Mol gebeliklerde tedavi modalitelerinin değerlendirilmesi: tek merkez deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU BEKÇİ GÜLYAŞAR

Danışman: Mustafa EROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Mol gebelik, 1000 gebelikte 6-12 sıklıkta görülen, getasyonel trofoblastik dokudan orijin alan bir hastalıktır. Bu dokudan aberran beta hCG salınmaktadır. Beta hCG hastalığın tanı ve takibinde kullanılan önemli bir parametredir. Gestasyonel Trofoblastik Hastalık, normal gebelik, abortus ve molar gebeliği takiben gelişebilir; uygun tedavi ile kür sağlanmalıdır. Kür sağlanamayan durumda malign grup olan Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN)'ye dönüşebilir ve mortal seyredebilir. Molar gebelikte profilaktik kemoterapi uygulanmasının kar ve zararları konusunda pek çok çalışma yapılmaktadır. Çalışmamızda mol gebelik insidansını, persistans oranlarını belirlemeyi hedefledik. Hastaların başvuru beta hCG değerlerinin ve küretaj sonrası 1. gündeki beta hCG değerlerinin persistansı öngörmede yerinin olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırmamıza 01.01.2013 ile 30.03.2018 tarihleri arasında Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde mol gebelik tanısı ile takip ve tedavi edilmiş 363 hasta dahil edilmiştir. Bu hastaların demografik özellikleri, obstetrik öyküleri, kan grupları, başvuru şikayetleri, başvuru ve küretaj sonrası beta hCG değerleri, takip süreleri kayıt altına alınmıştır. Veriler SPSS for Windows 11 paket programı ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastaların yaş ortalaması 29,4 olarak bulundu. Bu hastaların 192'si parsiyel mol, 167'si komplet mol tanısı alan hastalardı. 27 hastada (%7,4) persistans geliştiği gözlendi. Hastaların başvuru beta hCG, küretaj sonrası beta hCG ve beta hCG düşüş yüzdesinin persistansı ön görmede tanısal değerinin olduğu bulgusuna ulaşıldı. Beta hCG değerinde terapötik küretaj sonrası %95'lik düşüşün persistansı %97 sensitivite ile %75'lik düşüşün ise %81 sensitiviteyle dışladığı sonucuna ulaştık. Sonuç: Mol gebelikte başvuru ve küretaj sonrası beta hCG değerleri ile beta hCG düşüş hızının persistansı ön görmede tanısal değeri vardır. Bu alanda daha fazla sayıda hasta ile yapılacak, prospektif çalışmalarla daha fazla bilgiyeulaşılabilir. Böylece persistans riski yüksek olan hastalarda profilaktik kemoterapi tedavi seçenekleri arasında değerlendirilebilir.