Travma dışı nedenlerle başvuran çocuk hastalarda bilgisayarlı karın tomografisi kullanımının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TÜRKAN ÇETİNCEVİZ CÖMEZ

Danışman: Fatih Mehmet KIŞLAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Akut karın ağrısı ve eşlik eden semptomlarla çocuk acil polikliniğine başvuran hastalarda acil müdahale edilmesi gereken cerrahi patolojilerin gözden kaçırılmaması ve tanıya en güvenilir ve hızlı yoldan ulaşılabilmesi için sıklıkla BT (Bilgisayarlı Tomografi) kullanılmaktadır. Fakat günümüzde kullanılan çok kesitli BT cihazlarında tüm karın BT için alınan radyasyon dozu, tek yönlü akciğer röntgeni çekimlerinde alınan radyasyon dozundan yaklaşık olarak 100 ila 400 kat fazladır (1). Bilindiği gibi BT'nin içerdiği iyonize radyasyon çocukların hızlı çoğalan hücrelerinde malign neoplazm gelişme riskini artırmaktadır. Günümüzde çocuklar diğer çevresel radyasyonlara da oldukça fazla maruz kalmaktadırlar. Bu nedenle çalışmamızda çocuk acil polikliniğimize travma dışı nedenlerle başvuran ve bilgisayarlı karın BT çekilen çocuk hastalarda, BT istenme gerekçelerini belirlemek ve BT'nin gereksiz kullanımını azaltabilmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Çocuk Acil Polikliniği'ne 2020 yılında travma dışı nedenlerle başvuran ve karın BT çekilen 18 yaş altı hastalar dahil edildi. Çalışmaya dahil olan hastaların alt ve üst karın BT rapor sonuçları elektronik veri sisteminden taranarak gerekli bilgiler kaydedildi. Yine bu hastaların Çocuk Acil Polikliniğine başvuru anındaki semptomları, fizik muayene bulguları, laboratuvar bulguları, yapılan diğer görüntüleme tetkiklerinin raporları, ilgili branş ile konsültasyonunun olup olmadığı, BT çekim zamanı, takip süreleri gibi verileri kaydedildi. Öncelikle hastalar karın BT'de bulgu saptanan ve saptanmayanlar olarak iki gruba ayrıldı, sonra bulgu saptananlar da kendi arasında akut cerrahi karın bulgusu saptanan ve saptanmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Akut apandisit, invajinasyon, ileus, over torsiyonu akut cerrahi karın olarak değerlendirldi. Diğer saptanan bulgular akut cerrahi karın bulgusu saptanmayan grubuna dahil edildi. Önce BT'de bulgu saptanan ve hiç bulgu saptanmayan hastalar sonra bulgu saptananlardan akut cerrahi karın bulgusu saptanan ve saptanmayan hastalar başvuru şikayetleri, fizik muayene bulguları, laboratuvar bulguları ve yapılan görüntüleme tetkikleri, BT çekilme zamanları, takip süreleri, ilgili branş konsültasyonu olup olmamasına göre karşılaştırıldı. Bu veriler ışığında karın BT istenme gerekçeleri, BT'de saptanan bulgular ve karın BT'nin hangi hastalarda öncelikle planlanması gerektiği incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen ve karın BT çekilen 319 çocuğun 166 (52%)'sı erkek, 153 (48%)'ü kız çocuktu. Yaşları 1 yıl ile 18 yıl arasında değişmekte olup yaş ortalamaları 11,80 ± 4,13 yıldı. Hastaların 110 tanesinde hiçbir bulgu saptanmadı, 124 tanesinde akut cerrahi karına neden olmayan bulgular, 85 tanesinde akut cerrahi patoloji saptandı. Akut cerrahi patoloji saptanan 85 hastanın 79'unda akut apandisit, 4'ünde bağırsak tıkanıklığı, 1 tanesinde over torsiyonu,1 tanesinde invajinasyon saptandı. BT'de bulgu saptanan hastalarda en fazla mezenter lenfadenit, akut gastroenterit bulguları, over kisti ve üriner patoloji saptandı. Bulgu saptanan tüm çocuklarda en fazla 12 yaş üzeri olgu saptanırken, hiç bulgu saptanmayanlarda en fazla 5-12 yaş arasında olgu saptandı. Karın ağrısına tüm hastalarda en çok kusma, ateş ve ishalin eşlik ettiği görüldü. Akut cerrahi karın saptananlarda saptanmayan çocuklara göre erkek cinsiyet, kabızlık şikayeti, fizik muayenede sağ alt kadranda hassasiyet ve defans oranı anlamlı derecede yüksekti. Akut cerrahi karın bulgusu saptanmayanlarda fizik muayenede karında yaygın hassasiyet oranı yüksek bulunurken, hiç bulgu saptanmayan hastalarda karın muayenesi normal olanların oranı anlamlı derecede yüksekti. BT'de akut cerrahi patoloji düşünülen hastalarda beyaz küre sayısı sınır değeri tüm yaş gruplarında normal aralıktaydı. Mutlak nötrofil sayısı, nötrofil lenfosit oranı sınır değeri tüm akut cerrahi patoloji düşünülen olgularda yaşa göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Çalışmamıza dahil edilen tüm olguların tamamına hem alt karın BT hem üst karın BT çekildiği tespit edildi. Üst karın BT çekilen olguların % 85 'i normal olarak değerlendirilirken, hiçbir hastada akut cerrahi patoloji saptanmadı. Akut cerrahi karın bulgusu saptanan 85 hastanın sadece 15'ine karın USG çekildiği ve bu hastalardan sadece 1 tanesinde akut apandisit saptandığı görüldü. Çalışmamıza dahil olan olguların %88'ine mesai saatleri dışında BT çekildiği, sadece % 8'ine ilgili branş konsültasyonu yapıldığı tespit edildi. Sonuç: Çocuklarda yaşa göre etiyolojilerin değişmesi öykü ve fizik muayenede yaşanan zorluklar, yoğun hasta başvurusu olan acil polikliniğimizde tekrarlayan fizik muayene yapmak için uzun süre takip edebilecek yeterli sayıda gözlem yatağının bulunmaması, mesai saatleri dışında USG çektirmenin zor olması ve Çocuk Cerrahının bulunmaması ve hastanemizde bu hastalar opere edilemediğinden dış merkeze sevklerinin bir an önce sağlanabilmesi amacıyla çok sayıda BT tetkiki istendiğini düşünmekteyiz. Akut cerrahi karın şüphesi olan hastalarda ayrıntılı öykü ve fizik muayene sonrasında şüphelenilen ön tanıya göre, yardımcı laboratuvar tetkikleri yol gösterici olabilir. Eğer görüntülemeye ihtiyaç duyuluyorsa öncelikle USG gibi radyasyon içermeyen görüntüleme yöntemlerine başvurulmalıdır. USG ile tanı konulamayan hastalarda ilgili branş uzmanının da görüşü alınarak sadece şüphelenilen ön tanıya göre alt yada üst karın BT planlanmalıdır. Çalışmamızda da görüldüğü gibi üst karın BT'de acil cerrahi müdahale gereken hiçbir bulguya rastlanmamıştır. Alt karın BT'de ise en fazla akut apandisit bulguları saptanmıştır. Bu nedenle akut apandisit açısından yüksek riskli hastaların belirlenmesinde kullanılan skorlama yöntemlerine başvurulabilir. Alvarado skoru, Kharbanda skoru, Pediatrik Apandisit Skoru gibi skorlama yöntemlerinde akut apandisit açısından yüksek riskli bulunan hastalarda BT istenirse, düşük riskli çocuklarda gereksiz BT kullanımının azalacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Çocuk acil, bilgisayarlı karın tomografisi, akut cerrahi karın