Desensus uteri endikasyonu ile lateral süspansiyon veya vajinal histerektomi yapılan hastalarda postoperatif sonuçların karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: IRMAK ÇOBAN ALICI
Danışman: Berna ASLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, desensus uteri endikasyonu ile opere edilen hastalarda laparoskopik lateral süspansiyon ile vajinal histerektomi (VAH) uygulamalarının anatomik, fonksiyonel ve perioperatif sonuçlarını karşılaştırmaktır. Materyal ve Metod: Bu retrospektif çalışma, 1 Mayıs 2020–31 Temmuz 2025 tarihleri arasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde desensus uteri tanısı ile cerrahi uygulanmış hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Pelvik Organ Prolapsusu Kantifikasyon Sistemi (POP–Q) evre II ve üzeri uterovajinal prolapsusu olan, laparoskopik lateral süspansiyon (n=46) veya vajinal histerektomi (n=48) uygulanan ve en az 3 ay postoperatif takibi bulunan toplam 94 hasta dâhil edilmiştir. Demografik özellikler, perioperatif veriler, POP-Q ölçümleri, üriner inkontinans semptomları preoperatif ve postoperatif dönemde karşılaştırılmıştır. Pelvik Taban Distres Envanteri (PFDI-20) ve Kadın Cinsel Fonksiyon İndeksi (FSFI) skorları ise postoperatif dönemde karşılaştırılmıştır. Bulgular: Lateral süspansiyon grubundaki hastaların yaş ortalaması VAH grubuna göre anlamlı derecede daha düşüktür. (39.91 ± 5.88 vs 46.98 ± 4.19 yıl, p<0.001). Gruplar arasında gravida, parite ve vücut kitle indeksi açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Operasyon süresi her iki grupta benzer bulunurken, hastanede yatış süresi lateral süspansiyon grubunda anlamlı olarak daha kısadır (46.43 ± 14.66 vs 58.50 ± 30.07 saat, p=0.016) Her iki grupta postoperatif POP-Q C ve ba noktalarında anlamlı anatomik iyileşme sağlanmıştır ve gruplar arasında postoperatif anatomik başarı açısından fark izlenmemiştir. Preoperatif urge inkontinans lateral süspansiyon grubunda daha sık görülmesine rağmen (p<0.001), postoperatif dönemde gruplar arasında üriner inkontinans oranları açısından anlamlı fark saptanmamıştır. 12 Postoperatif PFDI-20 ve alt skorları lateral süspansiyon grubunda VAH grubuna kıyasla anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur. (tüm skorlar için p<0.001). FSFI toplam ve alt alan skorlarında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Kronik pelvik ağrı lateral süspansiyon grubunda anlamlı derecede daha sık izlenmiştir. (%37.0 vs %8.3, p<0.001). İntraoperatif ve erken postoperatif komplikasyon oranları açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: Laparoskopik lateral süspansiyon, desensus uteri tedavisinde vajinal histerektomiye benzer anatomik başarı sağlarken; daha kısa hastanede yatış süresi, daha düşük postoperatif ağrı skorları ve daha iyi pelvik taban distres sonuçları sunmaktadır. Uterusun korunmasına olanak tanıması ve sakral diseksiyon gerektirmemesi nedeniyle lateral süspansiyon, uygun hastalarda güvenli ve etkili bir cerrahi alternatif olarak değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Pelvik organ prolapsusu, desensus uteri, lateral süspansiyon, vajinal histerektomi, uterus koruyucu cerrahi