Ankara ilindeki bir yüzme kulübünde yarışan yüzücülerin dental erozyon prevalansının değerlendirilmesi
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ (ANKARA), ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DEMET ATAK
Danışman: Merve AKSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu tez çalışmasının amacı klorlu yüzme havuzu suyunda antrenman yapan ve yarışan yüzücüler arasındaki dental erozyonunun yaygınlığını incelemek ve olası etyolojik faktörler ile ilgili bilgiler elde etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza yaşları 9 ile 17 arasında değişen, en az 3 yıldır yüzen ve herhangi bir sistemik rahatsızlığı bulunmayan yüzücüler dahil edilmiştir. 3 yıldan daha az bir süredir yüzen ve sistemik hastalık mevcudiyeti bulunan yüzücüler çalışma dışı bırakılmıştır. Katılımcıların temsilcilerinden bilgilendirilmiş gönüllü olur onamı alındıktan sonra çalışmaya başlanmıştır. Çalışmamızda, dental erozyonun tespiti ve incelenmesi için BEWE (Basic Erosive Wear Examination) ve çürük risk tayininde çürük diş, kayıp diş ve dolgulu diş sayısı tespit edilerek belirlenen dmft/DMFT indeksleri kullanılarak katılımcıların oral bulguları değerlendirilmiştir. Ayrıca, yasal temsilcilerinden; katılımcıların yaş ve cinsiyet bilgilerini içeren genel demografik özelliklerinin, diyet alışkanlıklarının, yüzme sıklığı ve süresi ile diş hassasiyeti şikayetlerinin sorgulandığı çoktan seçmeli sorulardan oluşan bir anket formunu cevaplandırmaları istenmiştir. Bulgular: Yaş ortalaması 13,1±1,67 olan 39 kız ve 60 erkek 99 yüzücünün dahil edildiği çalışmamızda, katılımcıların dental erozyon prevalansı %21,2 olarak bulunmuştur. Dental erozyon görülmesi ile katılımcıların cinsiyetleri ve yaş grupları arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır (p>0,005). Yüzme yılı süresinin artışıyla dental erozyon görülme sıklığının yüzdesel olarak artma eğiliminde olduğu ancak istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür (p=0,567>0,05). Katılımcıların düzenli enerji içeceği ve sporcu içeceği tüketimi ve ek vitamin takviyesi kullanması ile dental erozyon arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır (p>0,005). Katılımcıların DMFT ve dmft ortalama değerleri sırasıyla 1,89±2,12 ve 0.91±1,84 olarak bulunmuştur. Katılımcıların oral hijyen alışkanlıkları ile ilgili değerlendirmelerde, günde 1 kez dişini fırçalayan 49 (%49,5), günde 2 kez dişini fırçalayan 46 (%46,5) yüzücü var iken dişini hiç diş fırçalamayan ve günde 3 kez dişini fırçalayan sayısı eşit bulunmuştur (n=2, %2). Katılımcıların yarısından fazlası (%51,5) florürlü diş macunu kullandığını belirtirken, %41,4'lük bir kesim florürlü macun kullanıp kullanmadığını bilmediğini belirtmiştir. Dental erozyon görülmesi ile yüzücülerin oral hijyen alışkanlıkları arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır (p>0,005). Sonuç: Yüzücülerde, dental erozyon ile olası risk faktörleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için yürütülen tez çalışmamızın sonuçları değerlendirildiğinde, dental erozyon ile yüzücüler için dental erozyonun olası risk faktörleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Bununla beraber, diş hekimlerinin yüzme sporuyla ilgilenen hasta grubunda görülebilecek dental erozyon gibi özel durumların bilincinde olması ve hastalarına gerekli ağız bakım tavsiyelerinde bulunması gerektiği düşünülmektedir. Elde edilen sonuçların, daha geniş bir yüzücü popülasyonunu kapsayacak ileri çalışmalarla desteklenmesinin uygun olacağı görüşündeyiz.