İleri evre kalp yetersizliği hastalarında serum Lysyl oxidase-like 2 (LOXL2), metilglioksal (MGO) ve kardiyak myosin-binding protein C (cMyBP-C) düzeylerinin fonksiyonel kapasite ve güncel klinik değerlendirme parametreleri ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET BULUT

Danışman: Süleyman Çağan EFE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu çalışma, ileri evre kalp yetersizliği hastalarında serum metilglioksal (MGO), lysyl oxidase-like 2 (LOXL2) ve kardiyak miyozin bağlayıcı protein-C (cMyBP-C) düzeylerinin fonksiyonel kapasite, ekokardiyografik göstergeler, invaziv hemodinamik parametreler ve biyokimyasal değişkenlerle ilişkisini değerlendirmek amacıyla tasarlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Tek merkezli, prospektif, gözlemsel çalışmaya LVEF ≤%25 ve NYHA III–IV fonksiyonel sınıfta olan 177 hasta dahil edilmiştir. Fonksiyonel kapasite kardiyopulmoner egzersiz testi, hemodinamik parametreler sağ kalp kateterizasyonu ile değerlendirilmiş; serum LOXL2, MGO ve cMyBP-C düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Peak VO₂ için temel klinik değişkenleri içeren çok değişkenli lineer regresyon modeli kurulmuş ve her biyobelirteç modele ayrı ayrı eklenerek ek açıklayıcı katkıları belirlenmiştir. Düşük fonksiyonel kapasiteyi (peak VO₂ <14 mL/kg/dk) ayırt etme performansı ROC analizi, biyobelirteçler arası AUC farkları DeLong testi ile değerlendirilmiştir. Popülasyon MGO medyan değerine göre iki gruba ayrılarak klinik profiller karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Popülasyonun ortalama yaşı 51,1 ± 11,8 yıl, %88,1'i erkek, ortalama LVEF %21,3 ± 3,7 ve ortalama peak VO₂ 13,2 ± 4,3 mL/kg/dk olarak saptanmıştır. Temel regresyon modeli peak VO₂ varyansının %32,5'ini açıklamış; TAPSE ve hemoglobin bağımsız ilişkili değişkenler olarak öne çıkmıştır. Modele ayrı ayrı eklenen üç biyobelirtecin tamamı peak VO₂ ile negatif yönde bağımsız ilişki göstermiştir. En yüksek ek katkı MGO'da saptanmış (ΔR² = +0,054; β = −0,50; p < 0,001), bunu LOXL2 (ΔR² = +0,044; p = 0,001) ve cMyBP-C (ΔR² = +0,031; p = 0,006) izlemiştir. ROC analizinde üç biyobelirtecin tamamı düşük fonksiyonel kapasiteyi anlamlı biçimde ayırt etmiş (MGO AUC = 0,685; LOXL2 AUC = 0,673; cMyBP-C AUC = 0,651; tümü p < 0,001); DeLong testinde aralarında ve NT-proBNP ile anlamlı AUC farkı saptanmamıştır. MGO medyanına göre oluşturulan yüksek MGO grubunda ise daha düşük fonksiyonel kapasite ve daha ağır ekokardiyografik, hemodinamik, renal ve hepatik bozulma profili eşlik etmiştir. Sonuç: İleri evre kalp yetersizliğinde MGO, LOXL2 ve cMyBP-C düzeylerinin temel klinik değişkenlerin ötesinde peak VO₂'nin açıklanmasına ek katkı sağladığı saptanmıştır. En belirgin sinyal MGO'da izlenmiş, LOXL2 ve cMyBP-C ise farklı biyolojik katmanları temsil eden tamamlayıcı belirteçler olarak değerlendirilmiştir. Bu bulguların çok merkezli prospektif çalışmalarla doğrulanması ve doku düzeyinde destekleyici verilerle güçlendirilmesi gerekmektedir. ANAHTAR KELİMELER: İleri evre kalp yetersizliği, fonksiyonel kapasite, peak VO₂, metilglioksal, lysyl oxidase-like 2, kardiyak miyozin bağlayıcı protein-C, biyobelirteç, kardiyopulmoner egzersiz testi