Pediatrik kalp cerrahisi geçiren 0-1 yaş arasındaki çocuklarda protamin: Heparin oranlarının perioperatif kanama ve kan ürünü kullanımı üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYSEL İREM AKKAYA
Danışman: Funda GÜMÜŞ ÖZCAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç Çalışmamızda, kardiyopulmoner bypass (KPB) uygulanan 0–1 yaş arası pediatrik hastalarda farklı protamin:heparin (P:H) oranlarının klinik sonuçlara etkileri retrospektif olarak değerlendirildi. KPB sırasında antikoagülasyon için kullanılan heparinin protamin ile nötralizasyonunda doz dengesinin sağlanamaması, özellikle yenidoğan ve infantlarda koagülasyon bozuklukları ve artmış kanama riskine yol açabilmektedir. Bu yaş grubunda hemodilüsyon, olgunlaşmamış koagülasyon sistemi ve inflamatuar yanıt gibi faktörler nedeniyle protamin dozunun bireyselleştirilmesi önem taşımaktadır. Çalışmamızda, P:H≤ 1:1 ile P:H> 1:1 oranlarının postoperatif kanama miktarı, kan ve kan ürünü gereksinimi, postoperatif yoğun bakım ve hastane yatış süreleri ile komplikasyonlar üzerindeki etkileri incelenerek, pediatrik kalp cerrahisinde optimum protamin doz stratejisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Bu retrospektif gözlemsel çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Etik Kurulu onayıyla Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği'nde yürütülmüş olup, Ağustos 2020 – Mayıs 2024 tarihleri arasında KPB altında opere edilen 0 – 1 yaş arası konjenital kalp hastalığı olan 471 hastayı kapsamaktadır. Hastalar, protamin:heparin oranı ≤ 1:1 (n=162) ve > 1:1 (n=309) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmada, postoperatif ilk 6., ilk 12. ve ilk 24. saatteki göğüs tüpü drenaj miktarları birincil sonuç olarak; perioperatif kan ve kan ürünü kullanımı, postoperatif komplikasyonlar (revizyon, ECMO, diyaliz ihtiyacı), yoğun bakım ve servis yatış süreleri ile hematolojik ve koagülasyon parametrelerindeki değişiklikler ise ikincil sonuçlar olarak değerlendirilmiştir. Veriler hastane kayıtlarından elde edilerek analiz edilmiş; normal dağılım için Shapiro-Wilk testi, uygun durumlarda t testi, Mann Whitney U, ANOVA, Wilcoxon, ki-kare ve Fisher testleri kullanılmıştır. Çok değişkenli analizde, kanama hacmi ve eritrosit süspansiyonu transfüzyon gereksinimini öngören bağımsız değişkenlerin etkisi lojistik regresyon analizi ile incelenmiş ve sonuçlar olasılık oranı (OR) ve %95 güven aralığı (GA) ile raporlanmıştır (p 1:1 grubunda intraoperatif KPB çıkışında ES, TDP, kriyopresipitat ve trombosit kullanımı anlamlı derecede fazlaydı. Postoperatif dönemde, trombosit dışında kan ve kan ürünü kullanımı benzerdi; ancak P:H > 1:1 grubunda yoğun bakım yatış süresi (gün) belirgin şekilde daha uzun bulundu. Mortalite ve postoperatif komplikasyonlar (revizyon, ECMO, diyaliz ihtiyacı) ve servis yatış süreleri (gün) açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmadı. Sonuç Sonuç olarak çalışmamızda, 0– 1 yaş pediatrik kalp cerrahisinde protamin:heparin oranının ≤ 1:1 olarak uygulanmasının erken dönemde kanamayı artırmadığı, hemostazı olumsuz yönde etkilemediği ve daha kısa yoğun bakım yatışıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Buna karşın, P:H > 1:1 oranında protamin verilen hastalarda intraoperatif transfüzyon gereksinimi daha yüksek bulunmuştur. Bulgular, P:H≤ 1:1 uygulanan protamin dozunun güvenli ve hemostatik açıdan avantajlı bir yaklaşım olabileceğini desteklemektedir.