3. basamak hastanede mol hidatiform tanısı konulan hastaların analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT ALİ KARATAŞ
Danışman: Ekrem SAPMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kliniğimizde ultrasonografi (USG) ile tanısı konulan Komplet ve inkomplet mol gebeliklerinde patolojik tanı ve tedavi amaçlı yapılan vakum küretajı takiben, haftalık B-Hcg takibinin persistansı öngörmedeki etkisinin incelenmesi. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2018 ve 1 Eylül 2024 tarihleri arasında, (retrospektif) kohort çalışması olarak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Komplet ve inkomplet mol hidatiform tanısı konmuş yaşları 15-49 arası olan, 163 hastaya tanı ve tedavi amaçlı Vakum Küretaj uygulandı. Bu hastaların demografik özellikleri, obstetrik öyküleri, kan grupları, başvuru şikayetleri, başvuru ve küretaj sonrası beta hCG değerleri, takip süreleri, tedavide MTX ve cerrahi uygulanması (histerektomi) incelenmiştir. Post-operatif dönemde ß-HCG değerleri üç kez ard arda 5 mIU/ml' nin altına ininceye kadar haftalık takip, sonraki bir yıllık dönemde aylık takip yapılmıştır. Haftalık takiplerde plato çizen Bhcg veya artan Bhcg değerlerinde hastalarda persiste gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) oluştuğu kabul edildi. Vakum küretaj ve histerektomi yapılan hastaların başlangıçta veya izlemde metastaz saptanmışsa, izlemde serum b-hcg değerleri yükselmişse kemoterapi için Medikal Onkolojiye yönlendirildi. Buna göre MTX alan (G1=19) ve almayan (G2=144) hastalar iki gruba ayrıldı. Gruplar arasında yatış anındaki B-Hcg değerleri, 1., 2., 3., ve 4. hafta, 3. Ay ß-HCG değerleri karşılaştırıldı. Gruplar arası karşılaştırmada Mann Whitney U testi, Grup içi tekrarlı ölçümlerde Friedman Varyans analizi kullanıldı. Veriler SPSS Windows 25 paket programı ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastaların yaş ortalaması 29,4 yıl olarak bulundu. Hastaların 5 (%3,1)'inde geçirilmiş mol öyküsü vardı, 158 (%96,9)' sinde yoktu. Hastaların nihai patoloji sonuçları; 60 vaka (%36,8) parsiyel mol, 98 vaka (%60,1) komplet mol, 3 vaka (%1,8) koryokarsinom ve 2 vaka (%1,2) invaziv mol olarak bulundu. Hastaların yatış anında, 1., 2., 3., 4. haftadaki ve 3. aydaki ß-HCG median değerleri ve range (Min-Max) sırasıyla 237035 [9556-1716285], 4483 [29- 10558], 634 [4-94924], 117,5 [0-116463], 20 [0-133120] ve 0 [0-57653] IU/L idi. Hastalardan 4 (%2,4) tanesine, komplet mol ve ileri yaş nedeniyle histerektomi yapıldı. B-HCG değerleri haftalık takiplerde hızla azalan 144 vakada (%88,3)'ünde MTX tedavisine gerek kalmadı. B-HCG değerleri plato yapan, 19 vaka (%11,7)'i MTX tedavisi aldı. İki (2) hastada, postop. BHcg değerleri hızla yükseldi. Patoloji sonucu bir (1) invaziv mol ve bir (1) koryokarsinom tanısı alması üzerine histerektomi yapıldı, metastaz için PET CT çekildi ve Kemoterapi uygulandı. Sonuç: Mol gebelikte Vakum küretaj sonrası beta hCG değerlerinin, hızla azalması, plato yapması veya artması önemli olup, mol vakalarında persistansı ön görmede tanısal değere sahiptir.