Orta-ağır kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastalarda taburculuk sonrası uzun dönemde hangi risk faktörleri pulmoner emboli (PE)'yi predikte eder? PE'si olan hastalar PE'si olmayan hastalara göre daha mortal midir?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE EZGİ AK SİLEK

Danışman: Meltem AĞCA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Kronik obstrüktif akciğer hastalığında (KOAH) pulmoner emboli (PE) riski yüksektir. KOAH ile birlikte PE, hastalığın prognozunu olumsuz etkiler. Yatış gereken hastalarda, ayaktan başvurulara göre bu riskin daha fazla olduğu bilinmekle beraber, taburculuk sonrası PE riski ile ilgili bilinenler sınırlıdır. Çalışmada taburculuk sonrası KOAH hastalarının uzun dönemde PE gelişiminde rol alan risk faktörleri araştırıldı. Metot: Çalışmada Ocak 2021 - Şubat 2024 tarihleri arasında üçüncü basamak göğüs hastalıkları hastanesinin elektronik veri tabanından ve dosyalarından primer tanısı KOAH ile yatış gereken hastaların taburculuktan sonra 1 yıl içinde PE tanısı alanları ve almayanları tarandı. PE pozitifliği bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (BTPA) pozitif sonuç (+), PE negatifliği (-) BTPA'da negatif sonuç (-) olarak tanımlandı. İki grubun hastane yatışında olan demografik ve klinik özellikler, ek hastalıklar, başvuru semptomları ve laboratuvar testleri (hemogram, arter kan gazı, enflamatuvar marker, kardiyak enzim) ve mortalite oranları karşılaştırıldı. PE (+) grubun emboli lokalizasyonu (ana, lober, segmental ve subsegmental pulmoner arter) incelendi. Taburculuktan sonra PE tanısı alana kadar geçen süre kayıt edildi. Pulmoner emboli için risk faktörleri üzerine çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Bulgular: Çalışma taranan toplam 1204 hastadan, çalışma kriterlerine uyan 135 hasta dahil edildi. PE (+) 67 hastada, PE (-) 68 hastada var idi. Tüm hastaların ortalama (SD) yaşı 69 (±9) iken, %73'ünü erkek cinsiyet oluşturdu. PE (+) ve (-) hastalar arasında demografik özellikler, sigara hikayesi, Charlson Komorbidite İndeksi (CCI) benzer oranlarda idi (tümünde p> 0.05). PE olanlarda PE olmayanlara göre daha az pürülan balgam (p=0.001), daha az mutlak eosinofil yüzdesi ve sayısı (sırasıyla p=0.013, p=0.003) ve daha düşük pO₂ (p=0.038) var idi. Buna karşılık daha yüksek Red Cell Distribution Width-Coefficient of Variation (RDW-CV) (%) (15.3 vs 14.6, p=0.046) ve D-dimer (1.44 vs 0.69, p<0.00.1) değeri, daha uzun yatış gün sayısı (11 gün vs 7 gün, p<0.001) saptandı. PE olan grubun mortalitesi, PE olmayan gruba göre daha fazlaydı (%51 vs %31, p=0.019). En sık emboli lokalizasyonu pulmoner arterin segmental ve subsegmental dallarında (sırasıyla %82, %56) iken, en az lober ve ana pulmoner arter dallarında (sırasıyla %37, %13) idi. Pulmoner emboli için risk faktörleri üzerine çok değişkenli lojistik regresyon analizinde geçirilmiş PE (Hazard ratio [HR], 15.53; 95% CI, 1.84-131.01; p=0.012), pürülan balgam (HR, 0.32; 95% CI, 0.12-0.90; p=0.030), D-dimer (HR, 1.61; 95% CI, 1.16-2.24; p= 0.004), hastane yatış süresi (HR, 1.07; 95% CI, 1.01-1.13; P=0.020) anlamlı bulundu. Modelin uyum kalitesini değerlendirmede kullanılan Hosmer-Lemeshow ve Chi-Square test istatistiği 0.319, öngörü yeteneğini değerlendirmede kullanılan Nagelkerke R-kare değeri ise 0.398 idi. Taburculuktan sonra PE tanısına kadar geçen süre ortanca 53 gün (çeyrekler arası aralık [%25-%75] 16-166) iken, bu süre ana ve lober pulmoner arterde ortanca 70 gün (14-126), segmental ve subsegmental arterde ortanca 56 gün (20-173) idi. Tartışma: Çalışmada KOAH hastalarında taburculuk sonrasında PE gelişimi için risk faktörleri olarak; geçirilmiş PE hikayesi, başvuru semptomlarından pürülan balgamın daha az olması, serum D-dimer yüksekliği, yatış süresinin uzunluğu önemli bulundu. PE lokalizasyonlarından segmental ve subsegmental yerleşim, lober ve ana pulmoner arter yerleşime göre daha sık oranda saptandı. Tüm nedenlere bağlı mortalite PE olan grupta, PE olmayan gruba göre daha fazla idi. Sonuç: KOAH, PE ile komplike olduğunda prognozu kötüdür. Hastaneye yatış gerektiren KOAH hastalarında, daha önce PE öyküsü olan, yatışında pürülan balgam tariflemeyen, serum D-dimer seviyesi yüksek, yatış gün sayısı uzamış olanlarda taburculuktan sonra PE için risk bulunabilir. Bu özelliklere sahip hastaların taburculuktan sonra özellikle ilk 2-3 ay için PE riskine karşı yakın takip edilmeleri önemlidir. Anahtar Kelimeler: KOAH, Pulmoner Emboli, Mortalite