Çocukluk çağında idrar yolu enfeksiyonu tanısı konulan hastaların retrospektif incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR DEMİR

Danışman: Medine Ayşin TAŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, üçüncü basamak bir eğitim araştırma hastanesinde idrar yolu enfeksiyonu tanısı alan çocuklarda risk faktörlerine göre, en sık saptanan etkenlerin ve antibiyotik dirençlerinin belirlenmesi amaçlandı. Bu sayede, ampirik tedavide en uygun ajanı seçerek hastaları doğru tedavi etmek ve idrar yolu enfeksiyonuna (İYE) bağlı komplikasyonları en aza indirmek hedeflendi. Gereç ve Yöntem: 2020- 2022 yılları arasında Çocuk Acil Kliniği, Çocuk Enfeksiyon ve Çocuk Nefroloji Polikliniği'ne başvuran, idrar kültüründe üremesi olup İYE tanısı alan bir ay-18 yaş arası hastalar geriye dönük tarandı ve dahil edilme kriterlerine uyan 664 hasta çalışmaya dahil edildi. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 25 kullanıldı. Bulgular: Çalışma grubundaki hastaların yaş ortanca değeri 84 (1-204) ay saptandı ve %83,9'u (n=557) kız, %16,1'i (n=107) erkek cinsiyetinde idi. Hastaların %10,7'sinde (n=71) üriner sistem anomalisi saptandı. Hastaların idrar kültürlerinde en sık E. coli (%85,1), Klebsiella spp. (%4,7) ve P. miribalis (%3,9) üremesi saptandı. Mikroorganizmaların en sık seftazidime (%59,6 direnç ve %7,1 orta duyarlılık) karşı direnci saptandı; bunu ampisilin (%52,6), seftriakson (%34,4) ve amoksisilin-klavunat (%33,9) direnci takip etti. E. coli'nin en sık seftazidime (%62,4 direnç, %6,2 orta duyarlılık) karşı dirençli olduğu saptandı. Hastaların %32,2'si PN, %67,8'i sistit tanısı aldı. PN tanısı alanların ortanca yaş değeri 60 (1-204) ay, sistit tanısı alanların ortanca yaş değeri 96 (1-204) ay idi ve cinsiyet açısından her iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Hastaların %22,7'sinde (n=151) tekrarlayan İYE vardı. Bu hastalarda en sık E. coli (%83,4) ve Klebsiella spp (%5,3) saptandı; en fazla ampisilin direnci (%63,1) var idi. Tekrarlayan İYE olan hastalarda, olmayanlara göre seftriakson ve ampisilin direnci daha yüksek bulundu. Hastaların %6'sında (n=40) İYE için profilaktik antibiyotik kullanım öyküsü vardı. Bu hastalarda en sık E. coli (%80) ve koagülaz negatif stafilokok (%7,5) saptandı; direnç en fazla seftazidime (%68,7) karşı idi. Profilaktik antibiyotik 11 kullananlarda, kullanmayanlara göre seftriakson ve trimetoprim-sülfametoksazol direnci yüksek bulundu. Tüm yaş gruplarında (1-12 ay, 13-60 ay, >60 ay) en sık saptanan mikroorganizma E. coli (sırası ile, %76,2, %84,7, %87) idi. Tüm yaş gruplarında seftazidim direnci en fazla idi. İlk bir yaşta; amoksisilin-klavunat, TMP-SMX, sefiksim, siprofloksasin, gentamisin, amikasin direnci diğer yaş gruplarına göre daha fazla saptandı. Sonuç: Ampirik tedavide antimikrobiyal ajan tercihi yapılırken; altta yatan hastalıklar, profilaksi alıp almadığı, tekrarlayan İYE geçirip geçirmediği, hastanın yaşı ve bölgesel antibiyotik direnci önemlidir. Hastanemizde en fazla direncin seftazidime karşı saptandığını ve seftriaksona karşı da %30'un üzerinde direnç olduğunu düşünürsek, ampirik tedavide üçüncü kuşak sefolosporinlerin kullanımı konusunda şüpheler oluşmaktadır. Tekrarlayan İYE'lerde ve antibiyotik profilaksisi alan hastalarda, üçüncü kuşak sefalosporinler ampirik tedavide ilk aşamada tercih edilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Nitrofurantoine direnç düşük oranda saptandı; PN ve sistemik enfeksiyonlar dışında tedavide kullanılabileceği düşünüldü. Tüm yaş gruplarında, aminoglikozidler ampirik tedavide güvenle tercih edilebilir. Çalışmamızda bölgesel antibiyotik direnç verileri belirlenerek İYE saptanan hastalara doğru ve uygun antibiyotik seçiminde literatüre katkı sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İdrar yolu enfeksiyonu, çocuk, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, profilaktik antibiyotik tedavisi, antimikrobiyal direnç