Elektif sezaryen operasyonlarında genel ve spinal anestezi yöntemlerinin umblikal kord nötrofil lenfosit oranı, trombosit lenfosit oranı ve ortalama trombosit hacmi üzerine etkilerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA KAYA

Danışman: Kerem İNANOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Uygulanan anestezi yöntemine bağlı olarak lokal veya sistemik inflamatuar yanıtlar değişkenlik gösterebilmektedir. Spinal anestezi tek başına veya genel anestezi ile birlikte uygulandığında hem sempatik blokaj hem de hipofiz-adrenokortikal sistem üzerine etkileri ile inflamatuar yanıtı azaltabilir. İnflamasyonu belirlemede kullanılan çeşitli parametreler mevcuttur. Nötrofil lenfosit oranı (Neutrophil Lymphocyte Ratio: NLR), platelet lenfosit oranı (Platelet Lymphocyte Ratio: PLR) ve ortalama trombosit hacmi (Mean Platelet Volume: MPV) de tam kan sayımından elde edilebilen ve inflamatuar yanıtın değerlendirilmesinde kullanılan basit ve ucuz parametrelerdir. Umblikal kord kanında bu parametrelerin bakılması ile anne ve yenidoğandaki patolojilerin tanı ve prognozu hakkında önemli bilgiler elde edilebilir. Bu nedenle çalışmamızda elektif sezaryen operasyonu için uygulanan farklı anestezi yöntemlerinin umblikal kord kanından bakılan NLR, PLR ve MPV oranları üzerine etkilerini incelemeyi amaçladık. Materyal ve Metod: Bu prospektif ve gözlemsel çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurul Başkanlığı'nın onayı (Tarih: 03.03.2022, Karar No:5/4 Etik) alındıktan sonra gerçekleştirildi. Hastalardan yazılı ve sözlü onamları alındı. Elektif sezaryen operasyonu planlanan ASA skoru II-III ve 18-45 yaş arası term gebeler çalışmaya dahil edildi. Anestezi yönetiminin seçimi, spinal veya genel anestezi, çalışma dışı bir anestezi uzmanı, kadın doğum uzmanı ve gebenin tercihi dikkate alınarak belirlendi. Buna göre, genel anestezi almasına karar verilenler hastalar Genel Anestezi grubu (Grup G, n=30) ve spinal anestezi almasına karar verilen hastalar Spinal Anestezi grubu (Grup S, n=30) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Hastaların demografik verileri, perioperatif laboratuar parametreleri, hemodinamik verileri, umblikal kord kanı NLR, PLR ve MPV değerleri ile 1. ve 5. dk Apgar skorları, yenidoğanın mekanik ventilasyon gereksinimi ve yoğun bakım gereksinimi kayıt altına alındı. Bulgular: Toplam 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Her iki grup arasında demografik veriler, perioperatif maternal hemogram parametreleri ile anestezi, cerrahi, bebek çıkış ve hastanede kalış süreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p >0.05). Grupların hemodinamik verileri karşılaştırıldığında, Grup S'de, Grup G'ye göre anestezi başlangıcından sonraki 3. ve 5. dk'lar ile bebek çıkışına kadar ölçülen en düşük SKB, DKB ve OKB değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu tespit edildi (p 0.05). Hastaların intraoperatif SpO2 değerlerinde tüm zaman aralıklarında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p >0.05). Her iki grupta operasyon süresince verilen sıvı miktarları benzerdi (p >0.05). Grup S' de, Grup G ile karşılaştırıldığında, efedrin dozunun istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edildi (p=0.000). Yenidoğanların doğum sonrası 1. dk Apgar skorları Grup G'de, Grup S ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük bulundu (p=0.015). Gruplar arasında yenidoğanın solunum sıkıntısı varlığı, mekanik ventilasyon ve yoğun bakım gereksinimi açısından anlamlı fark bulunmadı (p >0.05). Umblikal kord NLR ve PLR değerlerinin, Grup G'de, Grup S ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edildi (p=0.034 ve p=0.014, sırasıyla). Grupların MPV değerleri ise benzer saptandı (p >0.05). Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, elektif sezaryen operasyonlarında spinal anestezinin, genel anesteziye kıyasla maternal ile fötal sonuçlar üzerine daha olumlu etkisi olduğunu ve inflamatuar yanıta pozitif etkileri bulunduğunu göstermiştir. Genel anestezi altında sezaryen operasyonu olan gebelerden doğan yenidoğanlarda daha yüksek NLR ve PLR değerleri olduğunu bulduk. NLR ve PLR yenidoğanlarda umblikal kord kanından hemogram analizi ile kolayca bakılabilen, inflamatuar yanıtın basit ve ucuz göstergeleridir. Bu nedenle anne ve yenidoğandaki ilgili hastalıkların tanı ve prognozunu belirlemede önemli ipuçları sağlayabileceğini düşünüyoruz. Anahtar kelimeler: NLR, PLR, MPV, spinal anestezi, genel anestezi