Tip 2 diyabet tanılı yaşlı bireylerde olası sarkopeni varlığı ile beslenme durumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLSÜM ÇELİK
Danışman: Yalçın HACIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sarkopeni, yaşlanma ile birlikte kas gücü ve fiziksel performansta azalma ile seyreden; yaşlı bireylerde fonksiyonel kapasiteyi, yaşam kalitesini ve sağlık sonuçlarını olumsuz etkileyen önemli bir geriyatrik sendromdur. Tip 2 diyabet ise kronik inflamasyon, insülin direnci ve metabolik bozukluklar yoluyla sarkopeni riskini artıran başlıca klinik durumlardan biridir. Bu süreçte beslenme durumu ve fiziksel aktivite düzeyi kritik belirleyiciler olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, 65–75 yaş arası Tip 2 diyabet tanılı bireylerde olası sarkopeni varlığı ile beslenme durumu arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve özellikle GNRI ile MNA-SF gibi nütrisyonel değerlendirme araçlarının sarkopeniyi öngörme gücünü incelemektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tasarıma sahip bu çalışma, 15 Mayıs–14 Temmuz 2025 tarihleri arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği ve Dahiliye polikliniklerine başvuran toplam 123 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri ile son üç ay içinde yapılmış laboratuvar sonuçları kayıt altına alınmıştır. Olası sarkopeni değerlendirmesi SARC-F anketi ve el kavrama gücü (HGS) ölçümü ile yapılmış; SARC-F ≥4 ve el kavrama gücünün cinsiyete göre düşük olması durumunda katılımcılar "olası sarkopeni" olarak sınıflandırılmış, uyumsuz test sonuçları çalışma dışı bırakılmıştır. Beslenme durumu GNRI, MNA-SF, 24 saatlik besin tüketim kaydı ve ilgili laboratuvar parametreleri ile değerlendirilmiştir. Fiziksel aktivite düzeyi IPAQ-SF formu kullanılarak MET-dakika/hafta cinsinden hesaplanmıştır. Veriler SPSS 29.0 programı ile analiz edilmiş; gruplar arası karşılaştırmalarda uygun şekilde T testi, Mann-Whitney U testi, Ki-Kare testi, Fisher Exact testi ve Fisher Freeman Halton testi kullanılmıştır. Olası sarkopeni ile ilişkili faktörler univariate ve multivariate lojistik regresyon analizleri ile incelenmiş; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalamaları iki grup arasında benzer bulunmuştur. Cinsiyet ve eğitim düzeyi olası sarkopeni ile ilişkili görünse de yaşam tarzı özellikleri açısından fark saptanmamıştır. Klinik değişkenler içinde yalnızca hipertansiyon ve polifarmasi anlamlı ilişki göstermiştir. Laboratuvar değerlendirmesinde hemoglobin, hematokrit ve kreatinin düzeyleri sarkopeni olmayan grupta daha yüksek olup anlamlıdır. Antropometrik ölçümlerde, olası sarkopeni grubunda beden kitle indeksi ve yağ yüzdesi daha yüksek, kas kütlesi ise daha düşük bulunmuştur. Fiziksel aktivite değerlendirmesinde sarkopeni olmayan grubun IPAQ toplam MET değeri anlamlı derecede daha yüksek, günlük oturma süresi ise daha kısadır. Beslenme analizinde, sarkopeni olmayan bireylerde günlük enerji, protein, yağ, karbonhidrat ve lif alımlarının mutlak (gram) değerleri daha yüksek bulunmuş; makro besin yüzdesel dağılımlarında ise anlamlı fark saptanmamıştır. MNA-SF puanları sarkopeni olmayan grupta daha yüksek olmasına rağmen MNA-SF kategorileri ve GNRI sınıflamaları arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. Univariate analizlerde birçok değişken olası sarkopeni ile ilişkili görünse de, çok değişkenli lojistik regresyon analizlerinde yalnızca fiziksel aktivite düzeyi (IPAQ toplam MET) olası sarkopeniyi bağımsız olarak yordayan değişken olarak kalmıştır. GNRI ve MNA-SF modellerde bağımsız katkı sağlamamıştır. Sonuç: Bu çalışma, 65–75 yaş arası Tip 2 diyabet tanılı bireylerde olası sarkopeni varlığının özellikle düşük fiziksel aktivite düzeyi, yüksek beden kitle indeksi, düşük kas kütlesi ve yüksek yağ yüzdesi ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Günlük enerji ve makro besin alımlarının sarkopeni olmayan grupta daha yüksek olmasına rağmen, GNRI ve MNA-SF'nin sarkopeniyi bağımsız olarak öngöremediği belirlenmiştir. Çok değişkenli analizlerde yalnızca fiziksel aktivitenin bağımsız belirleyici olması, yaşlı diyabetik bireylerde sarkopeni riskinin azaltılmasında düzenli fiziksel aktivitenin artırılması, hareketsizliğin azaltılması ve beslenme izleminin bütüncül bir yaklaşımla sürdürülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Yaşlı Diyabetik Bireyler, Sarkopeni, Olası Sarkopeni, Beslenme Durumu, GNRI, MNA-SF, SARC-F, El Kavrama Gücü, Fiziksel Aktivite