Sepsis hastalarında serum proinflamatuar sitokinleri ve oksidan radikalleri temizlemede rutin kullanımda olan hemodiyaliz membranları arasında fark var mı?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ÇOMOĞLU
Danışman: Fatih DEDE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sepsis, enfeksiyona düzensiz bir konak yanıtının neden olduğu fizyolojik, biyolojik ve biyokimyasal anormalliklere sahip bir klinik sendromdur. Sepsis hastalarında artmış proinflamatuar sitokin seviyeleri görülür ve bu yüksek sitokin seviyesi sepsisin ilerlemesine doku yıkımındaki artışa hatta multi organ disfonksiyon sendromu (MODS) gelişimiyle ölüme neden olabilir. Sepsis hastalarında aşırı proinflamatuar sitokin oluşumunun yanı sıra, farklı hücreler ve çoklu kaynaklar tarafından üretilen serbest radikallerin ve reaktif oksijen türlerinin (ROS) aşırı üretimi de vardır. Sepsis kliniğinin ilerlemesiyle hipoperfüzyon veya hipoksemiye bağlı olarak akut böbrek hasarı (ABH) gelişebilir. ABH, yoğun bakım hastalarının % 25-67'sini etkiler ve hastalık şiddeti normalleştikten sonra bile bağımsız olarak % 30-60'lık bir mortalite oranı ortaya çıkarır. Çalışmamızda ABH gelişen sepsis hastalarında medium cut-off (MCO) membranın proinflamatuar sitokinleri ve oksidan radikalleri temizleme kapasitelerini ölçmeyi ve high-flux (HF) membran ile kıyaslamayı amaçladık. Çalışmamız Mart 2020 – Eylül 2020 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniğinde prospektif olarak gerçekleştirildi. Toplam 38 hasta ABH nedeniyle totalde iki kez hemodiyalize alındı, 19 hasta ilk diyalizine MCO membran ile diğer 19 hasta ise HF membran ile girdi. İkinci seansta membranlar çapraz yapıldı. Diyaliz öncesi ve sonrası kan tetkikleriyle proinflamatuar sitokin ve oksidan radikal seviyeleri ölçülerek karşılaştırıldı. Birinci diyaliz seans sonuçlarında MCO membranda HF membrana göre TNF-α azalma oranı anlamlı bir şekilde daha yüksek saptandı (28.2 ± 21.1 kıyasla 8.0 ± 6.6 p: 0.001). İkinci seans sonuçlarında MCO membranda IL-1β ve IL-6 azalma oranları HF membrana göre anlamlı şekilde yüksek saptandı (sırasıyla 20.5 ± 21.1 kıyasla 4.0 ± 6.5 p: 0.004 ve 27.8 ± 26.5 kıyasla 5.9 ±13.3 p: 0.003). 38 hastanın birinci ve ikinci seans sonuçlarının total değerlendirmesinde MCO membranda TNF-α, IL-1β ve IL-6 azalma oranlarının hepsi HF membrana göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı ( TNF-α : RR (%) 18.9 (0.5-68.1) kıyasla 6.3 (-19.3-60.1) p: 0.001, IL-1β: RR(%) 10.4 (1.3-74.3) kıyasla 4.5 (-10.5-31.1) p<0.001, IL-6: RR(%) 18.0 (0.0-78.5) kıyasla 4.9 (-12.6-77.7) p: 0.006). Her iki membranda oksidan radikalleri temizleme kapasitesini ölçmek için kullandığımız vii TAS, TOS ve MPO düzeyleri açısından anlamlı bir fark çıkmadı (sırasıyla p: 0.893, p: 0.304, p: 0.136). Sonuç olarak bu çalışmamızda MCO membranların orta-büyük molekül ağırlığına sahip proinflamatuar sitokin (TNF-α, IL-1β, IL-6) klirenslerinin HF membrana göre daha yüksek olduğunu ancak oksidan radikalleri temizleme kabiliyetleri açısından her iki membran arasında anlamlı bir fark olmadığını gösterdik.