Acil servise başvurup ilk kez hemodiyalize giren hastaların tekrarlayan diyaliz ihtiyaçları ve mortalitelerini öngören faktörlerin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANAN TUNA

Danışman: Mehmet OKUMUŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, acil serviste ilk kez hemodiyaliz uygulanan hastalarda mortalite ve tekrarlayan diyaliz ihtiyacını öngören faktörleri değerlendirmektir. Akut böbrek hasarı (ABH), böbrek fonksiyonlarının hızlı kaybıyla karakterize, hayatı tehdit eden bir klinik tablo olup, mortalite genellikle böbrek yetmezliğinden ziyade eşlik eden sistemik komplikasyonlarla ilişkilidir. Bu çalışmada, hastaların demografik özellikleri, laboratuvar bulguları, komorbiditeler ve hemodiyaliz endikasyonları incelenerek mortalite ve diyaliz gereksinimi üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Materyal-Metot: Çalışmaya, acil servise başvuran ve acil hemodiyaliz uygulanan 102 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, başvuru şikayetleri, vital bulguları, laboratuvar sonuçları, kronik hastalıkları, hemodiyaliz endikasyonları ve klinik sonlanımları prospektif olarak değerlendirilmiştir. Bir aylık mortalite oranları ve tekrarlayan diyaliz ihtiyaçları kaydedilmiş, prognostik faktörlerin belirlenmesi için tek değişkenli lojistik regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 102 hastanın %61,8'i erkek, %38,2'si kadın olup, yaş ortancası 66 (25-92) olarak hesaplandı. Hastaların komorbidite profili incelendiğinde en sık hipertansiyon (HT)(%64,7), diyabetes mellitus (DM) (%39,2) ve kronik böbrek hastalığı (KBH) (%36,3) görüldü. Bir aylık mortalite oranı %30,4 olarak saptandı. Mortalite görülen grupta yaş ortancası 78 olup, ileri yaşın mortaliteyle güçlü bir ilişkisi olduğu belirlendi (p=0,001). Mortalite görülen hastalarda serum üre ve kreatinin değerleri, hayatta kalanlara göre anlamlı derecede düşük bulundu. Ayrıca mortaliteyle en güçlü ilişki gösteren laboratuvar parametreleri arasında düşük pH(p=0,010), yüksek laktat düzeyleri(p<0,001) ve artmış baz açığı yer aldı (p<0,05). Hemodiyaliz endikasyonları incelendiğinde en sık metabolik asidoz (%52) ve üremi (%47,1) saptandı. Endikasyon sayısı ile mortalite arasında anlamlı bir ilişki bulundu; tek endikasyonla diyalize alınan hastalarda mortalite riski azalırken (OR:0,154, %95 CI: 0,034-0,0701, p=0,016)), üç ve daha fazla endikasyonu olanlarda mortalite riski 3,7 kat arttı (%95 CI: 1,494-8,999, p=0,005). Tekrarlayan diyaliz ihtiyacı olan hastalarda serum üre ve kreatinin düzeyleri anlamlı derecede yüksek (p<0,001), albümin düzeyi (p=0,026) ise düşük bulundu. Üremi varlığı, tekrarlayan diyaliz ihtiyacını 4,1 kat artıran bağımsız bir risk faktörü olarak belirlendi (p<0,001). Normale daha yakın pH değerlerinin tekrarlayan diyaliz ihtiyacını 9,53 kat (%95 CI: 1,48-61,57, p=0,018) artırdığı görüldü. Sonuç: Acil hemodiyaliz uygulanan hastalarda mortalite, özellikle ileri yaş, metabolik asidoz, yüksek laktat ve düşük pH ile ilişkilidir. Üremi ve yüksek kreatinin düzeyleri ise tekrarlayan diyaliz ihtiyacını artırmaktadır. Metanol intoksikasyonu gibi özel durumlarda mortalite oranı yüksektir ve erken müdahale kritik öneme sahiptir. Bu bulgular, acil serviste ABH yönetiminde risk faktörlerinin erken tanınması ve hızlı tedavi stratejilerinin geliştirilmesi açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, acil hemodiyaliz, mortalite belirleyicileri, diyaliz bağımlılığı