile idiyopatik hipersomni hastalarının birbirleri ve kontrol grubu ile arasında kognitif işlevler ve kraniyal volümleri arasında fark olup olmadığı araştırılmıştır. Tüm hasta ve kontrol gruplarından onam formu alınmıştır. Çalışma sonunda elde edilen veriler istatistiksel yöntemler kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 33 narkolepsi, 22 idiyopatik hipersomni tanılı hasta ve 25 sağlıklı kontrol katılmıştır. Gruplar arasında temel demografik özellikler açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak narkolepsi grubunda vücut kitle indeks(VKİ) değerleri anlamlı olarak daha yüksektir (p=0.004). Kognitif testler açısından, narkolepsi grubunun gecikmeli sözel bellek performansı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşüktür. Narkolepsi tip-1 hastaları narkolepsi tip-2 hastalarına göre ters sayı menzili testinde daha düşük skor almıştır. Yürütücü işlev testlerinde, özellikle fonemik akıcılıkta özel isim kullanımı ve Stroop test sürelerinde uzama, hasta gruplarında kontrol grubuna göre daha fazladır. Volümetrik analizlerde gruplar arasında fark saptanmamıştır. Kontrol grubunda dikkat, yürütücü işlevler, bellek ile beyin volümleri arasında pozitif korelasyonlar saptanmıştır. Hasta grubunda ise volümler ile daha az alanda ve testte korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada, narkolepsi ve idiyopatik hipersomni hastalarında bilişsel işlevler ve beyin volümleri incelenmiştir. Narkolepsi grubunda sözel bellek, yürütücü işlevler ve dikkate bozulma daha belirgin bulunmuştur; özellikle narkolepsi tip 1 hastaları dikkat ve yürütücü işlev testlerinde düşük performans sergilemiştir. Her iki hasta grubunda ESS skorları kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksektir ancak hasta grupları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Volüm ölçümlerinde gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Görüntüleme analizlerinde, kontrol grubunda incelenen beyin bölümleri ile özellikle yürütücü işlevler arasında saptanan pozitif korelasyonların hasta gruplarında daha kısıtlı alan ve testlerde saptanması narkolepsi ve idiyopatik hipersomni hastalarında fonksiyonel ve işlevsel disfonksiyon olduğunu düşündürmektedir.