Serum MOTS-c düzeyinin obezite ve metabolik sendrom ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BUĞRA ÜNSAL
Danışman: Zübeyde Şebnem AKTARAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Obezite, yağ dokusunun fazla ve anormal birikimi sonucu sağlığı olumsuz etkileyen, erken dönemde hastalık ve ölümlere yol açabilen kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalık olup tüm dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Obezitede, artmış yağ dokudan dolaşıma salınan pro-inflamatuar sitokinler ve adipokinlerin düzeyleri değişerek endotel disfonksiyonuna ve düşük dereceli kronik inflamasyona neden olur. Kronik inflamasyonun obezite ile ilişkili komorbiditelerin patogenezinde kritik rol oynadığı tespit edilmiştir. MOTS-c (mitochondrial open reading frame of the 12S rRNA type-c), mitokondriyal kökenli bir peptit olup kas, yağ dokusu gibi çeşitli dokularda eksprese edilmektedir. MOTS-c insan ve kemirgen plazmasında tespit edilmiştir. Deneysel çalışmalar, fare modellerinde intravenöz MOTS-c uygulamasının pro-inflamatuar sitokin düzeylerini anlamlı ölçüde azalttığını, anti-inflamatuar faktörleri ve insülin duyarlılığını artırdığını göstermiştir. Ayrıca obez hastaların serum MOTS-c düzeylerinin düşük olduğu ve bu peptidin insülin direncini modüle ederek metabolik hastalıkların patofizyolojisinde rol aldığı bildirilmiştir. Çalışmamızın amacı, patogenezlerinde kronik inflamasyon olan obezite ve metabolik sendrom (MetS) ile serum MOTS-c düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemek, böylece MOTS-c'nin yüksek morbidite ve mortaliteye sahip, erken tanı ve tedavi ile önlenebilen bu hastalıklar için kullanılabilecek yeni bir biyobelirteç olma potansiyelini değerlendirmektir. Çalışmaya SBÜ Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniği ile Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniğine, 16.08.2024 ile 01.04.2025 tarihleri arasında başvuran 18-65 yaş arasında, 28 erkek ve 31 kadın, VKİ ≥ 30 kg/m² olan toplam 59 obez vaka ve genel kontrol amacıyla başvuran 18-65 yaş arasında, 14 erkek ve 15 kadın VKİ:18-25 kg/m² olan 30 normal kilolu sağlıklı birey alındı. Obez vakalar da kendi içinde metabolik sendromu olan MetS(+) (14 erkek ,15 kadın) ve metabolik sendromu olmayan Mets (-) (14 erkek, 16 kadın) şek-linde ikiye ayrıldı. Çalışmaya katılan tüm bireylerde serum MOTS-c düzeyi ile ant-ropometrik ölçümler, biyoelektrik impedans ölçüm (BİÖ) parametreleri, biyokimya-sal parametreler arasındaki ilişki incelendi. Çalışmamızda obez grupta kontrol grubuna göre serum MOTS-c düzeyi daha düşük olmasına karşın aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,070). Ancak ROC Curve testi ile yapılan analize göre çalışmaya katılanların serum MOTS-c düzeyi 231,18 ng/mL cut-off olarak alındığında, % 61,9 AUC, % 57,63 Sensitivite, % 72,41 Spesifite ile obezlerde cut off degerinin altında bulundu. Obez hastalarda serum MOTS-c düzeyinin bu cut-off değerin altında olma sıklığı kontrol grubuna göre daha yüksekti (p=0,007). Kontrol grubundaki erkek bireylerin kadın bireylere göre serum MOTS-C düzeyinin daha yüksek olması istatistiksel açıdan anlamlı bulundu (p=0,021). Kontrol grubunda serum MOTS-c düzeyi ile PBF (Vücut Yağ Yüzdesi) değeri arasında negatif korelasyon (r=-0,428) , serum MOTS-c düzeyi ile HALP Skoru arasında pozitif korelasyon bulundu (r=0,454). MetS (+) olan grup ile MetS (-) grubun serum MOTS-c düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark saptanmadı (p=0,237). Ancak obez grupta ROC Curve testi ile yapılan analiz sonucuna göre serum MOTS-c düzeyi 221,29 ng/mL cut-off olarak alındığında, % 59,0 AUC, % 68,97 Sensitivite, % 56,67 Spesifite ile MetS (+) grupta cut-off değerinin altında bulundu. MetS (+) grupta serum MOTS-c düzeyinin bu cut-off değerin altında olma sıklığı MetS (-) gruba göre daha yüksekti (p=0,042). Obez grupta yer alan hastalarda yapılan Univariate analiz sonucuna göre yaş,açlık kan glukozu (AKG) ,trigliserit (TG),visseral adiposite indeksi (VAİ)'nin yüksekliğinin (p=0,001,p<0,01,p=0,012,p=0,009) ve HDL değeri düşüklüğünün (p=0,003), serum MOTS-c düzeyinin 221,29 ng/mL altında olmasının (p=0,050) metabolik sendromu göstermede etken olabileceği düşünüldü. Sonuç olarak çalışmamızda metabolik hastalıklarda önemli rol oynadığı düşünülen MOTS-c peptidi ile obezite ve MetS arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Ancak ROC Curve testiyle yapılan analizlerde serum MOTS-c düzeyinin obez hasta grubunda (≤231,18 ng/mL) ve MetS (+) grupta (≤221,29 ng/mL) belirli cut-off değerlerinin altında olma sıklığı daha yüksekti. (Sırasıyla p=0,007, p=0,042). Kontrol grubunda serum MOTS-c düzeyi ile PBF arasında negatif korelasyon saptanması yağ dokusu artışı ile birlikte serum MOTS-c düzeyinin azaldığını düşündürmüştür. Yine kontrol grubunda HALP skoru ile serum MOTS-c düzeyi arasında pozitif korelasyon (r=0,013) saptanmıştır. Literatürde HALP skorunun inflamasyonla azaldığı ve MOTS-c'nin de anti-inflamatuar bir biyobelirteç olduğu düşünüldüğünde sağlıklı normal kilolu bireylerde pozitif korelasyon göstermeleri literatür ile uyumlu bulunmuştur. Yapılan çalışmaların sonuçlarındaki çelişkiler ve farklılıklar nedeni ile MOTS-c peptidinin metabolik hastalıklardaki rolü için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu düşünülmüştür