İleri evre kalp yetersizliği hastalarında TAPSE/SPAB oranı ve conut skoru
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ CAN ÖZKAN
Danışman: Ahmet TEMİZHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: İleri evre kalp yetersizliği optimal medikal, cihaz tedavisine rağmen semptomların kalıcı veya ilerlediği, sağkalımın azaldığı klinik sendromdur. Prevalansı giderek artmakta ve yönetim süreci giderek önem kazanmaktadır. İleri evre kalp yetersizliği hastalarında sağ ventrikül fonksiyon bozukluğu ve malnütrisyon gelişmesi hastaların yönetim sürecini ve prognozunu olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle sağ ventrikül fonksiyonun ve malnütrisyonun değerlendirilmesi prognostik öneme sahiptir. Sağ ventrikül fonksiyonlarını değerlendirmede ekokardiyografi ile hesaplanan triküspit anüler düzlem sistolik hareketi (TAPSE) ve sistolik pulmoner arter basıncı (SPAB) kullanılmaktadır. TAPSE/SPAB oranı ise kalp yetersizliği hastalarında mortalitenin bağımsız bir prediktörüdür. Nutrisyonel Durum Konrolü (CONUT) kalp yetersizliği hastalarında yetersiz beslenmeyi gösteren prognostik öneme sahip skorlama sistemidir. Çalışmamızda ileri evre kalp yetersizliği hastalarında, TAPSE/SPAB oranı ile CONUT skoru arasındaki ilişkiyi ve bu parametrelerin kardiyovasküler mortalite ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış üzerindeki etkisini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif olarak tasarlandı. Araştırmaya Mayıs 2020-Mayıs 2023 tarihlerinde arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde ileri evre kalp yetersizliği ile takip edilen ve kalp kateterizasyonu, eş zamanlı ekokardiyografisi yapılmış 18 yaş üzeri 227 ileri evre kalp yetersizliği hastası dahil edildi. Hastaların kalp kateterizasyon, ekokardiyografi ve laboratuvar parametreleri hastane bilişim sistemi üzerinden elde edilerek kaydedildi. TAPSE/SPAB oranı ile CONUT skoru arasındaki korelasyonu ve bu parametrelerin 1 yıllık kardiyovasküler mortalite ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış üzerindeki etkisini araştırdık. Bulgular: Kardiyovasküler ölüm gerçekleşen 51 hastada TAPSE değeri, TAPSE/SPAB oranı anlamlı olarak daha düşük saptandı. CONUT skoru, N terminal pro brain natriüretik peptid (NT-proBNP) değeri, sağ atriyal basnıç (RAP), SPAB ölçümü anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Yapılan çok değişkenli regresyon analizi sonucu ise TAPSE/SPAB oranı kardiyovasküler mortalitenin bağımsız prediktörü olarak saptandı. TAPSE/SPAB oranı ile CONUT skoru arasında negatif korelasyon anlamlı olarak saptandı. Kalp yetersizliği nedeniyle hastane yatışı olan 100 hastada TAPSE değeri, kardiyak output (KO) , TAPSE/SPAB oranı anlamlı olarak daha düşük saptandı. CONUT skoru, NT-proBNP, pulmoner vasküler direnç (PVR), RAP, SPAB ölçümü anlamlı olarak daha yüksek saptandı. TAPSE/SPAB oranı kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışı göstermede bağımsız bir ön gördürücüsü olarak saptandı. Sonuç: Çalışmamızda ileri evre kalp yetersizliğinde TAPSE/SPAB hem kardiyovasküler mortalite hem de kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışı göstermede bağımsız bir ön gördürücüdür. TAPSE/SPAB oranı ile CONUT skoru arasında negatif bir korelasyon saptandı. CONUT skoru kardiyovasküler mortalite ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışı göstermede bağımsız bir prediktör olarak saptanmadı. Anahtar kelimeler: TAPSE/SPAB, CONUT skoru, İleri evre kalp yetersizliği