Persistan atriyal fibrilasyon hastalarında elektriksel kardiyoversiyon sonrası erken dönem sinüs ritminde kalma başarısı ve bunu etkileyen faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEREF BERK TUNCER
Danışman: Kamil GÜLŞEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda persistan atriyal fibrilasyonu olan, elektriksel kardiyoversiyon uygulanan hastalarının 6 aylık takipleri sonucunda hangi hastalarda sinüs ritminin sebat ettiğini, hangi hastalarda atrial fibrilasyon rekürrensi olduğunu öngördüren parametrelerin (klinik, komorbidite, epidemiyolojik ekokardiyografik, biyokimyasal vb.) araştırılması ve değerlendirilmesi planlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif gözlemsel olarak tasarlanan çalışmamıza Ocak 2021- Haziran 2023 tarihleri arasında merkezimizde persistan atrial fibrilasyon nedeni ile elektriksel kardiyoversiyon yapılan hastalar alındı. Hastalarımızın sosyo- demografik verileri (yaş, cinsiyet, kilo, boy), kronik hastalıkları (hipertansiyon, diyabetes mellitus, koroner arter hastalığı, inme, kardiyak cerrahi özgeçmişi), kan tetkiklerinin sonuçları (temel biyokimya, tsh, st4, bnp ve hemogram), Transtorasik ve transözafagiyal ekokardiyografi bulguları hastanemizde kullanılan otomasyon sistemi üzerinden elde edildi. Bulgular: Çalışmamıza Ocak 2021- Haziran 2023 tarihleri arasında merkezimizde persistan AF nedeni ile elektriksel kardiyoversiyon yapılan ardışık 198 hasta alındı. Araştırmaya katılan hastaların 97(%49) tanesi kadın, 101(%51) tanesi erkekti. Ortalama yaş 59,43±11,46 saptandı. Hastalar sinüs ritminde kalan ve AF rekürrensi + başarısız elektriksel kardiyoversiyon (EKV) olarak iki gruba ayrıldı. Sinüs ritminde kalan grupta 61 hasta bulunurken başarısız EKV ya da AF rekürrensi grubunda 137 hasta mevcuttu. Gruplar arasında yaş, kilo, vücüt kitle indeksi (BMİ) ve vücut yüzey alanında (BSA) anlamlı fark bulunmazken, boy ortalamasında iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p= 0,028). Hipertansiyon, diyabetes mellitus, koroner arter hastalığı, kardiyak cerrahi öyküsü, serebrovasküler olay açısından 2 grup benzer saptandı. Ekokardiyografi parametrelerinden ePABS değerine bakıldığı zaman sinüs ritminde kalan grupta 32,12±11,12, başarısız EKV ya da AF rekürrensi grubunda 35,51±9,98 saptanmıştır ve istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır (p=0,036). Kan parametrelerinden, Albümin değeri sinüs ritminde kalan grupta 4,27±0,34 g/dL, başarısız EKV ya da AF rekürrens grubunda 4,08±0,42 g/dL saptanmış olup istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,01). 12 Naples prognostik skoru sinüs ritminde kalan grupta 1,52±0,97 saptanırken, AF rekürrens olan grupta 2,05±1,08 saptanmıştır ve istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0,01). Yapılan çoklu değişkenli lojistik regresyon analizinde naples prognostik skoru ( Odds oranı: 1,582, güven aralığı (95%): 1,10 – 2,27, p=0.013), BMİ (Odds oranı: 1,13, güven aralığı (95%): 1.00-2,27, p:0,044), AF süresi (Odds: 1,32 , güven aralığı (95%): 1,2-1,56 , p<0,01), ePABS(Odds: 1,06 , güven aralığı (95%): 1,02- ,1,11 , p<0,01) başarısız EKV ve kısa dönem AF rekürrensinin bağımsız öngördürücüleri olarak saptandı. Sonuç: Çalışmamızda persistan AF'si olan hastalarda elektriksel kardiyoversiyon sonrası sinüs ritminde kalma ya da başarısız EKV ve kısa dönem AF rekürrensini öngördürücü olarak BMİ, AF süresi (yıl), ePABs ve Naples prognostik skorunun kullanılabileceğini saptadık. BMİ fazla, AF süresi uzun, ePABs yüksek, Naples prognostik skoru ≥ 3 olan hastalarda daha sık AF rekürrensinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Atrial fibrilasyon, Elektriksel kardiyoversiyon, Rekürrens, Naples prognostik skoru