Tip-2 diyabetes mellitus (TIP2DM) tanılı hastalarda empagliflozinin FIB-4 skoru üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DEMET DEMİR
Danışman: Funda Müşerref TÜRKMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Toplumsal ve küresel bir sağlık problemi olan Tip2DM'nin komplikasyonları da önemli sağlık problemleri oluşturmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar NAFLD (nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı) 'nin retinopati, nöropati ve nefropati gibi diyabetin komplikasyonu olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. NAFLD'nin farmakolojik tedavisinde pioglitazonlar kullanılmaktadır. SGLT-2 inhibitörleri Tip2DM'nin tedavisinde kullanılan oral anti-diyabetik ilaçlardır. Yapılan çalışmalarda SGLT-2 inhibitörlerinin karaciğer enzimleri üzerine olumlu etkilerinde bahsedilmektedir. Biz de çalışmamızda SGLT-2 inhibitör grubundan olan empagliflozinin NAFLD taramasında noninvaziv bir test olarak kullanılan FIB-4 skoru üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi(SBÜ) Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi İç Hastalıkları Kliniğinde 10.08.2021-10.11.2021 tarihleri arasında empagliflozin başlanan 31 hasta dahil edilerek gerçekleştirildi. Prospektif gözlemsel olarak yapılan çalışmaya kronik karaciğer hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, enfeksiyon ve inflamatuar hastalığı olmayanlar ile kemik iliğini etkileyen ilaç kullanmayanlar dâhil edildi. Hastalar 12 hafta sonra kontrole çağırılarak oral anti-diyabetikten önceki ve sonraki FIB-4 skoru karşılaştırıldı.Toplanan verilerden elde edilen istatistiksel analizlerde IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS 22,Türkiye) programı kullanılmış olup anlamlılık p <0.05 düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Ortalaması 52,60±8,78 yıl yaş olan 18 kadın ve 13 erkek olarak toplam 31 kişi çalışmaya alınmıştır. SGLT-2 inhibitörü empagliflozin kullanımı öncesi ve 12 hafta kullanım sonrası ölçülen laboratuvar değerleri karşılaştırılmıştır. Buna göre AKŞ, ürik asit, HbA1c değerlerinde SGLT-2 inhibitörü kullanımından sonra anlamlı şekilde düşüş kreatinin değerinde anlamlı artış olmuştur(p<0.05). Bunlardan AKŞ, kreatinin, HbA1c düzeyindeki değişim daha anlamlıdır(p<0.01). Diğer laboratuvar bulgularının karşılaştırılmasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bel çevresi, kilo, VKİ değerlerinde anlamlı şekilde düşüş olmuştur(p<0.05). Noninvaziv FIB-4 skoru 12 hafta sonra kıyaslanmış, anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: Çalışmamızda ülkemizde kullanılmakta olan SGLT-2 inhibitörü empagliflozin ile FIB-4 skoru arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. 12 hafta empagliflozin kullanımı sonrası kreatinin, AKŞ, HbA1c, ürik asit değerlerinde anlamlı fark saptanmıştır. Başlangıç kilo, bel çevresi, VKI anlamlı derecede azalmışlardır. Çalışmaya az sayıda hastanın katılması, çalışma takip süresinin kısa olması, covid pandemisi nedeniyle gelişen stress ve korkulara bağlı düzenli ilaç kullanımının aksaması gibi risk faktörleri çalışmanın etkileyen faktörlerdir. Bu konuda daha fazla sayıda hastanın katıldığı, daha sık ve daha uzun süre takibin yapıldığı ileri gözlemlere ihtiyaç vardır.