Türkiye'deki aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinin psikolojik esneklik düzeyleri ile belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MAHİR KILINÇ

Danışman: Murat ALTUNTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada Türkiye'deki aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinin psikolojik esneklik düzeyleri ile belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kesitsel tipte, tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmanın örneklemi Türkiye'deki 7 bölgeyi temsil edecek olan sekiz klinikte görev yapan 362 aile hekimliği uzmanlık öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmada, "Sosyodemografik Bilgi Formu", "Psikolojik Esneklik Ölçeği (PEÖ)" ve "Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği (BTÖ)" kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edildi. Bulgular: Katılımcıların 233'ü (%64,4) kadın, 129'u (%35,6) erkekti. Yaş ortalaması 30,9±5,4 (min:24-maks:57) yıldı. Araştırmamızda 171 (%47,2) katılımcının bireysel/grupla psikolojik destek aldıkları veya psikiyatrik ilaç kullandıkları tespit edildi. PEÖ toplam puanı ile BTÖ toplam puanı arasında negatif yönde, orta düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (r=-0,629, p<0,001). PEÖ alt boyutları ile BTÖ toplam arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,05). Evli olan katılımcıların PEÖ toplam puanının [131 (min:71-maks:176)] bekar [123,5 (min:83-maks:187)] ve boşanmış/eşi vefat etmiş olan [124 (min:109-maks:143)] katılımcıların puanından daha yüksek olduğu saptandı. Daha önce hem psikolojik destek alan hem de herhangi bir psikiyatrik ilaç kullanan katılımcıların psikolojik esneklik düzeyleri, daha önce hem psikolojik destek almayan hem de herhangi bir psikiyatrik ilaç kullanmayan katılımcıların psikolojik esneklik düzeylerinden daha düşük bulundu (p<0,001). 30-34 yaş grubunda olan katılımcıların BTÖ puanının [92 (min:30-maks:128)] 35 yaş ve üstü grubunda olan [77 (min:27-maks:121)] katılımcıların puanından daha yüksek olduğu saptandı (p=0,023). Boşanmış/eşi vefat etmiş olan katılımcıların BTÖ puanının [40 (min:28-maks:42)] evli olan [31 (min:9-maks:45)] ve bekar olan [32 (min:13-maks:45)] katılımcıların puanından daha yüksek olduğu saptandı (p=0,049). Daha önce hem psikolojik destek alan hem de herhangi bir psikiyatrik ilaç kullanan katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri daha önce hem psikolojik destek almayan hem de herhangi bir psikiyatrik ilaç kullanmayan katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerinden daha yüksek olduğu saptandı (p=0,001). Sonuç: Aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinde psikolojik esneklik düzeyleri ile belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu ve psikolojik esnekliğin bireylerin belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu gözlenmiştir. Bu araştırma bulgularının, ihmal edilen bu konu ile ilgili eksikliğin giderilmesine katkı sağlayacağı ve gelecekte yapılacak çalışmalara kaynak olacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Aile Hekimliği, Psikolojik Esneklik, Belirsizliğe Tahammülsüzlük