Suicidal girişim nedeniyle takip edilen hastaların sosyodemografik özellikleri, laboratuvar bulguları ve tıbbi durumları ile depresyon skorunun değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ÖZTÜRK
Danışman: Ramazan KÖYLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada suicidal girişim nedeniyle Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Toksikoloji Yoğun Bakım'da yatırılarak tedavi ve takipleri yapılan hastaların sosyodemografik özelliklerinin, laboratuvar bulgularının, tıbbi durumlarının ve Beck Depresyon Skorları'nın değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız kesitsel türde tasarlanmıştır. Çalışma Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği (KEAH-ATK) Toksikoloji Yoğun Bakım' da 01.05.2018-30.04.2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Çalışmaya katılmayı kabul eden 18 yaş ve üzeri kadın ve erkek bireylerin tamamının çalışma kapsamına alınmasına karar verilmiştir. Çalışmaya ilişkin veriler 60 soruluk veri toplama formu ve 21 soruluk Beck Depresyon Envanteri (BDE) ile toplanmıştır. Kategorik veriler arasındaki ilişkiler Ki-kare testi ve Nokta çift serili korelasyon katsayısı (Eta) ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık için p'nin 0,05'ten küçük olduğu durumlar kabul edilmiştir. Bulgular: İlaçla suicidal girişimde bulunan ve Toksikoloji Yoğun Bakım' da yatırılarak tedavi edilen 135 hasta üzerinde yürüttüğümüz çalışma neticesinde hastaların %20,1'i (n=27) mevcut girişim öncesinde en az bir defa intihar girişiminde bulunduğunu belirledik. Daha önce girişimi bulunan hastaların %56,3'ü (n=18) ilaç içerek intihara kalkışmıştı. Katılımcıların %96,3'ü (n=130) oral yolu kullanmıştı. Kullanılan ilaçlar; hastaların %49,6'sının (n=67) kendi ilacıydı. Girişimlerin %85,9'u ev ortamında ve %84,4'ü tanık bulunmaksızın gerçekleşmişti. Olayların %54,5'i (n=72) gece olarak sınıflanan saatler içerisinde meydana gelmişti. İntihar olayları en sık ilkbahar; ikinci sıklıkta ise yaz mevsiminde ortaya çıkmıştı. Hastaların %19,3'ünün (n=26) bilinç düzeyinde değişiklikler mevcuttu. Hastaların %92,6'sı (n=125) sağlıkla taburcu edilmişti. Daha önce suicidal girişimde bulunma ile psikiyatrik bir ilacı kullanma durumu arasında ise ki-kare testinde anlamlı fark bulundu. Sonuç: Acil servis başvuruları arasında önemli bir yer tutan ve bir halk sağlığı sorunu olan intiharın oransal olarak azaltılması ve önlenebilmesi için toplum ruh sağlığını korumaya yönelik uygulamaların birinci basamak sağlık hizmetleri içerisine entegre edilmesi uygun bir yol olabilir. Ancak önlenemeyen suicidlerde acil serviste yapılan tedaviler ve bu tedavinin devamlılığında toksikoloji yoğun bakım ünitelerinin önemi ortaya çıkmaktadır. Hastaların surveyi ve morbiditesi açısından acil servislere entegre toksikoloji merkezlerinin çoğaltılması gereklidir. Ayrıca alınabilecek önlemler ile mortalitenin azaltılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.