Manyetik rezonans görüntülemesinde pediatrik hastalara sedasyon uygulamalarında mikrostream kapnografi ile pulse oksimetrenin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR AKÇAY AKGÜN
Danışman: Canan YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Pediatrik MRG'de daha güvenli ameliyathane dışı sedasyon(ADS) verilmesi için rutin pulseoksimetri monitörizasyonuna ek olarak daha ileri monitörizasyon yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmamızın amacı anestezistlerin pediatrik hasta grubundan uzakta olduğu MRG gibi ADS alanlarında hipoksi, apne gibi respiratuar komplikasyonları kapnografi monitörizasyonunun daha erken göstermede etkinliğini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Prospektif, gözlemsel olan çalışmamıza MRG'de sedasyon alacak 1 ay-18 yaş arası pediatrik hastalar dahil edildi. Yaş gruplarına göre infant(Grup I), 1-3 yaş(Grup II), 3-6 yaş(Grup III), >6(Grup IV) olarak ile kullanılan ilaçlara göre propofol ve tiyopental gruplarına ayrıldı. Hastaların demografik verileri, solunum sayısı, EtCO2, SpO2, KAH, komplikasyonlar, EtCO2 kaydedildi. IPI indüksiyon ve çıkış değerleri değerlendirildi. Kardiyorespiratuar olay, EtCO2'de bazal değere göre %20 değişimin yanında, SpO2'de %93, KAH'nda %20'lik bir değişiklik veya solunum sayısında %20'lik bir değişiklik ile kombinasyonu olarak tanımlandı. Kardiyorespiratuar olay sayısı kaydedildi. Bulgular: Yaşa göre Grup I'de 51, Grup II'de 49, Grup III'de 36 ve Grup IV'de 23 hasta olmak üzere toplam 159 hasta çalışmaya dahil edildi. Gruplar arasında demografik veriler istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Hipoksi ve apne en sık infantlarda görülmesine ve >6 yaştan büyüklerde hiç görülmemesine rağmen gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Tüm hastaların %22.64 indüksiyon IPI müdahale gereken değerdeyken, infantlarda bu oran daha yüksekti (%31.4). ROC analizine göre hipoksiyi öngörmede IPI, EtCO2, SpO2 indüksiyon ölçümleri, apneyi öngörmede ise IPI, EtCO2, solunum sayısı indüksiyon tanısal önemi olduğu görüldü. Tüm hastaların %31.44'inde EtCO2 mevcutken, eş zamanlı bakılan SpO2<%93 (hipoksi) olması hastaların sadece %5.66'sında mevcuttu. EtCO2 olan hastaların da %18'inde eş zamanlı hipoksi ve %13.33'ünde eş zamanlı apne vardı. Ayrıca tüm hastaların %20.75'inde hipopneik hipoventilasyon solunum sayısında artış olmadan EtCO2 düşüklüğü) gelişirken, bu hastaların %15.15'inde hipoksi tespit edildi. Kardiyorespiratuar olay gelişimi açısından yaş grupları arasında istatiksel anlamlı fark yoktu. Propofol grubunda KAH indüksiyonda anlamlı olarak daha düşüktü. IPI indüksiyon Grup T'de Grup P'ye göre anlamlı olarak daha yüksek olarak izlendi. Solunum komplikasyonları açısından ilaç grupları arasında fark yoktu. Kardiyorespiratuar olay tiyopental grubunda propofol grubuna göre daha az görüldü. Sonuç: ADS'da sürekli non-invaziv monitörizasyon yöntemi olan kapnografinin rutin kullanımı hasta güvenliğini artırmaktadır. Hipokarbi, hiperkarbi, bronkospasm, hipoksi, apne gibi respiratuar komplikasyonlara erken müdahale şansı EtCO2 monitörizasyonu ile sağlanmaktadır. Özellikle küçük yaş pediatrik hastalarda daha apne gelişmeden hipopneik hipoventilasyonun tanınmasında EtCO2 monitörizasyonu önemlidir. Tiyopental daha az kardiyorespiratuar depresan etkisi nedeniyle pediatrik sedasyonda güvenle kullanılabilir. Gelişen teknolojiyle birlikte microstream kapnografi cihazının pulse oksimetre probu MR uyumlu hale getirilebilirse MRG'de devamlı IPI takibi yapılarak pediatrik ADS'un daha güvenli olacağı kanısındayız.