HPV testi pozitif olan kadınlarda servikal sitolojik taraması ASC-US olan hastaların Kolposkopik İndeks sonuçları ile histopatolojik sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEVVAL NİSA İKİZOĞLU
Danışman: Keziban DOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma; HPV pozitif servikal sitolojisi ASCUS olan kadınlarda kolposkopik muayenede, Reid indeksi ve İsveç skorlaması kullanılarak yapılan öngörünün, histolojik sonuçla arasındaki uyumu araştırmayı hedeflemektedir. Çalışmamızda amaç sitoloji sonucu ASCUS olarak değerlendirilen, HPV DNA taraması pozitif olan hastaların kolposkopisinde, İsveç Skoru ve Reid İndeksi gibi kolposkopik skorlama sistemleri kullanarak yorumlamak; bu kolposkopik indekslerin tahmin ettiği servikal intraepitelyal neoplazi derecesini, hastaların nihai servikal patoloji sonucu ile karşılaştırmak; bazı HPV tiplerinin ve birden fazla HPV tipinin pozitifliğinin servikal premalign lezyonları veya invaziv patolojiyi tanımadaki etkinliği ve kolposkopiye yönlendirilmesinin gerekliliğini araştırmaktır. HPV DNA testi pozitif servikal sitoloji sonucu ASCUS olan hastalarda, kolposkopik inceleme yapmanın servikal premalign lezyonları yakalama ihtimalimizi ne kadar artırdığını belirlemek ve ayrıca iki farklı kolposkopik skorlama sistemini karşılaştırarak birbirlerine üstünlüklerini tespit etmek de amaçlarımız arasındadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma retrospektif çalışma olarak tasarlandı. 2020-2023 yılları arasında, Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Kolposkopi Polikliniğine başvuran 30-65 yaş arası HPV testi pozitif smear sonucu ASCUS olan hastalar seçilerek hastanemiz probel sisteminden yaş, medeni durum, okuryazarlık durumu, HPV tiplendirilmesi (HPV 16 ,18 diğer riskli tipleri ve düşük riskli tipler şeklinde) gibi veriler kaydedildi. Kolpofotoğraflar taranarak yapılan histolojik tahmin, kolposkopik Reid İndeksi ve İsveç skorlaması kullanılarak yapıldı. Bu skorlama sistemlerindeki puanlamalara göre, kolpofotoğraflardan hastaların tahmini puanları ve puan aralıkları belirlendi. Bu puan aralıklarının ifade ettikleri servikal intraepitelyal neoplazi derecesi belirlendi. Histopatoloji sonuçları ise bening lezyonlar, skuamoz intraepitelyal neoplaziler (CIN 1, CIN 2, CIN 3), malign lezyonlar şeklinde sınıflandırıldı. Reid indeksi ve İsveç skorlaması kullanırak yapılan puanlama ile hastaların histopatoloji sonuçlarının karşılaştırılması hedeflendi. Bu şekilde kolposkopinin sitolojisi ASCUS, HPV DNA tarama testi pozitif olan hastalardaki histopatoloji sonucunu tahmin edebilmedeki etkinliği, ayrıca kolposkopik tahmin ile nihai histolojik tanı arasındaki korelasyon araştırıldı. Bulgular: Çalışma 2020-2023 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesinde toplam 141 olguyla yapılmıştır. Çalışmaya katılan olguların yaşları ortalama 42,93±8,49 olarak saptanmıştır. Olguların patoloji sonucu incelendiğinde; %0,7'sinin adenokarsinom, %23,4'ünün CIN1, %7,8'inin CIN2, %5'inin CIN3, %15,6'sının kronik servisit, %36,9'unun normal serviks dokusu ve %10,6'sının squamoz metaplazi olduğu gözlemlenmiştir. İndeks sonuçları ile patolojilerin karşılaştırılmasında Reid indeksi yapılarak puan aralığı 0-2 arasında tespit edilen hastalarda, bening histopatolojik sonuç olma olasılığı istatistiksel olarak anlamlı saptamıştır. Aynı zamanda bening lezyonların Reid indeks skorunun 3-4 ve 5-8 puanlarında olma olasığı da düşük saptanmıştır. Bu bulgu Reid indeks skorunun bening lezyonları tespit etmede güvenilir bir skorlama sistemi olduğunu göstermektedir. İsveç skorlaması yapılarak 0-4 puan aralığında tespit edilen hastaların bening histopatolojik sonuç olma olasılığı istatistiksel olarak anlamlı saptamıştır. Aynı zamanda bening lezyonların İsveç skorunun 5-6 ve 7-10 puanlarında olma olasılığı da düşük saptanmıştır. Ancak hasta sayımızın yetersiz olması ve çalışmaya sadece servikal sitoloji sonucu ASCUS olan hastaları dahil etmemiz nedeniyle kolposkopik indekslerin yüksek dereceli CIN' ı tespit etmede kullanılması konusunda değerlendirme yapamadık. Ayrıca HPV 16 ve 18 pozitifliğinde oluşabilecek servikal patolojileri tahmin etmede İsveç skorlamasının, Reid indeksine göre daha başarılı olduğunu tespit ettik. Sonuç: Kolposkopik skorları kullanarak elde ettiğimiz sonuçlarda hem Reid indeksi hem de İsveç skorlaması kullanılarak yapılan kolposkopik tahminin özellikle bening sonuçlara yönlendirmede anlamlı olduğunu kaydettik. Ayrıca HPV 16 ve 18 pozitifliğinde oluşabilecek servikal patolojileri tahmin etmede İsveç skorlamasının, Reid indeksine göre daha başarılı olduğunu tespit ettik ancak bu konuda daha fazla hasta sayısı ile daha kapsamlı çalışmalara gereksinim vardır.