Nüks retina dekolmanı ve proliferatif vitreoretinopati gelişen olgularda tedavi ve profilakside intraoküler mitomisin-C kullanımı ve kontrol grubu ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRE AVCI

Danışman: Sadık Altan ÖZAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, daha önce cerrahi tedavi uygulanmış, nüks retina dekolmanı (RD) ve eşlik eden proliferatif vitreoretinopati (PVR) gelişmiş olgularda, pars plana vitrektomi (PPV) sırasında intraoperatif olarak uygulanan mitomisin-C'nin (MMC) anatomik başarı, yeniden cerrahi gereksinimi ve görsel sonuçlar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif, karşılaştırmalı çalışmaya, 2022–2024 yılları arasında nüks RD ve PVR nedeniyle cerrahi uygulanan 60 hasta dahil edilmiştir. Hastalar, intraoperatif MMC uygulananlar (Grup 1, n=30) ve uygulanmayanlar (Grup 2, n=30) olarak iki gruba ayrılmıştır. Tüm hastalara PPV uygulanmış; gerekli olgularda skleral çökertme ile kombine edilmiştir. MMC, cerrahi sırasında PVR açısından riskli bölgelere uygulanmıştır. Preoperatif ve postoperatif veriler; anatomik ve fonksiyonel başarı, kistoid maküla ödemi (KMÖ) gelişimi, silikon çıkarımı ve ek cerrahi gereksinimi yönünden karşılaştırılmıştır. Bulgular: MMC uygulanan grupta retina yatışıklığı, PVR gelişimi ve fonksiyonel iyileşme oranları kontrol grubuna benzer bulunmuştur. Birincil anatomik başarı (retina yatışıklığı ve GİB >6 mmHg) oranı MMC grubunda %83,3, kontrol grubunda %70,0; ikincil anatomik başarı (silikon çıkarımı, nüks olmaması, ek cerrahi gereksinimi) oranı sırasıyla %50 ve %46,7 olarak saptanmıştır. Her iki grupta cerrahi sonrası görme keskinliği anlamlı şekilde artmış, ancak gruplar arasında fark izlenmemiştir. PVR gelişimi MMC grubunda daha düşük olsa da, istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: MMC uygulaması, nüks RD cerrahisinde birincil anatomik başarı ve komplikasyon oranları açısından anlamlı fark göstermemekle birlikte, klinik olarak olumlu etkiler sunmuştur. Bu bulgular, MMC'nin cerrahi etkinliği artırma potansiyeline işaret etmekte olup, sonuçların doğrulanması için ileriye dönük daha geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.