Toplumda gelişen pnömoni tanısı olan KOAH hastalarında amfizem varlığının biyobelirteçler (lökosit, nötrofil, CRP, prokalsitonin) üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RABİA YURT

Danışman: Eylem TUNÇAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), bronşit ve/veya amfizemin farklı derecelerde bir arada olduğu, kalıcı ve ilerleyici hava akımı obstrüksiyonu ile karakterize heterojen bir hastalıktır. Amfizem, distal hava yollarının destrüksiyonu ve dilatasyonu ile tanımlanır. Farklı klinik, radyolojik ve prognostik özellikleri nedeni ile bronşitten ayrılır. Pnömoni, akciğer parankim dokusunun enfeksiyonudur. Pnömoni tanısında ve ciddiyetini belirleme biyobelirteçler kullanılır. Bu çalışmada toplumda gelişen pnömoni tanısı olan KOAH hastalarında amfizem varlığının biyobelirteçler (lökosit, nötrofil, CRP, prokalsitonin) üzerine etkisi araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2016- Şubat 2023 tarihleri arasında SBÜ Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde pnömoni tanısı ile göğüs kliniğinde yatan 135 KOAH hastası çalışmaya alındı. Hastaların toraks bilgisayarlı tomografileri (BT) bir radyolog tarafından amfizemi olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. Amfizemi olanlarda, amfizemin türü (sentriasiner, paraseptal ve panasiner) belirlenip, amfizem yüzdeleri (≤%25, %26-50, % 51-75, > %76) ve skorlaması (hafif, ılımlı, orta, ciddi) yapıldı. Hastaların yatışında demografik özellikleri, ek hastalıkları, klinik semptomları, pnömoni radyolojileri, laboratuvar parametreleri, hastanede kalış süreleri ve akıbetleri (taburculuk, yoğun bakım, ölüm) araştırıldı ve tüm bu veriler iki grup arasında karşılaştırıldı. Pnömoni riskinin belirlenmesi için Pneumonia severity index = Pnomoni ağırlık indeksi (PSI) ve CURB-65 (Konfüzyon, üremi, solunum sayısı, kan basıncı, yaş) kullanıldı. Veriler hastane otomasyon sisteminden elde edildi ve geriye dönük incelendi. Bulgular: Amfizemi olan grupta 71 hasta (%53), amfizemi olmayan grupta 64 hasta (%47) var idi. İki grubun yaş ortalaması benzer iken (sırasıyla 73 [±9], 72 [±10]; p=0.58), erkek cinsiyet ve sigara içimi amfizemi olan grupta anlamlı olarak daha fazla idi (sırasıyla %96'a karşılık %81; p=0.007; %99'a karşılık %84; p=0.003). Tüm hastalarda pnömoni yerleşim yerleri sıklık sırasına göre sağ akciğer (N=52, %39), sol akciğer (N=42, %31), bilateral (N=41, %30) idi. İki grup arasında akciğerin tutulum alanları ve parapnömonik efüzyon açısından anlamlı farklılık saptanmadı (Tümünde p > 0.05). Amfizemi olan hastaların ortanca hastanede kalış süresi, amfizemi olmayan hastalara göre anlamlı daha fazla idi (sırasıyla: 9 [7-14], 7 [6-10], p=0.010). Tüm hastaların %87'si eve taburcu olurken, %11'i yoğun bakım ünitesine nakil oldu. İki grup arasında eve taburculuk ve yoğun bakıma transfer açısından anlamlı fark bulunmadı. Yetmiş bir amfizem hastasının 28'inde (%39) sentriasiner amfizem, 20'sında (%28) sentriasiner+paraseptal, 16'sında (%23) panasiner, 7'sinde (%10) paraseptal amfizem var idi. Amfizem skorlamasına göre, 14 hasta skor 1(hafif) de iken, diğer skorlarda (skor 2 ılımlı, skor 3 orta, skor 4 ağır) 19'ar hasta var idi. İki grup arasında yatışları boyunca kullandıkları medikal tedaviler (bronkodilatör ve kortikosteroid), ve cihazlar (oksijen, bilevel positive airway pressure) açısından anlamlı farklılık yok idi. Biyobelirteçler açısından karşılaştırılma yapıldığında amfizemi olan grubun, amfizemi olmayan gruba göre ortalama lökosit ve nötrofil sayısı anlamlı daha düşük idi (sırasıyla p=0.036, p=0.035) idi. Ortalama CRP, amfizemi olan grubun 130.4 mg/ L (±86.90) iken, amfizemi olmayan grubun 262.8 mg/L (± 62.4) olup, aradaki fark anlamlı idi (p<0.001). PCT'nin ortanca değeri amfizemi olan grupta 0.132 µg/L (0.079-0.536), amfizemi olmayan grupta 0.356 µg/L (0.171-1.660) idi, iki grup arasında fark istatiksel olarak anlamlı idi (p=0.007). PSI, CURB-65 değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Amfizem derecesi ile CURB-65 ve yatış gün sayısı arasında Spearman korelasyon analizi yapıldığında, pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu (sırasıyla r= 0.272 p=0.023, r=0.243, p=0.042). Sonuç: Amfizemi olan KOAH hastalarında toplumdan gelişen pnömoni tanısında biyobelirteçler amfizemi olmayan hastalara göre düşüktür. Günlük klinik pratikte amfizem hastalarında pnömoni tanı ve yönetiminde biyobelirteçlerin düşük olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Amfizem, CRP, KOAH, Toplumdan Gelişen Pnömoni, Prokalsitonin