Akut atak nedeniyle yatırılarak takip edilen KOAH'lı hastalarda D-dimer'in prognoz üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CİHAN AYDİN

Danışman: Birsen Pınar YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Akut atak nedeniyle hastaneye yatmış KOAH hastalarında D-dimer'in prognostik rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Prognozu kötü olabilecek hastaların erken dönemde saptanması ile "kişiye özel" tıp tedavisi kapsamında daha dinamik bir tedavi ve izlem politikasının geliştirilebileceği öngörülmektedir. Halen KOAH' da mortaliteyi belirleyici olarak kullanılabilecek bir belirteç olmayıp, mevcut çalışmaların birbiriyle çelişen veriler içermesi nedeniyle yeni çalışmalara gereksinim vardır. GEREÇ VE YÖNTEM: Kesitsel kohort çalışmamızda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kliniklerine 15.11.2019-15.11.2020 tarihleri arasında yatırılmış olan 231 KOAH hastası dahil edilmiş olup;hastaların demografik verileri, geçmiş atak anamnez, evde nımv kullanımı veya yatışta raporlanması,yatış süresi, sft bulguları, tedavi bilgileri, hemogram ve biyokimyasal tetkik sonuçları, stabil dönemlerindeki mMRC ve CAT skorları ile 6 dakika yürüme testi sonuçları, stabil dönem hemogram ve biyokimya sonuçları,yatış anındaki CURB-65 ve DECAF skorları kaydedildi. BULGULAR: 30, 90 ve 365 gün mortalite oranları sırası ile %5.2, %11.8, %47.6 idi. Pnömoni varlığı, KKY, HT, KBY, periferik vasküler hastalık 30 günlük mortaliteyle ilişkili saptandı. NRS ve Charlson skorunda artış 30 günlük mortaliteyi arttıran olası risk faktörleri olarak saptandı. Düşük Hgb, PLR artışı, artmış kreatinin ve ürik asit, hiponatremi mortalitede artışla ilişkili bulundu. Olası risk faktörlerinin dahil edildiği multivarible regresyon modelinde; Charlson skorundaki artış ve taburculuk sonrası atak gelişmesi 30 günlük mortalite ile ilişkili bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. İleri yaş ve hipertansiyon varlığı 90 günlük mortaliteyle ilişkili saptandı. NRS ve Charlson skorunda artış, eMRCD skoru 4 olması, mMRC 4 skoru, CAT skoru, CAT3, CAT6 ve CAT8'de artış 90 günlük mortaliteyi arttıran olası risk faktörleri olarak saptandı. RBC düzeyindeki ve hemoglobin düzeyindeki azalma, platelet/lenfosit oranında artış 90 günlük mortalite ile ilişkili bulundu. Albümin düzeyindeki azalma ve taburculuk sonrası atak sayısı 90 günlük mortalite ile ilişkili bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. Total mortalitede, pnömoni varlığı, KKY ve KBY varlığı oranları ölenlerde sağkalanlara kıyasla daha yüksek olup 1 yıllık mortalite ile ilişkili saptandı. NRS ve Charlson skorunda artış, DECAF skoru ≥3 olması 1 yıllık mortalite riskini arttıran olası risk faktörleri olarak saptandı. RBC düzeyindeki azalma, hemoglobin düzeyindeki azalma, platelet/lenfosit oranında artış, sodyum ve albümin düzeyindeki azalma 1 yıllık mortalitede artış ile ilişkili bulundu. Olası risk faktörlerinin dahil edildiği multivariable regresyon modelinde; Charlson skorundaki artış, hemoglobin ve albümin düzeyindeki azalma ve taburculuk sonrası atak sayısındaki artış 1 yıllık mortalite ile ilişkili bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. D-dimer tek başına 30, 90 gün veya 1 yıllık mortaliteyi belirleyici bir marker olarak saptanmadı (kestirim değerleri sırasıyla 0,71 mg/L; 1,16 mg/L; 1,26 mg/L). D-dimer/Fibrinojen oranı tek başına 30 gün ve 1 yıllık mortaliteyi belirleyici bir marker olarak saptanmadı(kestirim değerleri sırasıyla 0,11 ve 0,18). Fakat D-dimer/Fibrinojen oranının yüksekliği 90 günlük mortaliteyi belirleyici olarak saptandı (p=0,045) (kestirim değeri 0,11) SONUÇ: Sonuçlarımız tek başına D-dimer'in 30 günlük, 90 günlük ve 1 yıllık mortaliteyi öngörmede kullanılmasını desteklemedi. Fakat D-dimer/fibrinojen oranı 90 günlük mortaliteyi belirleyici bir belirteç olarak saptandı. Bunun yanısıra taburculuk sonrası tekrarlayan ataklar olması 90 günlük ve 1 yıllık mortalite için bağımsız risk faktörü olarak saptandı. Anahtar Sözcükler: D-dimer, KOAH, mortalite, prognoz